1. YAZARLAR

  2. Münire Polat

  3. Ya vazgeçmek iyileşmek demekse…
Münire Polat

Münire Polat

Uzman Psikolog
Yazarın Tüm Yazıları >

Ya vazgeçmek iyileşmek demekse…

A+A-

Kim demiş seven insan vazgeçmez, ilişkiden gitmez diye? Kim demiş sevilmesen bile ısrar et, acı çek, sevgi dilen; belki bir gün sever diye?

Sevgi bir duygudan öte bir eylemken, sorgulamak lazım bu eylemi. Kimi nasıl sevdiğinizi, onun tarafından nasıl sevildiğinizi. Sorgulamak lazım davranışlarınızı, yakarışlarınız olduğunda kendinize bile katlanamadığınız zamanlarda onun ne kadar yanınızda kaldığını. Erich Fromm’un dediği gibi çiçeği suladığını görmediğim bir kadının o çiçeği sevdiğine inanmam. Evet tam bu noktada sevgi vuku buluyor zaten. Bu noktada çiçekler açıyor solmaya yüz tutsalar bile.  Şimdi düşünüyorum da sevgi de türlü türlü yaşanıyor dolayısıyla eyleme dökülüşü de…  Bir anne kurban olurum der sever, bir sevgili gözünün içine dolu dolu bakar. Baba sahiplenir; korur, kollar. Her ilişkinin de her bireyin de bir sevme biçimi var.

Birbirini seven çiftlerle çalışıyorum terapi odasında. Seven ama çoğu zaman sevmeyi bilmeyen, sevmeyi bilse, karşısındakinin sevgi dilini çözemeyen. Çözse de bunu kabul etmeyip, aynı dili kullanmaya ısrar eden.  Dolayısıyla sevgiyi yaşarken onun fırtınasında nefesi kesilen, yarı yolda kalan çok ilişki var. Biz şimdi kadınla erkek arasındaki romantik ilişkiyi konuşalım. Kadın hoşlanır, çoğunlukla adım bekler, ilgi bekler. Erkek hoşlanır çoğunlukla adım atar, ilgi gösterir. Sonra birliktelik başlar roller eşitlenir; çünkü bir bakıma “eş” olunmuştur. Bu nedenle her iki taraf ilgi ve sevgi bekleyen ama göstermeyi es geçen hale gelir. Ya da başlangıçtaki özveri kaybolduğu için her iki tarafın sevgi diline önem vermek yerine kendi dillerinden kendilerince sevgilerince fedakarlıklarınca ahkam keserler. Ancak bu ilişkiyi günden güne çürütür. Eğer çürük erken fark edilirse ayıklamalar, temizlemeler belki yeni özveri tohumları atılır. Gecikilirse o çürük kokusu evin her tarafına yayılıp etraftakileri de evden uzaklaştırır, evin içindekileri de…

Değinilmesi gereken en önemli nokta, ilişkilerin emek verilerek, yenilenmeye, yeni önyargılara (tabii ki olumlu önyargı, bak eşim değişime açık gibi) yer vererek, ilişkilerin güçlendiği ve iyileştiği gerçeği. Ancak bazı ilişkiler var ki yıllandıkça yıpranan, yıprandıkça bu yıpranmanın sorumluluğunu birbiri üzerine atan ve maalesef ki ilişkide kendini yaşadığını, algısını tekrar edip yeniliğe kendini kapayan. “Benim eşim asla değişmez; bu ilişki asla düzelmez diyen.” Yapılabilecek en iyi sevgi eylemi burada vazgeçmek olacaktır. Kimse kimsenin hayatında zorbalık yaparak, mecbur bırakılarak kalamaz. Vazgeçmem ama düzelmem o düzelsin deniyorsa bu ilişkide kaba kuvvet ve yaptırım vardır. Uygulan psikolojik şiddet ve görünmeyen hakaret had safhadadır. Bu doğrultuda vazgeçmek, kimi zaman da bittiğini zannederken uzaktan ama kalpten sürdürmek ilişkiyi de sizi de iyileştirebilir. Bu yüzden ya vazgeçmek iyileşmek demekse diye düşünerek bazen vazgeçebilmeyi bilmek gerekir. Dilerim vazgeçmeye gerek kalmadan düzelir, iyileşir, iyileştirir…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT