1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Kumpasları kuran mektuplar ortaya çıktı
Kumpasları kuran mektuplar ortaya çıktı

Kumpasları kuran mektuplar ortaya çıktı

FETÖ’nün CIA bağlantısını kuran eski MİT’çi Enver Altaylı’nın Gülen’e gönderdiği raporlar ele geçirildi.

A+A-

Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde şüpheli biçimde ölen Kaşif Kozinoğlu’nu hedef gösteren Altaylı, Kozinoğlu'nun MİT Müsteşarı olması halinde FETÖ için felaket olacağını belirtiyor.

Ağustos 2017’de saklandığı Antalya Korkuteli’ne bağlı bir köyde yakalanarak tutuklanan eski MİT’çi Enver Altaylı hakkındaki FETÖ soruşturması tamamlandı. “Casusluk ve Silahlı örgüt yöneticisi olmak” suçundan 35 yıla kadar hapis istenen Altaylı, darbe girişiminin ardından ihraç edilen eski MİT’çi Mehmet Barıner’in kaçırılmaya çalışılmasıyla suçlandı. İddianamede, o dönem CIA-FETÖ operasyonu olduğu değerlendirilen kaçırma operasyonunu Altaylı’nın organize ettiği belirtildi. Altaylı’nın Barıner’in dezenformatif bilgiler üretme amacıyla yurt dışına kaçırmak istediği anlatıldı. Barıner’in ihraç edilmeden önce MİT’te İran masasında görev yaptığı ortaya çıkmıştı.

Altaylı’nın evinde yapılan aramada çok sayıda belge ve dijital materyale de el konuldu. Yapılan incelemede ise şüphelinin, elebaşı Fetullah Gülen’e mektuplar yazdığı ortaya çıkarıldı. İddianameye de giren mektuplarda Altaylı’nın elebaşına “muhterem efendim, aziz efendim” şeklinde hitap ettiği görüldü.

KOZİNOĞLU’NU İHANETLE SUÇLAMIŞ

Altaylı’nın Gülen’e yazdığı bir başka mektubunda ise Oda TV soruşturması kapsamında tutuklandıktan sonra cezaevinde hayatını kaybeden eski MİT’çi Kaşif Kozinoğlu’nu şikayet ettiği belirlendi. Mektupta, FETÖ’nün yurt dışı bağlantılarıyla ilgili çok önemli bilgilere sahip olduğu belirtilen Kozinoğlu’nun, Özbekistan’da örgüt okullarının kapatılmasını sağladığı belirtiliyor. Altaylı, Gülen’e yazdığı mektupta, şu ifadeleri kullanıyor: “Özbekistan’da Şenkal Atasagun’un Özbekistan görevlisi olarak çalışan Kaşif Kozinoğlu, terfi ettirilmiş ve merkezi Taşkent’te bulunan, Orta Asya İstihbaratını koordine etmekle görevli büronun başına getirilmiştir. Okulların kapatılma sürecinde en büyük ihanet payı adı geçen bu şahsa aittir” diyor.

FETÖ’NÜN FELAKETİ KOZİNOĞLU

Aytaylı, MİT içerisinde de FETÖ iltisaklı 20 personelin izlemeye alınmasıyla ilgili elebaşı Gülen’e mektupta bilgi veriyor. “Zatı alilerinizin taraftarı oldukları iddia ve gerekçesi ile 20 MİT görevlisi son derece sıkı bir takibe alınmışlardır” diyen Altaylı, “Başbakan, müsteşar nezdinde teşebbüste bulunarak, Kaşif Kozinoğlu’nun etkisiz hale getirilmesini ve bu 20 görevli hakkındaki izlemenin durdurulmasını temin edebilir. Ancak Başbakan’ın böyle bir inisiyatif kullanacağı kanaatinde değilim” ifadelerini kullanıyor. Başka bir mektupta ise Kozinoğlu’nun MİT müsteşarı olmaya çalıştığını iddia eden Altaylı, “Eğer böyle bir şey olursa, Allah memleketi, devleti, Fethullah Hoca Efendiyi, cemaatin önde gelenlerini korusun. Bu bir felaket olur” diyor.

KOZİNOĞLU’NUN ŞÜPHELİ ÖLÜMÜ

MİT Orta Asya şefi Kâşif Kozinoğlu 10 Mart 2011 tarihinde Ergenekon kumpası kapsamında tutuklanmış, ilk duruşmasından 1 hafta önce 13 Kasım 2011 tarihinde hiç duruşmaya çıkamadan, Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmişti.

FETÖ’CÜLERİ İZLETTİRİYOR ŞİKAYETİ

Altaylı, mektubunda, İlker Başbuğ’un FETÖ iltisaklı 7 generali takip ettirdiğine ilişkin istihbari bilgiyi aktarıyor. “Yeni Genelkurmay Başkanı’nın zatı alinize ve yapılan hizmetlere bakışı son derece menfidir” diyen Altaylı, “Yeni görevine başlar başlamaz (bana bir dostumun sayılarının yedi olduğunu söylediği) bazı generallerin yakın takip ve dinlemeye alınmaları konusunda verdiği talimat son derece üzücüdür” diyor.

DEVLET SIRLARINI CIA’YA VERDİ

İddianamede, şüpheli Altaylı’nın, devlet güvenliği açısından çok hassas sayılabilecek bilgileri dezenforme ederek yurt dışında CIA bağlantılı kişilere servis ettiği, bağlantılı olduğu ülkelerin ve devletlerin çıkarları doğrultusunda, Türkiye aleyhine faaliyetler yürüttüğü belirtildi. Bu haliyle şüphelinin, üzerine atılı “Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal amaçlarla temin etme” suçunu işlediği aktarıldı.

NAZAR’IN PRENSİ

Eski MİT’çi Enver Altaylı, Türkiye’nin en çalkantılı dönemlerinde CIA’in Türkiye Masası’nda 1959- 1971 arasında görev yapan ünlü casus Ruzi Nazar’ın hem talebesi hem prensi olarak öne çıkan bir isim. Altaylı’nın “CIA’nin Türk Casusu” başlığı ile hayatını kitaplaştıracak kadar ilişkileri yakın olan Ruzi Nazar’la tanışıklığı Nazar gibi Özbek kökenli olan babası Şakircan Altaylı’ya dayanıyor. Ruzi Nazar, istihbarat üzerinde CİA etkisini pekiştiren dönemin MİT mevzuatından Komünizmle Mücadele Derneklerinin kurulmasına çeşitli alanlarda faaliyet yürüttü. Altaylı’nın MİT’e girmesinde Ruzi Nazar’ın etkisi olduğu belirtilirken, Türkiye’deki görevi sırasında Fetullah Gülen örgütlenmesinde katkısına işaret ediliyor.

Kaynak: YeniŞafak

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT