1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Yeni askerlik sistemi için tarih verildi
Yeni askerlik sistemi için tarih verildi

Yeni askerlik sistemi için tarih verildi

Milli Savunma Bakanlığınca, yeni askerlik sistemi çalışmalarının, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a arz edilip burada değerlendirilmesinin ardından Nisan ayı içerisinde Meclis gündemine gelmesinin öngörüldüğü açıklandı

A+A-

Milli Savunma Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı tarafından son 1 ayda meydana gelen olaylarla ilgili bilgilendirme toplantısı yapıldı. Toplantının sunumunu, Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı Tanıtım Subayı Binbaşı Nadide Şebnem Aktop yaptı.

Aktop, son 1 ay içerisinde PKK/ KCK terör örgütüne karşı yurt içinde ve Irak'ın kuzeyinde yürütülen operasyonlarda 1'i gri listede olmak üzere toplam 54 teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi. FETÖ ile mücadelenin kararlılıkla devam ettiğini kaydeden Aktop, 15 Temmuz 2016'dan bugüne kadar 15 bin 621 personel hakkında ihraç işlemi yapıldığını, 6 bin 486 personel hakkında ise adli ve idari işlemin devam ettiğini söyledi.

BİRİNCİ MİLLİ DEVRİYE FAALİYETİ İCRA EDİLDİ

14 Şubat 2019'da Soçi'de Türkiye ve Rusya Federasyonu Savunma Bakanları tarafından 17 Eylül 2018 tarihli mutabakatın uygulanmasına yönelik hususların geliştirilmesi kapsamında anlayış birliğine varıldığını ve bölgede icra edilecek devriye faaliyetlerine ilişkin ayrı bir mutabakat muhtırası imzalandığını belirten Aktop, "Söz konusu mutabakat çerçevesinde, Birinci Milli Devriye Faaliyeti 8 Mart 2019'da icra edilmiştir" dedi. Aktop, yeni askerlik sistemi çalışmalarının, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a arz edilip burada değerlendirilmesinin ardından Nisan ayı içerisinde Meclis gündemine gelmesinin öngörüldüğünü söyledi.

Milli Savunma Bakanlığı'ndan düzelenen basın toplantısı konuşma metni şöyle:

"Silahlı Kuvvetlerimiz, asil milletimizin sevgi ve güveninden aldığı güçle, 780 bin km² olan kutsal vatan topraklarının güvenlik ve bütünlüğü, milletimizin egemenlik ve bağımsızlığı için, 82 milyon vatandaşımızın huzur ve güvenliğini hedef alan başta FETÖ/PDY, PKK/KCK/YPG ve DEAŞ terör örgütleri olmak üzere, her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içi ve sınır ötesinde gece-gündüz, yaz-kış, dağ-bayır demeden “Ölürsem şehit, kalırsam gazi” anlayışı içerisinde azim ve kararlılıkla mücadelesini sürdürmeye, hava sahamızda ve 462 bin km² olan mavi vatanımızda da uluslararası hukuk ve anlaşmalardan kaynaklanan hak ve menfaatlerimizi büyük bir azim ve kararlılıkla korunmaya devam etmektedir.

PKK İLE MÜCADELE BİLANÇOSU

Bu çerçevede, son bir ay içerisinde PKK/KCK terör örgütüne karşı yurt içinde ve Irak’ın kuzeyinde kararlılıkla ve taarruz anlayışı ile yürütülen operasyonlarda; biri gri listede olmak üzere toplam 54 terörist etkisiz hale getirilmiş, Operasyonlarda 28 silah, 4 ağır silah, 35.823 hafif silah mühimmatı, 650 Kg. patlayıcı madde ile 55 el bombası ele geçirilmiş, 44 adet EYP imha edilmiştir. Teröristler tarafından kullanılan 204 adet silah mevzi, sığınak, barınak, mağara ve depo bulunarak kullanılamaz hale getirilmiştir.

Azim ve kararlılıkla icra edilen bu operasyonlarla PKK/KCK terör örgütü üzerinde oluşturulan baskı neticesinde örgütün hareket ve eylem kabiliyeti önemli ölçüde kısıtlanmıştır.

TSK'DAN 15 BİN 621 İHRAÇ

Diğer bir önemli tehdit olan FETÖ ile mücadele aynı kararlılıkla devam etmektedir. Bu çerçevede yürütülen soruşturmalar neticesinde 15 Temmuz 2016’dan Bugüne kadar 15.621 personel hakkında ihraç işlemi yapılmış; 6.486 personel hakkında ise adli/idari işlem devam etmektedir.

MSB/TSK’da belirlenen müşterek kıstaslar çerçevesinde kararlılıkla devam eden FETÖ ile mücadelede bünyemizden hainler temizlendikçe Türk Silahlı Kuvvetlerinin güç ve etkinliği önemli oranda artmaya devam etmektedir.

EVİNE DÖNEN SURİYELİ SAYISI

24 Ağustos 2016’da başlatılan ve üç binin üzerinde radikal DEAŞ terör örgütü mensubunu etkisiz hale getirdiğimiz Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesinde bir taraftan güvenlik tedbirlerinin uygulanması, diğer taraftan da günlük hayatın normalleşmesi çalışmalarına devam edilmektedir. FKH ve ZDH’nı müteakip ilgili bakanlık/kurum/kuruluşlarla koordineli olarak yürütülen bu çalışmalar neticesinde 314.590 Suriye vatandaşının gönüllü olarak evlerine dönmesi sağlanmıştır.

Uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımız çerçevesinde icra edilen ve bugüne kadar 4609 teröristin etkisiz hale getirildiği Zeytin Dalı Harekâtı Bölgesi ve Afrin’de, diğer kurum ve kuruluşlarla koordineli olarak hayatın normale dönmesi çalışmalarına devam edilmektedir. Ayrıca bölge halkının emniyeti kapsamında devam eden faaliyetler çerçevesinde, TSK birlikleri tarafından mayın EYP temizleme çalışmaları sürdürülmektedir. (299 mayın, 1703 EYP imha edilmiştir)

Türk Silahlı Kuvvetleri, emniyet ve istikrarın tesisine yönelik faaliyetlerinin yanında, diğer kurumlarla koordineli olarak yürüttüğü insani yardımlar kapsamında halkın özlediği ve beklediği şefkat eli olmaya devam etmektedir.

Huzur ve istikrarın büyük oranda tesis edildiği ve halkın terör örgütünün zulmünden ve baskısından kurtulduğu Zeytin Dalı Harekâtı bölgesinde de huzuru bozmak amaçlı saldırılar cereyan etmektedir. Özellikle Tel Rıfat bölgesinden kaynaklanan bu tür saldırılara bölgedeki unsurlarımız tarafından meşru müdafaa kapsamında gerekli cevap verilmektedir / verilmeye devam edilecektir.

Tel Rıfat’tan unsurlarımıza olan saldırıları önlemek maksadıyla, bu bölgede Rusya Federasyonu ile müşterek devriyeler icra edilmesine yönelik koordinasyonlara devam edilmektedir.

İDLİB'TEKİ DURUM

Öte yandan, Astana Mutabakatı kapsamında, çatışmaların sona erdirilmesi maksadıyla İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesinde görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarınca 13 Ekim 2017’den itibaren tesis edilen 12 gözlem noktasında faaliyetlere etkin şekilde devam edilmektedir.

Bilindiği üzere, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde istikrarın temini için

17 Eylül 2018’de icra edilen Soçi Zirvesi’nde Türkiye ve Rusya Federasyonu arasında bir Mutabakat imzalanmıştır. Anılan Mutabakat çerçevesinde, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde güvenlik ve asayişin temininde somut gelişmeler sağlanmış, yeni krizler yaşanmasının önüne geçilmiş, bölgede barış ve istikrarın tesisi mümkün hale gelmiştir.

RUSYA İLE KOORDİNELİ ÇALIŞMA

Bu kapsamda Soçi Mutabakatının uygulanmasına yönelik çalışmalarımız provokasyonlara rağmen Rusya Federasyonu ile koordineli olarak başarıyla devam etmektedir. Sürdürülen gayretler neticesinde, bölgeden olabilecek yeni göçlerin engellenmesi de temin edilmiştir.

3.5 milyon insanın yaşadığı bölgeden olabilecek bir göç dalgasının sadece Türkiye ile sınırlı kalmayacağı, Avrupa ve hatta Amerika dâhil tüm dünyayı etkileyebileceği değerlendirilmektedir.

Değerli basın mensupları, bildiğiniz gibi, son olarak 14 Şubat 2019 tarihinde Soçi’de Türkiye ve Rusya Federasyonu Savunma Bakanları tarafından 17 Eylül 2018 tarihli Mutabakatın uygulanmasına yönelik hususların geliştirilmesi kapsamında anlayış birliğine varılmış ve bölgede icra edilecek devriye faaliyetlerine ilişkin ayrı bir Mutabakat Muhtırası imzalanmıştır.

Söz konusu Mutabakat çerçevesinde, Birinci Millî Devriye Faaliyeti 8 Mart 2019’da icra edilmiştir. Devriye faaliyetlerinin İdlib’te ateşkesin muhafazası ile bölgede barış ve istikrarın tesisinin devamlılığına olumlu katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.

Bununla birlikte, Rejimin İdlib’e yönelik saldırıların engellenmesi konusunda yeterli ölçüde başarı sağlanamadığı gözlenmektedir. Bu süreçte, Silahtan Arındırılmış Bölge’deki faaliyetlerin sürdürülebilirliği açısından, Rejim’den kaynaklı ateşkes ihlallerinin engellenmesi önem arz etmektedir.

ABD'YE MÜNBİÇ MESAJI

Münbiç’teki faaliyetlerimiz, ABD ile yapılan çeşitli seviyelerdeki temaslar neticesinde belirlenen Münbiç Yol Haritası ve Güvenlik Prensipleri doğrultusunda yürütülmektedir. Bu kapsamda önceden tamamlanan 68 Bağımsız/Koordineli devriyeye ilave olarak, 1 Kasım 2018’den itibaren bugüne kadar ABD Silahlı Kuvvetleri ile 14 Müşterek/Birleşik devriye icra edilmiştir.

Buradaki amacımız ve haklı beklentimiz; PKK/YPG’nin tamamen Münbiç’i boşaltması, ağır silahlarının toplanması, şiddete yönelik eylemler yürüten gruplardan arındırılarak bölgenin güvenliğinin ve istikrarının sağlanması, yönetimin Münbiçlilere devredilmesi ve Suriyelilerin evlerine dönmesidir.

Bilindiği üzere, bölge halkı da bu terör örgütünün zulmünden oldukça rahatsızdır. BM raporlarına dahi yansıdığı üzere, terör örgütü, insanların eğitim ve diğer temel haklarına kastetmektedir. Bu çerçevede bölge halkı da sorunların FKH bölgesinde olduğu gibi Türkiye tarafından çözülebileceğini bilmekte ve beklemektedir.

Münbiç Rejim kontrolünde olduğu sürece Türkiye’de misafir olan Münbiçlilerin güvenlik endişeleri nedeniyle geri dönüşlerinin mümkün olmayacağı, Bu bölgenin Türkiye’nin kontrolünde olmasının Münbiçlilerin geri dönüşlerine de imkân sağlayacağı öngörülmektedir.

FIRAT'IN DOĞUSUNA OPERASYON

Halen gündemde olan Fırat’ın Doğusuna yönelik hazırlıklar kapsamında; Özellikle ABD ve Rusya Federasyonu ile ikili toplantılar, üst düzey görüşmeler ve koordineler devam etmektedir.

Geride bıraktığımız dönemde, Sn. Bakan, 13 Şubat’ta NATO Savunma Bakanları Toplantısına katılmış, müteakiben 14 Şubat’ta Türkiye, Rusya ve İran tarafından yürütülen Soçi görüşmelerinin 4’üncü toplantısına katılmak üzere Cumhurbaşkanımızla birlikte Rusya’ya gitmiş hemen akabinde ise Münih Güvenlik Konferansına katılmıştır. Sayın Bakan burada, ABD Savunma Bakanı Vekili Patrick Shanahan, Suriye özel temsilcisi James Jeffrey ve ABD’li Senatörlerle de bir araya gelmiş; Suriye konulu bir panele de konuşmacı olarak iştirak etmiştir.

Söz konusu faaliyetlerden sonra Bakan Akar, Gnkur. Bşk. Org. Güler ile birlikte

21-23 Şubat tarihleri arasında ABD Savunma Bakan Vekilinin resmi davetlisi olarak ABD’ye bir ziyaret gerçekleştirmiştir.

Sayın Bakan son olarak, 6 Mart 2019’da ABD Suriye özel Temsilcisi James Jeffrey ile Ankara’da bir görüşme daha yapmıştır.

ABD'LİLERLE YAPILAN TOPLANTILARDA NELER GÖRÜŞÜLDÜ?

İcra edilen bu toplantılar ve görüşmelerde;

-Uluslararası hukuk ve anlaşmalardan kaynaklanan hak ve menfaatlerimizin korunması konusundaki kararlılığımız,

-Türkiye-ABD arasındaki ilişkilerin önündeki en büyük engellerden birisinin terör örgütü PKK/YPG olduğu,

-Fırat’ın doğusundaki 440 km.lik sınır hattında oluşturulacak Güvenli Bölgede PKK/YPG’nin bulunmaması; ABD bölgeden çekildikten sonra bir güç boşluğunun oluşmaması maksadıyla bölgenin emniyetinin Türkiye tarafından sağlanması gerektiği,

- Münbiç Yol Haritasının süratle tamamlanması yönündeki haklı beklentimiz,

-Sınırlarımızın güneyinde, Suriye kuzeyinde bir terör koridoru oluşturulmasına asla izin verilmeyeceği,

-Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğü konusundaki duyarlılığımız,

-Türkiye’nin Suriye’deki asıl amacının; Türkiye-Suriye sınırının ve Türk halkının güvenliğini tesis etmek ve bölgedeki YPG/PKK varlığından kurtulup Türkiye’deki mültecilerin evlerine geri dönmesini sağlamak olduğu,

- Türkiye’nin mücadelesinin DEAŞ’lı ve PKK/YPG’li teröristlerle olduğu; Kürt ve Arap kardeşlerimiz ve diğer etnik/dini gruplarla hiçbir sorunumuzun olmadığı,

- İki ülkenin birlikte çalışarak sorunları çözebileceği yönündeki düşüncelerimiz ifade edilmiştir.

ADIMLAR ATILACAK

Bütün bu diplomatik ve askeri çabaların yanında, en üst düzeyde alınan kararlara uygun olarak, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından gerekli planlama ve hazırlık faaliyetleri tamamlanmış durumdadır. Yeri ve zamanı geldiğinde gerekli adımlar atılacaktır.

Ayrıca şunu da bir kez daha vurgulamakta yarar görüyoruz ki; Yurt içi ve Yurt Dışında sürdürdüğümüz tüm harekâtlarda bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sivil/masum insanlar, tarihi eserler, dini/kültürel yapılar ve çevre, Türk Silahlı Kuvvetleri için operasyonların gecikmesi pahasına dokunulmaz olmuştur / olmaya da devam edecektir.

DOĞU AKDENİZ MESAJI

Yurt içi ve yurt dışına yönelik bu faaliyetlerimiz devam ederken, Mavi Vatan olarak adlandırdığımız denizlerimiz ve hava sahamızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasına yönelik çalışmalarımıza da büyük bir titizlikle devam ediyoruz.

Deniz Kuvvetlerimiz, Akdeniz Kalkanı Harekâtı ile Doğu Akdeniz’de deniz güvenliğinin sağlanması ve uluslararası hukuktan doğan hak ve menfaatlerimizin korunmasına kararlılıkla devam ederken, Millî maksatlarla faaliyet gösteren araştırma gemilerimiz ve sondaj platformlarımıza her türlü koruma ve destek faaliyetlerini ve refakat görevlerini sürdürmektedir.

Bu çerçevede Türk Silahlı Kuvvetleri Ege’de, Doğu Akdeniz’de ülkemizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerini korumaya, Kıbrıs Adası’nda uluslararası garanti ve ittifak antlaşmaları doğrultusunda barış ve güvenliğin teminatı olmaya devam etmektedir.

KARADENİZ'DE 'BÖLGESEL SAHİPLİK'

Türkiye için temel belge olan ve tüm ülkeler bakımından da hassas bir denge tesis eden Montrö Sözleşmesi ile Karadeniz’de güvenliğin sağlanması ve muhafazasında asli görev ve sorumluluk, sahildar devletlere verilmiştir. Türkiye’nin Karadeniz politikası da bu “Bölgesel Sahiplik” anlayışını temel almaktadır.

Karadeniz Uyumu Harekâtı kapsamında harp gemilerimiz ve deniz hava vasıtalarımız ile Karadeniz’de sürekli sancak ve varlık gösterilmekte, deniz güvenliğine önemli oranda katkı sağlanmaktadır.

MAVİ VATAN TATBİKATI

Mavi Vatan’daki bu gayretlerimiz çerçevesinde; Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından ilk kez aynı anda Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz’de icra edilen MAVİ VATAN-2019 tatbikatı da Dz.K.K.lığından toplam 103 muharip ve yardımcı sınıf gemi, deniz-hava vasıtaları, kıyı birlikleri, SAT ve SAS timleri ile K.K.K.lığı, Hv.K.K.lığı ve Sahil Güv.K.lığı unsurlarının iştiraki ile başarıyla tamamlanmıştır.

Yaklaşık 70 Basın Mensubu tarafından bizzat yerinden izlenen tatbikatın son safhası, Sn. Bakan ve TSK Komuta Kademesi tarafından Gölcük Donanma Komutanlığı, Havadan Erken İhbar ve Kontrol Uçağı ve Akdeniz’de Gediz Firkateyninden takip edilmiştir.

Bu denetlemeler esnasında;

-Ege, Doğu Akdeniz ve KKTC ile ilgili gelişmelerin çok yakından takip edildiği,

-Amacımız, gayretimiz, temel yaklaşım şeklimizin Ege’de, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs’ta mevcut sorunların barışçıl yöntemlerle çözülmesinden, iyi komşuluk ilişkilerinden yana olduğu,

-Yunan Savunma Bakanı ile yapılan çalışmalar çerçevesinde güven ve güven artırıcı önlemlerin daha da geliştirilmesi konusunda temasımızın sürdüğü, heyetler arası görüşmeler dâhil tüm seçeneklerin değerlendirildiği,

-Deniz yetki alanları konusunda çalışmaların adil ve kalıcı çözümler oluşturacak şekilde devamından yana olunduğu,

-Ancak bölgeyle ilgili Türkiye’nin dâhil olmadığı hiçbir kararın, anlaşmanın kalıcı ve geçerli olmayacağı ve bölgemizde hiçbir şekilde oldubittiye göz yumulmayacağı,

-KKTC’nin, adanın etrafındaki doğal zenginliklerin de paydaşı ve hak sahibi olduğunu herkesin çok iyi anlaması ve buna göre davranması gerektiği ifade edilmiştir.

Mavi Vatan-2019 Tatbikatının ardından, 33 yurtiçi ve 7 yurtdışı olmak üzere toplam 40 limana icra edilen ziyaretler ile Donanmamızın halkla buluşması sağlanmıştır.

Bu çerçevede yaklaşık 43 bin vatandaşımız gemilerimizi ziyaret etmiş; şehitlerimizin aileleri ve gazilerimiz gemilerimizde ağırlanmış, tatbikat kapsamında Karadeniz’de bulunan gemilerimiz tarafından ana üsse dönüşleri esnasında Kaptanı Derya Barbaros Hayreddin Paşa Türbesi çimariva ile selamlanmış ve bu tarihi gelenek tekrar yaşatılmaya başlanmıştır.

Tatbikata katılan gemilerimiz, Karadeniz’e kıyıdaş tüm ülkelerin limanlarını tatbikat sonrasında ziyaret etmiş ve Rusya Federasyonu, Ukrayna, Bulgaristan, Romanya ve Gürcistan deniz kuvvetleri unsurları ile birlikte Karadeniz’de müşterek eğitimler icra etmişlerdir. Böylelikle yurt dışı liman ziyaretlerimiz ile de, hedeflendiği üzere, komşu devletlere dostluk mesajlarımız iletilmiştir.

YENİ ASKERLİK SİSTEMİ

Yeni Askerlik Sistemi ile ilgili olarak ise; genel plan bildiğiniz gibi Sn. Bakanımız tarafından açıklanmıştır. Çalışmalarımız, diğer Bakanlıklar/Kurumlarla koordineli olarak devam etmektedir.

Söz konusu sistemde;

TSK’nın rütbeli personel ihtiyacına yönelik olarak;

- İstekli lisans ve lisansüstü mezunu yükümlülerden ihtiyaç kadarının yedek subay,

- İstekli MYO mezunu yükümlülerden (istekli olan lisans ve lisansüstü eğitim mezunları da dâhil) ihtiyaç kadarının ise yedek astsubay olarak istihdamı,

- Bu personelin, 2 ayı temel ve sınıf eğitimi, 10 ayı kıta hizmeti olmak üzere toplam 12 ay süre ile TSK’da görev yaparak terhis olması,

- Personele temel ve sınıf eğitimi süresince harçlık, kıta hizmeti süresince maaş verilmesi,

- Söz konusu personelden istekli olanlara, temin faaliyetlerinde ilave puan verilmek suretiyle subay ve astsubay olma imkânı tanınması,

TSK’nın erbaş ve er ihtiyacına yönelik olarak;

- Lise ve altı mezunu yükümlülerin (istek ve ihtiyaç durumuna bağlı olarak MYO, lisans ve lisansüstü eğitim mezunları da dâhil) erbaş ve er olarak istihdamı,

- Bu personelin, 1 ayı temel askerlik eğitimi, 5 ayı kıta hizmeti olmak üzere toplam 6 ay süre ile TSK’da görev yaparak terhis olması,

- Ayrıca, 6 aylık süre sonunda; kadro, istek ve tercih durumu dikkate alınarak personelin ilave 6 ay süre ile maaşlı olarak istihdamı,

- 12 aylık (6+6) hizmetini tamamlayan personelden istekli olanlara, temin faaliyetlerinde ilave puan verilmek suretiyle uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş / er olma imkânı tanınması (profesyonel asker),

Bedelli askerliğe yönelik olarak;

- Uygulamanın, TSK’nın ihtiyaçları doğrultusunda sürekli hale getirilmesi,

- Tüm yükümlülerin bedelli askerliğe başvurma imkânına sahip olması, ancak talebin, belirlenen kontenjanları aşması halinde, bedelli askerlikten faydalanacakların kura ile belirlenmesi,

- Tüm yükümlülere 1 aylık temel askerlik eğitimi verilmesi,

Dövizle askerlik hizmetine yönelik olarak;

- Mevcut uygulamaya (uzaktan eğitim) devam edilmesi,

- Döviz tutarının, belirlenecek bedelli askerlik ücreti ile eşitlenmesi esası benimsenmiştir.

Sistemin özendirilerek sürekliliğin sağlanması bakımından (dövizle/bedelli askerlik hariç);

- Askerlik hizmeti esnasında; harçlık-maaş, ücretsiz toplu taşıma, muhtaç ailelere yardım (asgari ücret) ve TSK’ya personel temininde ilave puan,

- Askerlik hizmeti sonrasında; hizmet borçlanması, öğrenim kredisi, askerlik sonrası iş kurmaları için destek, hizmet süresi kadar sağlık sigortası vb. özlük haklarına ilişkin yasal / idari düzenleme yapılması planlanmaktadır.

Yapılan çalışmayla birlikte askerlik erteleme süreleri de gözden geçirilmiştir. Bu kapsamda, erteleme süreleri; Lise eğitimi için 29’dan 22 yaşa (meslek liseleri için pozitif ayrımcılık güdülerek 25 yaşa), MYO ve lisans eğitimi için 29’dan 28 yaşa, Lisansüstü eğitim için 35’ten 32 yaşa, Doktora ve tıp eğitimi için 35 yaşın muhafazası, Sporcular için ise 38’den 35 yaşa indirilmesi öngörülmüştür.

NİSAN'DA MECLİS GÜNDEMİNDE

Çalışmaların, Cumhurbaşkanlığına arz edilmesini ve burada değerlendirilmesini müteakip Nisan Ayı içerisinde meclis gündemine gelmesi öngörülmektedir.

Bütün bu faaliyetlerimiz kararlılıkla ve etkinlikle devam ederken elde edilen başarılarda en büyük pay sahibi olan, kutsal vatan topraklarının bölünmez bütünlüğü, asil milletimizin egemenlik ve bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi, ebediyete intikal eden kahraman gazilerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle yâd ediyor, kahraman gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz.

Türk Silahlı Kuvvetleri, tarihimizden ve bağrından çıktığı asil milletimizin sağladığı imkânlardan aldığı güç ve azimle bir yandan bölge ve dünya barışına katkı sunmaya devam ederken diğer yandan da sahip olduğu imkân ve kabiliyetleri geliştirerek etkinlik, caydırıcılık ve saygınlığını artırmaya yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir.

Millî Savunma Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hak ve menfaatlerini korumak ve vatandaşlarının can güvenliğini sağlamak maksadıyla, millî birliğimizi ve bölünmez bütünlüğümüzü hedef alan başta FETÖ/PDY, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütü olmak üzere, iç ve dış her türlü tehdide karşı şu ana kadar yürüttüğü mücadeleyi bundan sonra da giderek artan bir azim ve kararlılıkla sürdürecektir." (AYDINLIK)

Açıklamanın tam metni için tıklayınız

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT