1. YAZARLAR

  2. Münire Polat

  3. Gelecekteki Ben’e Mektup
Münire Polat

Münire Polat

Uzman Psikolog
Yazarın Tüm Yazıları >

Gelecekteki Ben’e Mektup

A+A-

Geçenlerde tam da yeni yıla girmeye ramak kala bir mektup geldi Ben’den bana. Nasıl yani diye duraksadım; ama biraz düşündükten sonra hatırladım.

Gerçekten de bu mektubu Ben yazmıştım.  Hem de üç yıl önce kendimle ilgili kaygılanıp, gelecekle ilgili somurtarak karamsarlaştığım bir anda. Bir uygulama reklamı gelmişti telefonuma ve şöyle diyordu: “Gelecekteki size mektup yazmak ister misiniz?”

Derler ya: “İyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş.” O an nasıl iyi geldi bu fikir bilemezsiniz.  Kararsız ve karamsar olan bugünden yarına bir köprü kurmuştum adeta. Gelecekteki Ben’e oturdum yazdım saatlerce ve satırlarca. Kâh hedefler koydum onun önüne kâh rahatını bozdum hedeflerine daha hızlı varabilsin diye.

Hatta bir kısmını yazayım sizlere: “Tabi sen şimdi sıkıntı çeken Ben sayesinde bu kadar rahatsın. Günde 13 saat çalışan Münire sayesinde oralara kadar ilerleyebildin. Şimdi Ben, acı çektim diye sen bu kadar olgun ve kendinden ve hatta yaşamdan eminsin!  Hazır bu kadar her şey yolundayken kendini tekrar etmek yerine daha da ilerle. Görmediğin yerleri de keşfet; bilmediğin tatları, kokuları,  yaşantıları hisset. Bol bol seyahat et ama en çok kendi iç dünyana. Bol bol eleştiride bulun ama en çok aynanın karşısında. Sevdiklerine sarıl şefkatle ama en çok içindeki çocuğa…” diye devam ediyordu mektubum.

Nedense bir garip oldum.

Bu mektubu 3 yıl önce kendime yazmıştım ve okudukça fark ediyordum ki hayata dair çok şey kaçırmışım. Yaşam ne kadar hızlı akıp gitmiş de ben o akışta amaçsızca takılmışım. Buna rağmen geçmişteki Ben’ in hakkını vermem gerekiyor sanırım. Birçok hedefim gerçekleşsin diye çaba sarf etmiş. Örneğin çocukluk hayallerimden biri olan danışmanlık merkezimi açmışım yine çocukluk hayallerim olan farklı bir ülkeye birkaç günlük de olsa kaçmışım.

Tutsak olmakla özgür olmak arasındaki farkları fark etmiş bedellerin hesabını yapmışım. Eninde sonunda bir esirin özgürlüğüne kavuştuğu gibi kendimi kendi kıyılarımda bulmuşum. Yine de iyi iş çıkarmışım.

Peki, o zaman şimdi ne yapayım? Oturup gelecekteki ben’e mektuplar yazmaya devam mı edeyim? Torunların arasındaki pamuk büyükanneyi (benden de ne pamuk olur ama J) mi hayal edeyim yoksa kafamdaki o büyük idealimi mi?

Yoksa hiç anlamadığım hatta yeteneğim olmadığını bildiğim halde çalacağımı düşündüğüm çelloyu mu? Sorular teker teker yola çıkmışken Hey! Bir dakika annem sesleniyor: “Kızım gel biraz yüzünü görelim.” 

Sanırım gitmem gerekiyor gelecek nasıl gelecek bilmem ama elimden akıp giden bir “an” ve gittikçe yaşlanan bir “annem” var.

En güzeli gidip ona doya doya sarılmak ve kokusunu içime çekerek onu öpmek, galiba bu bana çok iyi gelecek.

 

SOSYAL MEDYADAN TAKİP İÇİN;

Twitter.com/PolatMunire

İnstagram.com/psikologmunirepolat

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT