1. YAZARLAR

  2. Naim Babüroğlu

  3. Lozan Antlaşması için ne söylediler?
Naim Babüroğlu

Naim Babüroğlu

Emekli Tuğgeneral
Yazarın Tüm Yazıları >

Lozan Antlaşması için ne söylediler?

A+A-

Osmanlı’nın idam fermanı Sevr Antlaşması’yla Türkiye’ye 480 bin kilometrekare toprak bırakıldı. Milli Mücadele sonrasında 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması’yla, Türkiye’nin elde ettiği toprağın yüzölçümü ise736 bin kilometrekaredir. Yani, Lozan’la 256 bin kilometrekare toprak kazanıldı. Hatay’ın katılmasıyla, Türkiye’nin yüzölçümü 780 bin kilometrekarenin üstüne çıktı.

Kimilerinin ileri sürdüğünün tersine Adalar Lozan’da verilmedi. 12 Adaları 1911’de İtalya; Ege Adaları’nı 1912’de Balkan Savaşı’nda Yunanistan aldı. 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Ateşkes Anlaşması’nın ardından, ilan edilen Misak-ı Milli sınırları içinde Musul ve Kerkük yer alır, ancak adalar yoktur. Çünkü Misak-ı Milli, Birinci Dünya Savaşı’nın ateşkesle sona erdiği zaman, Türk süngülerinin bulunduğu hattı “vatan torağı” olarak sayıyordu. Misak-ı Milli ilan edildiğinde 12 Adalar’da İtalyan askeri, Ege Adaları’nda Yunan ordusu bulunuyordu.

İngiliz Devlet Adamı Churchill, Lozan için şunları söyledi: “Türklerin yeniden Avrupa’ya girmeleri Müttefikler için en kötü aşağılanmadır. Müttefiklerin zaferi hiçbir yerde Türkiye’deki kadar tam olmamıştı. Şimdi galibin gücü, hiçbir yerde Türkiye’deki kadar gösterişli bir şekilde aşağılanmamıştır. Ve sonunda başarılı bir savaşın bütün meyveleri, uğrunda binlerce askerin yaşamını verdiği Gelibolu, Filistin, Mezopotamya başarıları, bunların hepsi bir utanç içinde sona ermiştir.”

İngiltere Başbakanı Lloyd George, itiraf etmek zorunda kalır: “Lozan uygarlığın başarısızlığıdır. Her şey sona erince İsmet’in gülümsemesine şaşmamalıdır. Ankara’dan alınan haberlere göre barış orada büyük bir Türk zaferi olarak karşılanmıştır ve gerçekten de öyledir.”

ABD’li diplomat, James Gerard: “Lozan’da Hıristiyan medeniyeti çarmıha gerilmiştir.” der.

İngiliz Diplomat Sir Andrew Ryan: “Lozan’da onursuz bir barış imzaladık. Bu İngiltere’nin şimdiye dek imzalamış olduğu anlaşmaların en uğursuzu, en mutsuzu ve en kötüsüdür.” diyerek Türkiye’ye hakkını verir.

İngiliz tarihçi Arnold Toynbee: “Lozan’da müttefikler, Türk ulusçularının yaklaşık olarak bütün taleplerine boyun eğdiler. Yenilgiye uğratılmış ve görünürde yıkılmış olan bir ulus, yıkıntıların üzerinden yükselerek kesinlikle eşit koşullar içinde dünyanın en yüce uluslarının önüne çıkarak hemen hemen her ulusal dileğini kazanmıştır.” ifadesiyle tarihe not düşer.

TIME Dergisi: “Lozan Antlaşması, yüz yıldan fazla süredir İngiliz diplomasisinin ilk göze çarpan başarısızlığıdır. Neticede Lozan Antlaşması, Türkiye’yi yaka paça Avrupa’dan atmak yerine Avrupa’yı Türkiye’den atmıştır.” diyerek Türklerin başarısının altını çizer.

Görüldüğü gibi, Birinci Dünya Savaşı’nın galipleri ve ünlü siyaset adamları Lozan’ı kendileri açısından bir yenilgi; Türkiye için de bir galibiyet olarak kabul ediyor. Yazılı tarih, Lozan Antlaşması’nı Mustafa Kemal Paşa’nın, İsmet İnönü’nün bir başarısı olarak görüyor.

Atatürk Lozan Antlaşması için, Nutuk’ta şöyle diyordu: ¨Lozan Antlaşması, Türk milleti aleyhine, asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşmasıyla tamamlandığı zannedilmiş, büyük bir suikastın yıkılışını ifade eden bir belgedir. Osmanlı devrine ait tarihe eşi geçmemiş bir siyasi zafer eseridir.¨

23 Temmuz 1923 günkü Tevhid-i Efkâr gazetesinde muhafazakâr gazeteci Ebuzziya Zade Velid Bey, imparatorluk topraklarının kaybından üzüntüsünü belirtirken, Lozan’ı şöyle tanımlamıştı: “Delegelerimiz siyasi ve iktisadi istiklalimiz açısından mevcudiyetimizi ve milli inkişafımızı sağlayacak bütün esasları kurtarmaya muvaffak oldular.” Lozan Barış Antlaşması’nın özeti budur.

Lozan Antlaşması’yla, 1699 Karlofça Antlaşması’nda başlayan ve devam eden Türklerin kovulma süreci Doğu Trakya’da durdurulmuş oldu.

İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon, Lozan’da kaybetmiş olmanın ezikliğini şu sözlerle dile getiriyordu: ”Bütün bu reddettiklerinizi bugün cebime koyuyorum. Yarın birer birer çıkarıp sizlere ödeteceğim.” Belli ki İngiltere Dışişleri Bakanı, Türklerin Lozan başarısını içine sindirememiş…

Demek ki Lozan’a taraf olanlar Lozan Antlaşması’nı Türkiye’nin bir zaferi; kendileri için de bir yenilgi olarak kabul ediyorlar. Onların yazdıkları tarihi gerçekleri yok mu sayalım? ¨ Siz doğruyu söylemiyorsunuz, Lozan Türkiye için bir hezimetti¨ desek ikna olurlar mı acaba?

Lozan Barış Antlaşması, askeri zaferi taçlandıran muhteşem bir diplomatik başarıdır. Hem silahın hem de siyasetin zaferidir. Sevr'in çöpe atılmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tapusudur.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT