Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını, ülkemizde de derinden hissedildi. Yaşanan kayıplar toplumda büyük yaralar açarken, salgına karşı ön safta mücadele eden sağlık çalışanlarında ise çok daha derin izler bıraktı.

Sigara içen birinin akciğer görüntüsü hayrete düşürdü Sigara içen birinin akciğer görüntüsü hayrete düşürdü

TÜKENMİŞLİK VE ŞİDDET, BAĞIMLILIĞI ARTIRIYOR

Pandemi öncesinde acil servis çalışanları özelinde yapılan bir araştırma, 2009-2019 yılları arasında en az 50 ölüm olduğunu gösteriyor. Araştırmayla ilgili BBC Türkçe'ye konuşan Doç. Dr. Keziban Uçar Karabulut; tükenmişlik, sağlıkçılara şiddet gibi bağımlılık nedeni olabilecek faktörlerin pandemi döneminde arttığını aktarıyor. Dolayısıyla ölüm oranları pandemi dönemi ve sonrasında da artış gösterdi.

"BU BİR KANAYAN YARA"

Haziran 2022 ve Ekim 2022 arasında anestezi, acil servis ve yoğun bakım bölümlerinde çalışan en az 6 sağlık çalışanı daha ölü bulundu. Sağlık profesyonelleri, çalışma şartlarının bu sorunu derinleştirdiği konusunda hemfikir. Ocak 2022'de aşırı doz nedeniyle hayatını kaybeden hemşire Emel Yüce'nin annesi, "Bu bir kanayan yara. Bu bir (mesleki) rahatsızlık olarak kabul edilmeli. Bu rahatsızlığa neden olan sebepler ise ağır çalışma koşulları…"

YOĞUN BAKIM VE ACİL SERVİS ÇALIŞANLARI MADDEYE DAHA KOLAY ULAŞIYOR

Sağlık çalışanları arasındaki anestezik ilaç bağımlılığı özellikle yoğun bakımlar, acil servislerde daha yaygın görülüyor. Uzmanlar, anestezik maddelere erişimin görece daha kolay olduğu bu branşlarda daha fazla bağımlılık geliştirildiğini değerlendiriyor. Eski Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi (AMATEM) Direktörü Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, "Ne kadar kolay bir maddeye erişebilirseniz, o kadar çok onu deneme, kullanma ve sonra da onun bağımlısı olma şansınız fazla oluyor. Kişi bir kez maddeyle karşı karşıya geldikten sonra işimiz çok zorlaşıyor" diyor.

"SESLİ KONUŞULAMAYAN KONU"

Türkiye'de sağlık çalışanları arasında anestezik madde bağımlılığının ne kadar yaygın olduğuna dair resmi veri bulunmuyor. Bu araştırma kapsamında konuşulan çok sayıda uzman ise "sesli konuşulamayan" bu sorunun giderek yaygınlaştığı görüşünde. BBC Türkçe'ye konuşan ilgili bölümlerden sağlık profesyonelleri, bağımlılık nedeniyle çalışma arkadaşlarını kaybettiklerini anlattı.

"NÖBETLERDE UYANIK KALABİLMEK İÇİN BU İLAÇLARA YÖNELİYORLAR"

BBC Türkçe'nin Ekim-Haziran 2022 arasında yaptığı medya taraması, "anestezi, acil servis ya da yoğun bakım" branşlarında çalışan en az 6 sağlık çalışanın daha şüpheli bir şekilde hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor. Sağlık çalışanlarının daha çok meslek kaynaklı tükenmişlik sendromu sebebiyle ya da fiziksel ağrılarını dindirmek, uzun nöbetlerde uyanık kalabilmek ya da sonrasında uyuyabilmek gibi fizyolojik ihtiyaçlarla anestezik ilaçlara yönelebildiği kaydediliyor.

"HİÇ BEKLEMEDİĞİM İNSANLAR BİLE KULLANIYOR"

Peki, sağlıkçıların anestezik madde bağımlılığı geliştirmesinin mesleki sebepleri ne? Bir sağlıkçı anestezik bir ilaca bağımlı olduktan sonra nasıl destek alabilir? Hastaların tedavisinde kullanılan anestezik ilaçlara erişimin kolaylığı, sağlıkçıların bağımlılığında önemli bir etkiye sahip. Anestezi doktoru Uğur, anestezik ilaçları nasıl uyuşturucu amaçlı kullandığını anlatırken, hastanede "hiç beklemediği insanların bile" bu ilaçları denediğini, hatta yüksek bağımlılık geliştirdiğini anlatıyor: "Sonuçta bunlar sürekli kullandığın (anestezik) ajanlar, sürekli elinin altında… Evinde bile duruyor olabilir. Tadını merak edip kullananlar bile oluyor." Uğur başlarda anestezik ilaçları kullanmaktan kaçındığını ancak diğer sağlıkçı arkadaşlarının kullandığını gördükten sonra kendisinin de başladığını söylüyor.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Necmettin Ünal da şöyle açıklıyor: "Her gün elimizin altında her türlü ilaç vardır. Bu ilaçların bir kısmı ise bağımlılık potansiyeli olan, uyutucu, keyif verici ilaçlardır ki bunların başında narkotik/opioid dediğimiz ağrı kesici ve anestezik maddeler gelir. Birçok branşa göre bunlara ulaşımımız çok daha kolaydır. Çözümsüzlüklerin olabildiği yoğun bir stres ortamı ve bu çözümsüzlüklerde başvurabileceğiniz, geçici çare olarak görebileceğiniz ilaçlar…"

"HASTAYA VERİYORMUŞ GİBİ ALIP STOK YAPANLAR VAR"

ATUDER raporunda, bazı bağımlı sağlıkçıların hastalık ağrılarını dindirmek amacıyla kullandıkları ilaçlara hızlı bir şekilde bağımlılık geliştirdiği kaydediliyor. Doç. Dr. Keziban Uçar Karabulut, "Bir bağımlı sağlık çalışanı, kendisine uygulanan ilacın anında ağrısını kesip gevşemesine sebep olmasından sonra bu ilaçlarla tanışmıştı" diyor.

Uzmanlara göre damardan kullanılan anestezik ajanlar, diğer uyuşturuculara göre çok daha hızlı ve yüksek bir bağımlılık yaratıyor ve bu durum sağlıkçılar için oldukça büyük bir risk. Prof. Ünal, "İlacı bir şekilde hastaya kullanılmış gibi gösterip, aslında kendisi için stoklayan meslektaşlarımız oldu. Bir kısmı aşırı dozdan öldü, bir kısmı meslekten çıkartıldı" diyor.

"BİTMİŞ GİBİ HİSSEDİYORDUM"

Doktor Uğur, "TUS gibi bir sınava hazırlanırken uzun süre sıkıcı bir hayat yaşadıysam, bu durum beni sonrasında uyuşturucu kullanmaya itiyor. Hayatıma renk katmam lazım gibi geliyor" diyor. Yaşamla ölüm arasında anestezistlerin devreye girdiğini söyleyen Doktor Berke ise hayatındaki "aşırı stres" sebebiyle anestezik madde kullanmaya başladığını söylüyor.

Genç doktor, hastalarına sürekli kullandığı anestezik maddeye duyduğu merak ve tükenmişlik sendromu birleştiğinde neler yaşadığını şöyle anlatıyor: "Her gün bir sürü hasta uyutuyorum ama hiçbirinin (ilacın) insandaki etkisini tam bilmiyorum. Bazıları anestezi altındayken gülüyor, eğleniyor… Bu ilaçların insanlardaki etkisini gördükten sonra çok merak ediyorsunuz. Bir tükenmişlik vardı üzerimde tam o süreçte. Uzun süredir bunu hissediyordum. Bitmiş gibi hissediyordum. Beraber kullandığım sağlıkçı arkadaşlarımda da aynı sürecin olduğuna eminim."

"ÇALIŞMA ŞARTLARININ YA DA YERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ GEREKİYOR"

Tükenmişlik sendromu yaşayan sağlık çalışanlarının giderek arttığını gözlemleyen Prof. Ünal, mevcut koşulların sağlıkçıların anestezik madde kullanımını da artırabileceğini düşünüyor: "Bu kişilerin ilaçlara ulaşabilme şartlarının tamamen ortadan kaldıracak şekilde çalışma şartlarının ya da çalışma yerlerinin değiştirilmesi gerekir."

İLAÇLARIN DENETİMİ NASIL YAPILIYOR?

Peki, hastane envanterindeki ilaçların kötüye kullanılıp kullanılmadığı nasıl denetleniyor? Bir hastaya narkotik ilaç uygulandığında hangi tüpten kaç doz ve kim tarafından uygulandığı, yazılı bir şekilde kayıt altına alınıyor. Prof. Ünal, "Diyelim ki bir ampulün yarısını kullandınız, kalan diğer yarısı için imha tutanağı tutmak zorundasınız" diyor.

Fakat kâğıt üzerinde yerine getirilen bu prosedürün, pratikte her zaman kontrol edilemediği değerlendiriliyor. Bu sebeple uzmanlar, ilk önce sağlık çalışanlarını madde kullanımına yönelten olumsuz koşullarının ortadan kaldırılması gerektiğini savunuyor. Doktor Uğur ise özel hastanelerde bu ilaçlara "para" gözüyle bakıldığı için denetimlerinin de daha katı olduğunu ama devlet hastanelerinde bu ilaçların kötüye kullanımını takip etmenin zorlaştığını düşünüyor.

"YAKALANAN DOKTORLUKTAN MEN EDİLİYOR"

Doktor Berke'ye göre de hastaneden uyuşturucu amaçlı anestezik ilaç temin etmek, "sokaktan" uyuşturucu temin etmekten "daha güvenli" olabiliyor: "Medikal bir uyuşturucuyla dışarıdan alınan uyuşturucu arasında kalite farkı var. Hastanedeki anestezik maddeler, ilaç şirketlerinin laboratuvarlarda ürettikleri, yüzde yüz verimli ürünler. Dışarıdan aldığınızda kullandığınız şey ise amatör birisinin yetiştirdiği veya yapmaya çalıştığı şey. Hastaneden alındığı için torbacı vb. gibi hiçbir aracı yok, daha güvenli geliyor. Fakat hastanede yakalanırsanız, doktorluktan men ediliyorsunuz."