1. YAZARLAR

  2. Caner Çiftçi

  3. Sessiz Silahlanma: Ege Adaları
Caner Çiftçi

Caner Çiftçi

Uluslararası Güvenlik & Terörizm
Yazarın Tüm Yazıları >

Sessiz Silahlanma: Ege Adaları

A+A-

Son günlerde Ege Adaları'ndaki Yunan askeri varlığı konuşulmakta, konu üzerine analizler/fikirler belirtilmekte, Yunanistan ile savaş ve kriz tezleri ortaya atılmaktadır. Çözüm odaklı adımlar atılmalı, Akdeniz'de olduğu gibi keskin ve kararlı tavırlar alınmalıdır. Ege Adaları dediğimizde yaklaşık 23.000 km2 alanı kaplayan ve 2950'ye yakın ada/adacık ve kayalığı oluşturan bir bölgeden bahsetmekteyiz. Bu adaların 1800'ü kara parçası. Sadece 24'ünün yüz ölçümü 100 kilometrekareden büyük ve sadece 100 ada meskûn.

Ege Adaları 6 gruba ayrılmaktadır. Bunlar; Boğazönü Adaları, Saruhan Adaları, Saron Adaları, Kuzey Sporad Adaları, Oniki Ada (Dhodhekanisos)-Menteşe Adaları-Meis Adası (Kastellorizo), Kikladlar. Türkiye'ye yakın olan adalar grubu; Boğazönü, Saruhan, On İki Ada/Meis ve Kiklad Adaları'dır. Konumu itibariyle, oldukça jeopolitik ve jeostratejik öneme sahip. Bu adalar da, çeşitli Yunan askeri birlikleri/tesisleri de bulunmaktadır. 'Silahsızlanma statüsü' bulunan adalar ise; Lozan Boğazlar Sözleşmesi’nin 8. Maddesi ile Boğazönü Adaları (Limni ve Semadirek), Lozan Barış Antlaşması’nın 13. maddesi ile Saruhan Adaları (Midilli, Sakız, Sisam ve İkarya), Paris Barış Antlaşması’nın 14. Maddesi’nin 2. Fıkrası uyarınca ile de On iki Adalar/Meis'tir.

Yunanistan tarafından bu anlaşmalar açıkca ihlal edilerek; silahsızlanma statüsü bulunan adalara askeri tesisler kuruluyor, zaman zaman tatbikatlar icra ediliyor, adalar da Yunan/Rum milisler askeri olarak eğitiliyor ve gelişmiş silah/savunma sistemleri konuşlandırılıyor. Yunanistan'ın buna yönelik ilk hamlesi, 1952 yılında On iki Ada içerisinde yer alan Leros Adası’na (İlleryoz) askeri havaalanı inşa ederek, adaya asker çıkartmıştır. İlerleyen yıllarda da, adalar da askeri/sivil nüfus faaliyetlerini sessizce arttırmaya devam ettirmiştir. Türkiye, bu durumu 1960'larda fark edip, 1975 yılında Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı İzmir merkezli Ege Ordusu'nu (4. Ordu) kurmuştur. Ege Ordusu, Batı Anadolu'da ve Ege kıyılarının güvenliğini sağlamak amacıyla kurulmuştur. 

Yunanistan, diğer adalarda da çeşitli madenler çıkartmakta, maden tesisleri kurmaktadır. Örneğin; Muğla/Dat­ça'nın kar­şı­sın­da bu­lu­nan Sa­kar­cı­lar Ada­sı'n­da per­lit ve pon­za ma­den­le­ri­nin, ge­mi­ler­le Yu­na­nis­ta­n'­a ta­şın­dı­ğı bildirilmiştir. Yunanistan'ın Ege Denizi'nde attığı tek taraflı adımlar, adalar da izlediği askeri politikalar ve Türkiye'ye karşı Akdeniz'de sergilediği düşmanca tavırların perde arkasındaki bir başka neden ise, Megalo İdea'dır. Megalo İdea kısaca Yunanistan'ın, Bizans'ı en parlak dönemine geri getirme ülküsüdür. Yunan milliyetçileri, "Konstantinopolis" diye adlandırdıkları İstanbul'u almak üzere, büyük Helen İmparatorluğunu yeniden kurmayı hayal etmektedirler.

Ege Denizi'nde zaman zaman gerginlikler artış gösterecek, Yunanistan'ın tavırları yeni krizlere sebebiyet verecektir. Yunanistan oldu-bitti ile Ege Adaları'nda askeri olarak konuşlanmaya devam etmektedir. 1999'dan bu tarafa, Ege Adaları'nda Yunan askeri mevcutiyeti artmıştır. Hurşit, Eşek, Nergizcik, Bulamaç, Semadirek, Meis, Keçi adalarında Yunan/Rum milis kuvvetleri oluşturuldu. Kalymnos, Kalolimnos, Middil, Taşoz, Leros, Sömbeki, Limni, Sakız, Sisam, İkerya, Kos, Girit ve Rodos adalarında ise büyük askeri üsler ve savunma sistemleri bulunmaktadır. Yunanistan Savunma Bakanlığı askeri yetkilileri de, bu adalardaki askeri birlikleri teftiş için ziyaret etmektedir. 

Silahsızlanma statüsü bulunan Ege Adaları'ndaki Yunan yayılmacılığını önlemek amacıyla yapılması gerekenlerden biri, uzlaşma masasına oturmadan önce elimizi güçlendirmektir. Uzlaşma, eşit koşullarda icra edilir. Yapılması gerekenler; Egemenliğe kasten ve alenen tehdit edilen unsur, masada değil sahada çözülür. Tarihsel arşivler açılmadan önce, hukuksal sisteme bakılmalıdır. Adalar sorunun masada çözülmesi için Yunanistan'ın uzlaşıcı/barışçıl tavırlar sergilemesi gerekir. Yunanistan, tarihte yapılan anlaşmaları gözden geçirmiyorsa ve deniz hukukuna aykırı adımlar atıyorsa BMGK'ya gidilmelidir. Türkiye'ye yönelik, adalardaki silahlanma girişimi durmaz ise, tıpkı Kardak'taki gibi adımlar atılmalıdır. 
 

SOSYAL MEDYADA TAKİP İÇİN;

Twitter.com/trcanerciftci

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT