1. YAZARLAR

  2. Münire Polat

  3. Özgüvenin Tavan mı Yoksa Taban mı?
Münire Polat

Münire Polat

Uzman Psikolog
Yazarın Tüm Yazıları >

Özgüvenin Tavan mı Yoksa Taban mı?

A+A-

Herkesin dilinde özgüvene dair cümleler var. Bazı insanlar özgüven patlamasından bahsediyor bazıları ise özgüven eksikliğinden. Kime sorsam özgüvene yüklediği anlam başka. Kime sorsam yasayacağı hayat daha farklı özgüvenli olsa.

Özgüvenin tanımı kaynaklarda bile kimi zaman farklılık gösteriyor. Ancak ben kendi tanımımdan yola çıkacağım. Bana göre özgüven: Kendi ile barışık olma hali, kendini sevebilme yetisidir. Yapabildikleri ve yapamadıkları ile kendi kendini kabul edebilmesidir. Daha önce deneyip başaramadığı herhangi bir şeye ikinci fırsatı verip belki bu defa bunu başarabilirim demektir. “Dans etmeyi de pek bilmem, ama olsun deneyeyim en fazla güler geçerim.” Diye içinden geçirmek ve kendini dans pistine atabilmektir. İlk defa olduysa hele ki performans gerektiren bir durumsa bunu asla yapamam demek yerine deneyebilirim deyip kendine şans vermektir özgüven.

Özgüvenin tanımı birinden diğerine değişiklik gösterince özgüven geliştirme stratejileri de taban tabana zıt olabiliyor. Özellikle ebeveynlerde gözlemlediğim: “Sen Yaparsın, Harikasın Sendromu” Çocuklara ekstra gaz verip; her şeyi başarabileceğine inandırıp sözüm ona özgüveni tavanda çocuklar yetiştirmeye çalışıyorlar. Diğer tarafta da “Hiçbir Şey Başaramazsın Sendromu”. Ebeveynler çocuklara güvenmeyip,  sorumluluk vermeyip özgüveni tabanlarda çocuk yetiştiriyorlar. Maalesef her ikisinde de sonuç hüsran. Çünkü özgüveni tavan olan grup hayatında başaramadığı şeylerle karşı karşıya kalınca hayal kırıklığı yaşıyor. “Nasıl olur?  Hani ben her şeyi başarırdım?” diyor ve uçlarda gezdiği için demek ki hiçbir şeyi başaramazmışım diyerek domino taşları gibi diğer yapabildiklerini de yıkıyor. Üstelik bu taşlar yıkıldığında genellikle eski haline dönmesi çok zaman alıyor. Öteki taraftan özgüveni taban olan grup ise başardığı durumlarda bile şansa, kadere ve diğer dışsal nedenlere atıfta bulunarak çoğu zaman kendini ve yeteneklerini keşfedemiyor. Ve her iki tarafta da sıklıkla depresyon, soysal fobi vb durumlar görülebiliyor. Bilinçli olan bireyler profesyonel destek alırken diğerleri kendini ilaca veriyor ya da bağımlılık yaratan maddelere.  Çünkü o zaten hayatta başaramıyor. Belki ilaç sayesinde belki de başka maddeler sayesinde iyi hissediyor. O kadar özgüvensiz ki onu daha iyi hissettirecek olanı bile dışarıdaki herhangi bir faktör belirliyor.

İşte tam da bu nedenle özgüvenin tanımı tam yapılıp tavanda mı tabanda mı bakılmadan; yapabildikleri ve yapamadıkları ile kişinin kendini kabul etmesine destek verilmeli. Aksi halde depresif, fobik ve hatta bağımlı olmamak işten bile değil! Herkese kararında özgüven, kabulünde sevecenlik diliyorum.

 

SOSYAL MEDYADAN TAKİP İÇİN;

Twitter.com/PolatMunire

İnstagram.com/psikologmunirepolat

Facebook.com/Psikolog-Munire-Polat

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT