1. YAZARLAR

  2. Münire Polat

  3. Korktuğum sensizlik mi yalnızlık mı?
Münire Polat

Münire Polat

Uzman Psikolog
Yazarın Tüm Yazıları >

Korktuğum sensizlik mi yalnızlık mı?

A+A-

Kendini ilk kez güvende hissettiğin an muhtemelen anne kucağındır. Onun verdiği sıcaklıkla ısındı ellerin ve yüreğin. Onun verdiği sütten ziyade gözlerine gülümseyen bakışıyla beslendin, büyüdün ve bugünlere geldin. Geldin ki bu yazılanları okuyabiliyorsun. Buraya gelene kadar hangi duraklardan geçtin, yolda kimlerle karşılaştın, kimleri geride bıraktın kim bilir…

Ancak şimdi takıldın kaldın sıkışmış bir anıya ve belki de sana defalarca “hayır” demiş,  demese bile uzak mesafesini hissettirmiş olana… Neden senden vazgeçemiyorum, diye soruyorsun.  Cevabını kuvvetle muhtemel o da bilmiyor, ama yapılan araştırmalar:

Çocukluk anılarındaki yaşantılardan kaynaklanan bir bağlantıyı, onunla da kurduğunu iddia ediyor.  Bağlanma teorisyenlerinden Bowlby’ e göre, çocukla,  ona bakım veren arasında bir bağ kurulur. Bu bağa göre çocuk, ilk yaşantılarından yola çıkarak ilişkilere dair temeller atar ve yetişkin olduğunda da bu temellere dayanarak bir ilişki inşa etmeye çalışır. Ancak temeller sağlam değilse, sağlıksız ilişki örüntüleri de devam ederek insanı çaresizliğe ve yakın ilişkilerde yalnızlığa itebilir. Peki, çocukluk döneminde bakım veren ile kurulan bağlar, nasıl olur da yetişkin dünyasındaki ilişkilere bile etki eder?

Romantik ilişkilere etki eden çeşitli bağlanma stillerinden bahseden Bowlby, 3 bağlanma türü olduğunu belirtmiştir. Bu türlerden biri: Güvenli Bağlanma: Bu bağlanma örüntüsünde çocuklar bakım veren ile güvenli ve tatmin edici bir ilişkiye sahiptirler. Bakım veren, çocuğun ihtiyaçları konusunda duyarlıdır. Sevgi ve ilgi boyutunda tutarlı tutumlar sergiler ve çocuk belirsizlik yaşayarak tedirgin olmaz. Dolayısıyla çocukluk temelleri güvenli olan yetişkin, romantik ilişkisinde partneriyle de güvende ve sevgi dolu bir ilişki içerisinde olacaktır.  Tabii ki partneri de çocukluk döneminde güvenli bağlanma temellerine sahipse.

Kaygılı Bağlanma: Bu bağlanma örüntüsünde bakım veren,  çocuğa yeterince ilgi göstermemiş olabilir bu sebeple tatmin olmayan çocukluk temelleri, yetişkinlikte,   ilişkisinde partnerinden tatmin olmaya çalışırken muhtaç, bağımlı sürekli güven, ilgi ya da sevildiğini duyma ihtiyacında olabilir. Partnerin bu durumu anlamlandırması zor olabildiğinden genellikle ilişki olumsuz yönde etkilenmektedir.

Kaçıngan Bağlanma: Bu bağlanma örüntüsünde ise bakım veren kişi çocuğun ihtiyaçlarına yönelik kimi zaman tepkisiz, kimi zaman tutarsız kimi zaman da fazla müdahalecidir. Dolayısıyla tutarsız biçimde çocukluk temelleri inşa edilen yetişkin, partnerine bağlanmaktan kaçınan, çoğunlukla kendi kendine zaman geçirmekten hoşlanan bir tutum sergileyebilir.  Bu durumda da partner kaçanı kovalayan kimlikte olacak ve bir süre sonra yorulacaktır.

Görüldüğü üzere bu bağlanma teorisine göre insanlar, romantik ilişkilerinde de kendilerine bakım veren kişilerin davranışlarını arıyor olabilirler.  Ya da o davranışlar sonucunda oluşan ihtiyaçları giderme eğiliminde...  Şimdi neden sana defalarca hayır demiş ve mesafe koymuş birinden hala vazgeçemediğin,   sorusunun yanıtına gelecek olursak: muhtemelen partnerin, “Kaçıngan Bağlanma” örüntüsüne sahip. Ancak sendeki durum da   “Kaygılı Bağlanma veya Kaçıngan Bağlanma  “ örüntüsüne benziyor.  Çünkü Güvenli Bağlanmış hiç kimse sevilmediğini, ya da istenmediğini düşündüğü kişi ile birlikte olmak istemez.  Ancak iyi bir haber var ki bu durum fark edildiği andan itibaren eğer o kişiden vazgeçilmek isteniyorsa bu bağlanma örüntüleri profesyonel destekle değiştirilebiliniyor.    Çocuklukta inşa edilmiş olsa bile, bu örüntüleri yetişkinlikte tekrar oluşturabilir ve sen de sağlıklı ilişkiler için yeni temellerle hayatına devam edebilirsin. Şimdi gel yeniden değerlendirelim “Korktuğum Sensizlik mi Yalnızlık mı?” sorunu. Eğer o kişiye muhtaç tavırlar sergiliyor, onsuz yapamam diyorsan korktuğun şey yalnızlık; yani sen aslında kaygılı bağlandığın için” birisi” olsun etrafında ama ilgisiz, sevgisiz de olsa fark etmez yeter ki yalnız kalmayayım diyorsun.  Ancak, eğer o kişi hayatında olmadığında onu özleyeceğini, ona dair yaşanan eşsiz güzellikleri başkasıyla yaşamayacağını düşünüyorsan korktuğun şey “sensizlik yani onsuzluk.”  J Yine de bilinmesi gerekir ki güvenli bağlanma örüntülerine sahip kişilerde yalnızlık korkusu daha azdır bu nedenle sağlıklı kararlar vererek sağlıklı ilişkiler kurabilmektedir. Dolayısıyla eğer ilişki sağlıklıysa korktuğunuz şey sadece onsuzluk olabilir. Onsuz kalmamanız dileğiyle…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT