1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. İflasın ve bitişin kurultayı
İflasın ve bitişin kurultayı

İflasın ve bitişin kurultayı

Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bedri Gültekin, Aydınlık Gazetesi’nde “İflasın ve bitişin kurultayı” başlıklı yazısında CHP’nin genel başkanlık için kurultayı hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

A+A-

Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bedri Gültekin, Aydınlık Gazetesi’nde “İflasın ve bitişin kurultayı” başlıklı yazısında CHP’nin genel başkanlık için kurultayı hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İşte Gültekin’in “İflasın ve bitişin kurultayı” başlıklı o yazısı;

Atatürk’ün Altı Oku’nu savunanlar CHP’de aday bile olamadılar. Başkanlık için yarışan iki aday da Neoliberal ve Batıcı... CHP yönetimine ideolojik olarak muhalefet eden Ümit Kocasakal ve Ömer Faruk Eminağaoğlu aday olabilmelerine yetecek imzayı toplayamadılar

Bu satırları CHP’nin 36. Olağan Kurultayı’nın ilk gününün ardından yazıyoruz. Ama bugün seçilecek olan yeni Parti Meclisi’nin kimlerden oluşacağının, yapacağımız tespitler açısından bir önemi yok. İlk gün yapılan Parti Genel Başkanlığı seçimi ve Başkan adaylarının konuşmaları; CHP’nin geldiği yer, Partinin aldığı biçim ve geleceği hakkında yeterli fikri veriyor.

İMZA’ VE ‘OY’UN FARKLILIĞI

Kemal Kılıçdaroğlu 1081 delegenin imzası ile aday oldu. Seçim sonunda 790 oy aldı. Yani Kılıçdaroğlu’nun aday olması için imza veren 291 delege, sandık başına gidince oyunu vermedi. Başka bir deyişle her dört delegeden biri, CHP yönetiminin yüzüne karşı başka, kimsenin görmediği oy kabininde başka hareket etmektedir. Başlı başına bu tablo, üzerinde önemle durulması gereken bir durumdur. Delege neden imzasını verir de oyunu vermez?

Başlı başına bu durum, CHP delegelerinin oy kullanırken ideolojik ve politik kaygılarla hareket etmediğini ortaya koyar. Kişisel beklentiler ve çıkarlar delege davranışını belirlemektedir. Bu durum sadece imza verip oy vermeyen 291 delege için söz konusu değildir. Kılıçdaroğlu için oy ve imza veren diğer delegelerin de davranışını belirleyenin, belli bir mezhepsel mensubiyetin yanı sıra bu etken olduğunu söyleyebiliriz.

CHP’li belediyelerin, Kurultay sonuçlarında tayin edici etkiye sahip olmalarının tek bir açıklaması vardır: Belediyelerin sunduğu iş ve kadro olanakları, bugün CHP örgütlerini ve kadrolarını şekillendiren en önemli etkendir. CHP’nin, AKP’ye alternatif olma olanağı işte bundan dolayı mümkün değildir.

Görülmeyen ABD

Gerek Kemal Kılıçdaroğlu’nun, gerekse Muharrem İnce’nin Kurultay konuşmalarında ABD adı, bir kez olsun zikredilmiyor. Oysa Türkiye bugün, ABD ile savaş halindedir. Hemen her gün gerek Türkiye tarafından, gerekse ABD tarafından sürmekte olan savaşla ilgili açıklamalar yapılıyor.

Türkiye, ABD ile savaştığının bilincinde olarak, Afrin’den sonraki hedefin Münbiç ve ardından Fırat’ın doğusu olacağını en yetkili ağızlardan defalarca açıkladı.

ABD ise bölgedeki varlığına yönelen en büyük tehdit olarak gördüğü Türkiye’nin müdahalesini, en az kayıpla nasıl savuşturacağının hesaplarını yapıyor. Türkiye’de bugün ekonomiden siyasete hemen her şeyi belirleyen en önemli gelişme işte ABD ile yaşanan bu hesaplaşmadır.


DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT