1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Kovid-19 aşılarına genel bakış ve Türkiye neden İnaktif aşıyı seçti
Kovid-19 aşılarına genel bakış ve Türkiye neden İnaktif aşıyı seçti

Kovid-19 aşılarına genel bakış ve Türkiye neden İnaktif aşıyı seçti

Gaziantep’te özel bir hastanede faaliyet gösteren ve yurt dışında Dahiliye ve Kardiyoloji ağırlıklı eğitim alan ayrıca Kovid-19 ile mücadele çalışmalarıyla bilinen Doktor Kahraman Kıskaç, Koronavirüs aşılarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

A+A-

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını için ilaç firmaları aşı ile birbiriyle yarıştı. Şuan dünya olarak elimizde farklı aşılar yer almakta. Peki, bu aşıların özellikleri nedir? İnaftif ve mRNA koronavirüs aşıları hangileri, farkları neler? İnaftif aşı ne demek? mRNA aşı ne demek?

Gaziantep’te özel bir hastanede faaliyet gösteren ve yurt dışında Dahiliye ve Kardiyoloji ağırlıklı eğitim alan ayrıca Kovid-19 ile mücadele çalışmalarıyla bilinen Doktor Kahraman Kıskaç, Koronavirüs aşılarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Doktor Kahraman Kıskaç, İnaktif, mRNA ve Viral vektör aşıları olarak 3 gruba ayırdı.

İNAKTİF(ÖLÜ) AŞI NEDİR?

Kıskaç, inaktif aşı ile ilgili, “Aşılar canlı ve inaktif aşılar olmak üzere ikiye ayrılır. İnaktif aşı ölü aşı demektir. İnaktif aşılar uzun süredir kullanılan ve güvenilir bir metot. Çocuk felci ve bazı tip grip aşıları bu teknik kullanılarak üretildi. İnaktif aşılar ısı, kimyasallar ve radyasyon kullanılarak virüslerin kendilerini kopyalarak çoğalmalarını engellenmesi ile üretiliyor. Bu virüsler çoğalamasa da bağışıklık sistemini tetikleyebiliyor. Canlı aşılara kıyasla bağışıklık süresi kısadır. Bu aşının en büyük avantajları denenmiş ve güvenli olarak bilinen bir teknik olması ve bağışıklık sistemi zayıf insanlarda bile kullanılabiliyor olması. En büyük dezavantajı ise etkinliğinin düşük olması nedeniyle birden fazla doz kullanılmasının gerekliliği” ifadelerini kullandı.

mRNA AŞI NE DEMEK?

İnaktif aşılar, farklı hastalıklar için uzun yıllardır Türkiye’de de uygulandığını belirten Doktor Kahraman Kıskaç, “mRNA aşısı ise genetik yoldan etki eden ve daha kısa sürede üretilebilen bir aşı. Bu aşı insanlarda yeni uygulanan bir teknolojiyle hazırlanıyor. Çalışmalarda erken dönemde antikor ve hücresel bağışıklık geliştirme konusundaki sonuçları başarılı, ancak orta ve uzun vadede sonuçları bilinmiyor. Bunun nedeni de salgında mRNA yöntemiyle ilk kez kullanılıyor olması. Mesajcı RNA, sentezlenecek bir proteinin amino asit dizisine karşılık gelen kimyasal şifreyi taşıyan bir moleküldür. mRNA, bir DNA kalıptan transkripsiyon yoluyla sentezlenir ve protein sentez yeri olan ribozomlara, protein kodlayıcı bilgiyi taşır” dedi.

VİRAL VEKTÖR AŞI NE DEMEK?

Viral vektör aşıları ağırlıklı olarak virüslerin zayıflatılarak hastalığa yol açma kabiliyeti ortadan kaldırılarak bağışıklık kazanılmasını sağladığını söyleyen Kıskaç, “Vücuda giren virüs hastalığa neden olmasa da bağışıklık sistemini tetikleyerek antikor üretilmesini sağlıyor. Aşılarda kullanılan en eski metotlardan biri olan bu teknik çiçek aşısında kullanıldı ve etkinliği hala en yüksek aşılardan biri olma özelliğini sürdürüyor” şeklinde ifadelerine yer verdi.

Doktor Kahraman Kıskaç’ın belirttiğine göre “Çin aşısı olan "Sinovac" İnaktif özellik taşıyor. Amerikalı Pfizer/Biontech ve ABD Moderna mRNA aşı tekniği ile üretiliyor. Rusya "Sputnik V" ve Oxford Üniversitesi'nin "AstraZeneca" ise viral vektör özellikte.

DOKTOR KISKAÇ’IN AŞILARA YORUMU

Kovid-19 ile mücadelede önemli ve derin fikirleriyle bilinen Doktor Kahraman Kıskaç, “Bugün dünya yeni teknoloji aşılarının mutasyona etki edip etmediğini tartışırken Türkiye, inaktif aşı kararıyla mutasyonlardan en az etkilenecek önemli karar verdi. Bunu dünya şuan daha iyi anlıyor” dedi.

Doktor Kıskaç, “Avrupa aşılamada erken tarihte başlamasına rağmen, çok yavaş gittiği belli. Avrupa 2’inci dalgayı çok ağır atlattığını herkes görüyor. Oysaki Türkiye olarak biz yerinde alınan tedbirler ile geldiğimiz nokta Avrupa ile kıyaslanmayacak kadar çok iyi. Özellikle yüz yüze eğitime ara vererek bulaş zincirini kırmamız bizim 2’inci dalgayı daha hafif atlatmamız da en önemli etken oldu. Avrupa bunu çok geç fark etti. Bugün dünyada nüfusa oranla en düşük ölüm oranında olmamızın Türkiye olarak sağlık sektöründe ne kadar ileri de olduğumuzun bir göstergesidir” dedi.

“GELELİM AŞI HIZINA”

Kıskaç, “Biraz dünyaya göre geç başladığımızı düşünsek de öyle bir giriş yaptık ki iki günde dünya rekoru kırarak ilk 10’da yerimizi aldık. Yine bu da aşılama konusunda ne kadar tecrübeli olduğumuzun bir göstergesidir. Özellikle riskli grupları hızlı aşılayarak ve kontrollü giderek dünyada örnek gösterilecek ender ülkeler arasında yer aldık” ifadelerini kullandı.

“SALGINLARA GENEL BAKIŞ”

100 yıl önceki İspanyol gribiyle tablo nerdeyse aynı gittiğini belirten Doktor Kıskaç, “1’inci ve 2’inci dalga derken bir de 3’üncü dalga Şubat ve Mart ayında ülkemizde olması olasılık içindedir. Koronavirüste korunmamız için elimizde en büyük silahımız yine aşıdır. Avrupa karantina üstüne karantina ile giderken bizim hükümetimizin aldığı yerinde tedbirler ile karantinaya gerek kalmadan en az zararla atlatmamız dünyada daha çok konuşulacak gibi duruyor. Bu tabloya Türkiye’miz olarak gurur duyuyoruz” dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT