1. YAZARLAR

  2. Gizem Öztanaş

  3. Yetişkin hayatımızı şekillendiren çocukluk dönemi
Gizem Öztanaş

Gizem Öztanaş

Eğitimci - Detail Haber Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Yetişkin hayatımızı şekillendiren çocukluk dönemi

A+A-

Yaşamımızın ilk iki üç yıllarını birçoğumuz hatırlayamayız. Ancak bu ilk yıllardaki deneyimler, yaşananlar ve alıntılar bizden uzun yıllar ayrılmaz ve geleceğimizdeki kişiliğimizin oluşmasında büyük etkenler yaratır.

Bu ilk yılların psikoloji ve kişilik oluşması adına önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak araştırmacılar nasıl ve ne kadar süreyle etkilediği konusuna hala cevap arıyor. Şöyle ki anne ve babaların bu yıllardaki davranış ve tutumlarının yıllar sonra bile çocukta nasıl etki bıraktığı, çocukların mizaçlarına nasıl yansıdığı ve aldıkları rol modellerin hayatlarına nasıl işlediği zamanla şekilleniyorken bütün bunların apaçık 0-3 yılları önemi adı altında olduğunu kanıtlamışlardır.

Bazı çalışmalara göre bir çocuğun yaşamının ilk üç yılında aldığı duygusal destek türünün;  o çocuğun eğitim, sosyalleşme, duygusal ilişkileri üzerinde 20 ya da 30 yıl sonra bile etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Yani pozitif, destekleyici ve sorumluluk bilinci yüksek ailede yetişen çocuklar ileriki yıllarda akademik olarak çok daha başarılı ve iyi sonuçlar elde ettiği görülüyor. Ayrıca bu çocukların akranlarıyla çok daha iyi iletişim kurabiliyor ve duygusal ilişkilerinde daha mutlu oluyor.

Öyle görünüyor ki, bu erken çocukluk dönemi dediğimiz süreçte anne babanın rolü oldukça büyük. Çocuklarıyla sağlam iletişim kurmak ve her koşullarda onların destekçisi olmak ebeveynlerin ilk temel davranış biçimi olmalıdır. ‘Üzüldüğünde ya da bana ihtiyaç duyduğunda her zaman yanındayım, bana ihtiyaç duymadığında ise uzaktan destekçinim’ mesajını açık şekilde çocuklara hissettirmek lazım diyor araştırmayı yöneten Delaware Üniversitesi psikologlarından Lee Raby.

Elbette erken çocukluk dönemindeki anne baba tutumu, pek çok diğer etkenlerden sadece birisi ama bu oldukça detay içeren sonuçlar veriyor. Hatta araştırmacılar sonuçları belirlerken sosyo-ekonomik durum ve içinde büyüdükleri çevre faktörlerinin de önemli olduğunu vurguluyor. Bir diğer çalışmaya göre ise çocukların yaşadıkları deneyimlere verdikleri erken dönem tepkilerinin, ergenlik döneminde sosyal endişe bozuklukları yaşayıp yaşamayacaklarının bir göstergesi olduğunu buldular.

Tüm bunlar ne anlama geliyor dersek, öncelikle insan gelişimi karmaşıktır. Hepimiz artık biliyoruz ki erken çocukluk dönemi, deneyimlerle bizi belirli ölçüde etkiliyor ve psikolojik yapımızdaki farklılıklardan dolayı çevresel faktörlere ve kişilere daha farklı boyutta duyarlı olabiliyoruz. Ancak bu, insanlar erken çocukluk döneminde yasadıkları kötü deneyimlerden kurtulamayacakları anlamına gelmiyor.’ Bazı insanlara terapi yardımcı olabiliyor diyor Belsky, haklı da. Esas ilginç olan bilimsel bilgi ise; içinde bulundukları kötü şartlar altında yenilen ve pes eden çocuklar, aynı zamanda iyi şartlar altında da gerçekten iyileşip tekrar hayata tutunanlar oluyor olması.

Kaynak: Eğitimpedia

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT