1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Erdoğan'dan AKP'ye sert eleştiriler: İçimizde de bize yanlış yapanların olduğunu...
Erdoğan'dan AKP'ye sert eleştiriler: İçimizde de bize yanlış yapanların olduğunu...

Erdoğan'dan AKP'ye sert eleştiriler: İçimizde de bize yanlış yapanların olduğunu...

Erdoğan seçim sürecini değerlendirdiği konuşmasında AKP içine sert mesajlar verdi.

A+A-

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP'nin Kızılcahamam kampının açılışında konuştu.

Erdoğan konuşmasında seçim sonuçlarını değerlendirdi. Parti içine sert mesajlar veren Erdoğan, içlerinde kendilerine ihanet edenlerin olduğunu söyledi. 

Erdoğan daha önce yaptığı birlik mesajlarını tekrarladı ve İstanbul'da devam eden itiraz sürecine değindi.

“AK PARTİ'NİN VE CUMHUR İTTİFAKI'NIN TARTIŞILMAZ BİR BAŞARISI VARDIR”

Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

"Her seçim bir imtihandır. Bir mücadeledir, bir muhasebe vesilesidir. 31 Mart seçimlerinde bu imtihanı hamd olsun, bütünüyle demiyorum; büyük oranda başarıyla verdik. Bu mücadeleden bir kez daha anlımızın akıyla çıktık. Milletimizden ibranamemizi bir kez daha almayı başardık. Aday adaylığından seçim kampanyasına kadar bu süreçte emeği geçen, katkısı olan tüm arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Türkiye genelinde AK Parti olarak yüzde 44,4'lük bir oy oranına ulaştık. Bundan önceki yerel seçimlerde böyle bir oyu yakalayamamıştık.

Cumhur İttifakı olarak da toplamda yüzde 51,7 gibi hem 16 Nisan halk oylaması hem de 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle uyumlu bir sonuç elde ettik. Karşımızdaki dörtlü ittifakın toplamı ise yüzde 44,5'ta kaldı. Oy oranları üzerinden baktığımızda AK Parti'nin ve Cumhur İttifakı'nın tartışılmaz bir başarısı vardır. Sayın Bahçeli'ye, ekibine ve tüm MHP'li kardeşlerimize bir kez daha buradan teşekkür ediyorum. Oranlamayı belediye sayısına göre yaptığımızda başarı çıtamızın yüzde 54,2 gibi çok daha yüksek bir noktaya çıktığını görüyoruz.”

“ESASEN BİZ İSTANBUL VE ANKARA'DA KAYBETMEDİK. TAM TERSİNE SEÇİMİ KAZANDIK”

Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her seçimde olduğu gibi bu seçimde de kaybettiğimiz ve kazandığımız yerler olmuştur. Mesela 3 büyükşehir, 12 büyük il, 89 belde belediyesini maalesef kaybetmiş bulunuyoruz. Buna karşılık 6 il, 125 ilçe 89 belde belediyesini de kazandık. Özellikle doğu ve güneydoğu anadoluda pek çok il ve ilçe belediyesinin yönetimini devraldık.

Tabi itirazlar sebebiyle seçimin yenilenmesi kararı verilen 3 ilçe bunun dışındadır. Ayrıca İstanbul seçimleriyle ilgili süreci de sonuna kadar takip ediyoruz, takip edeceğiz.

Tüm bu fotoğraf içinde İstanbul ve Ankara önemle üzerinde durulması gereken yerler olarak öne çıkıyor. Esasen biz İstanbul ve Ankara'da kaybetmedik. Tam tersine seçimi kazandık. Sayın genel başkan ne diyor diyenleriniz çıkabilir? Arkadaşlar, her şeyden önce kazanmak nedir kaybetmek nedir? İstanbul'da 39 ilçenin 24'ünde AK Parti, birinde MHP; 25 ilçeyi Cumhur İttifakı olarak almış bulunuyoruz. Kalan 14 ilçede de muhalefet ipi göğüslemiştir. 25'e 14 ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki toplam 312 üyeden 176'sı AK Parti'ye, 4'ü MHP'ye 132'si ise diğer partilere mensuptur.

Ankara'da da durum farklı değildir. 25 ilçe belediyesinden 19'unu AK Parti, 3'ünü MHP aldı. Ne kaldı onlara? 3 tane.

CHP demokratik hakların kullanılmasında daima sınıfta kalmıştır. CHP'liler, seçimlere gölge düşürmeye çalışıyor."

“BURADA ÇOK CİDDİ BİR ÖRGÜTLÜ ORGANİZASYON SÖZ KONUSU”

Erdoğan konuşmasında ayrıca şunları söyledi:

“CHP demokratik hakların kullanılmasında daima sınıfta kalmıştır. CHP'liler, seçimlere gölge düşürmeye çalışıyor. Halk oylamasını iptal ettirmek için AYM'ye başvurmuşlardır. AYM onlar için en önemli müracaat kapısıdır. Hızlarını alamayıp seçim sonuçlarını AİHM'e kadar götürmüşlerdir. Tabi CHP'nin bu hukuk tanımazlığı hem AYM'de hem de AİHM'de karşılık bulamamıştır. Aynı CHP'nin bugün seçim kanunumuzda yeri olan itiraz yollarını kullandığımız için bizi hedef alması tam anlamıyla trajikomik bir durumdur.

İstanbul'da verdiğimiz mücadele sayesinde, 15 bin oyu gasp edilmekten kurtarmamız dahi itirazlarımızın ne kadar yerinde olduğumuzu göstermiştir. 30 bin fark diyorlardı, bu düşe düşe 13 bin küsura kadar düştü, daha da düşecek. Son yaptığımız itirazlarla, son verilerle düşmeye devam ediyor. Yani burada çok ciddi bir örgütlü organizasyon söz konusu. Elimizdeki belgeler bunu gösteriyor. Kamu yöneticiliği bu vasfı taşıyanların memur sıfatıyla orada olması gerekirken, ama kamu yöneticisi olmadığı halde birçok bankalardaki adeta işçi statüsünde diyebileceğimiz kişilerin sandıklara memur gibi sokuşturulması yenilir yutulur bugüne kadar uygulanmış bir şey değildir. İş Bankası, Şeker Bank, Garanti Bankası gibi bu bankaların yüzlerce binlerce mensubu buralarda memur statüsünde görev almıştır.

Şimdi dün İş Bankası bir açıklama yapmıştır. Bunlar bilgimizde değildir vesaire... Biz sizin görevlilerinizin buralarda görev aldığını söylüyoruz. Partimize verilen oyların takibini elbette yapacağız.”

“İÇİMİZE SİNSE DE SİNMESE DE YSK'NIN KARARINA SAYGI DUYACAĞIZ”

Erdoğan YSK’nın vereceği karar saygı duyacaklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“İçimize sinse de sinmese de YSK'nın kararına saygı duyacağız. Şöyle bir şey konuşuluyor. ‘AK Parti umudunu kesti.’ Şunu çok açık net söyleyeyim. Son ana kadar biz hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu bir normal yargı mücadelesi olmaktan aslında seçim hukukuna yönelik bir mücadeledir. Bunu da sonuna kadar sürdürmekte kararlıyız. Zira öyle bir şey burada var ki, milletimiz diyor ki bu İstanbul benim içime sinmedi, burada bir şaibe olduğu kesin. Ve bu şaibenin giderilmesi şart ki rahatlayalım.

Daha ilk andan itibaren belediye başkan vekillerinin odalarındaki kilitlerinin göbeğini sökecek kadar bir hırs... Yahu zaten kazandıysan buralar size teslim edilecek. Ama dur bakalım, daha Meclis'te yapılacak seçimler var. E ne oldu? Meclis'teki seçimlerde İstanbul'da tüm belediye başkan vekilliklerini bizim arkadaşlarımız kazandı. Atanmış - seçilmiş... Dolayısıyla encümende atanmışlar mı hakim olacak seçilmişler mi? Tabi ki seçilmişler... Bunun çalışmasının yapılması lazım. Bu yanlışı düzeltmemiz lazım.

AKP İÇİNE SERT MESAJ: HESABINI SORACAĞIZ

Erdoğan parti içinde süren tartışmalarla ilgili de mesajını şöyle verdi:

"Biz 'artık bu iş bitti kaybettik' noktasında değiliz. Hakkımızı arayacağız ve bunun çalışmasını da sürdürüyoruz. Ben her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Tabi şunu da söylemem lazım. 

İçimizde de bize yanlış yapanların olduğunu ifade etmeden geçemeyeceğim. Bu yeni bir şey değil, ilk insandan başlayan bir süreç... Maalesef içimizde belli seviyeye, noktalara gelenlerin yaptığı çalışmalar yenilir yutulur cinsten değil. Bu davanın adamı olduğunu söyleyenler, bütün kampanya boyunca bu adamlar neredeler ya? Bunlar nereye gittiler?

'Efendim ben beğenmedim' E sen beğenmeyebilirsin. Yani biz herkesin beğeneceği isimleri bulma başarısını ne zaman gösterdik ki bugün göstereceğiz? Böyle bir şey olabilir mi? Burada bir yönetim varsa bu yönetim çalışmalarını, istişarelerini yapar ve bir karar verir. Bu karara da hep birlikte uyarız. Ve bu işte bir teşkilatın ahlakıdır. Ama bu teşkilatın ahlakından mahrum olanlar kendilerini hiçbir zaman anlatamayacaklar.

Ve şunu açık, net ifade ediyorum. Bilesiniz ki, bu teşkilat sadece Ankara'da kabuğuna çekilmiş bir teşkilat değildir. Hangi ilde neler oluyor, ilçelerde neler oluyor bunların hepsi bize geliyor. Nerede neler olduğunu, döndüğünü bunların hepsini biliyoruz. Gün ola harman ola, zamanı geldiğinde tabi ki bizler bu teşkilatın geleceği için de bunların hesabını sormasını biliriz. Bunları biz sırtımızda taşıyacak değiliz. Biz bunu bir hareket olarak görmüyoruz, bu parti bir davadır. Bu davaya gönül verenler kendilerini sıkı tutmalı eğer tutmazlarsa kusura bakmasınlar.

Kırşehir, Bayburt, Bolu, Karaman gibi yerlerde; Yozgat gibi, Erzurum gibi yerlerde ilçe düzeyinde pek çok örnekte bu sıkıntıyı yaşadık. Bu konularda da derinlemesine çalışıyor, hazırlıklarımızı yapıyoruz. Bu muhasebeyi yaparken asıl gündemimizden kopmayacağız.”

“DEĞİŞİMLERİ ADIM ADIM GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”

Erdoğan, değişim mesajı da verdiği konuşmasında şunları söyledi:

“Değişim hayatın gerçeğidir. Değişimleri adım adım gerçekleştireceğiz. Tabi bu adımları birileri istediği için değil, kendi ihtiyaçlarımız için atacağız. Değişim demek her şeyi tepe taklak etmek anlamına asla gelmez. Bizim hareketimizin mayasında ahde vefa vardır. Hiçbir emeği, hiçbir birikimi, hiçbir potansiyeli heba etmeyeceğiz. Aynı zamanda yeni değerlerle, yeni kadrolarla saflarımızı genişletip güçlendireceğiz.”

“2001'DE NASIL AZİZ MİLLETİMİZİN UMUDU OLARAK VÜCUT BULMUŞSAK…”

Erdoğan konuşmasında şunları söyledi:

“Ülkemizi ve milletimizi hedeflerine ulaştırmak için herkese kucak açıyoruz. 2001'de nasıl aziz milletimizin umudu olarak vücut bulmuşsak, inşallah bundan sonra da can borcumuz olan insanımız için çalışmayı sürdüreceğiz.

Eğilmeyeceğiz, bükülmeyeceğiz, dört bir yanda mevzilenmiş fırsatçılara bu meydanı bırakmayacağız. Saflarımızı sıklaştırarak, kardeşliğimizi perçinleyerek dostluğumuzu daha da güçlendirerek yolumuza devam edeceğiz. Tabi ki seçim dönemlerinde tansiyon yükselir, söylemler keskinleşir. Ancak bizim siyaset kültürümüzde, sandıklar kapanıp oyların sayılmasıyla beraber seçim dönemi de geride bırakılır.

Seçim dönemi ile icraat döneminin dinamikleri farklıdır. İcraat döneminde tüm enerji ülkenin meselelerinin çözümüne hasledilir. Biz kızgın demiri soğutalım çağrımızla işte bu ince noktaya dikkat çektik. Çünkü biz hep önce Türkiye diyen, önce Türk milleti diyen, önce kardeşlik diyen, önce demokrasi, önce yatırım üretim büyüme diyen bir parti olduk.”

“GÜN BİR OLMA, İRİ OLMA, DİRİ OLMA, KARDEŞ OLMA, HEP BİRLİKTE TÜRKİYE OLMA GÜNÜDÜR”

Konuşmasında birlik mesajı veren Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemizin milli meselelerinde uzlaşmanın, dayanışmanın, asgari müştereklerde bir araya gelmenin önemini iyi biliyoruz. Türkiye'nin bekasına yönelik tehditleri 82 milyon olarak hep beraber göğüslememiz gerekiyor. Hatta Türkiye'nin kalbi o kadar büyüktür ki, bu millete hüsnü niyet besleyen herkese kucak açar. Ne zaman birliğimizi muhafaza etmişsek o zaman büyük devlet olduk. Ne zaman içimize kapanmış, birbirimizle kavga etmişsek işte o zaman kavga ettik.

Gün bir olma, iri olma, diri olma, kardeş olma, hep birlikte Türkiye olma günüdür. Gün 82 milyon olarak tıpkı bir duvarın tuğlaları gibi birbirimize kenetlenme günüdür. Bizim nazarımızda rabiamız; tek millet, tek bayram, tek vatan, tek devlet ilkesine inanan herkes Türkiye ortak paydasında zaten buluşmuş demektir. Cumhur İttifakı işte bu ortak paydanın itici gücüdür, en büyük temsilcisidir.

Zihnini terör örgütlerine vermemiş herkesi Türkiye ortak paydasında buluşmaya davet ediyoruz. Bu ülkedeki tek kutuplaşma, Türkiye ortak paydasında buluşma ile terör örgütü safında yer alanların kutuplaşmasıdır. Onun dışında bir kutuplaşma bilmiyoruz."

ERDOĞAN'DAN CHP'YE: SEN SİYASİ İSTİSMAR İÇİN GİDİYORSUN

Erdoğan, birlik çağrısı yaptıktan hemen sonra CHP’ye yüklendi:

“CHP zihniyeti hep yaptığı gibi geçtiğimiz hafta bir şehit cenazesinde yaşanan müessif bir hadiseyi yine çığrından çıkarmaya çalıştı. Sadece bununla kalmayıp, işi hem şehitlerimizin yakınlarına, hem milletimize hem de çalışma arkadaşlarımıza hakarete vardırdılar. Öncelikle tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Ruhları için gelin birer Fatiha okuyalım...

Şehit cenazesine katılmak elbette herkesin hakkıdır. Güzel de bir şeydir. Ancak seçim sürecinde kendini PKK'nın güdümünden kurtaramamış, PKK ile işbirliği yapmış ve bu konuda atması gereken adım daha dikkatli olması gerekenler, daha özenli hareket etmek zorunda olmaları gerekir. Acaba buraya gitmek ne getirir? Ne götürür? Çünkü bu şehit nereden geliyor? Senin işbirliği yaptığın o PKK'nın canavarlarının, alçaklarının evet siyasi görüntüsü olan HDP ile sen işbirliği yapmışsın. Yani bunu söylemeyelim mi? Bunu yutalım mı? Benim Mehmedimi şehit edenlerin, siyasi görüntüleriyle işbirliği yapacaksın, güç birliği yapacaksın, bunları yutalım...

Yutmayacağız arkadaşlar bunları söyleyeceğiz. Dağ ile anlaşacaksın, dağ ile el tutacaksın, dağ sana talimat verecek, bunları TV'lerde hep izledik. İşte HDP Ankara, İstanbul, Antalya burada seçime girmeyecek... Ve sen onlarla dayanışma içinde olacaksın, ondan sonra da kalkıp Çubuk'a şehidimin cenazesine gideceksin. Siz o kardeşlerimi hiç düşünmüyor musunuz ya? Ben bir Cumhurbaşkanı olarak gittiğim zaman önce soruyorum, gidişim rahatsız eder mi, etmez mi? "Bir sıkıntı var" derlerse gitmiyorum. Niye? İkinci bir sıkıntıyı niye yaşatayım? Herkes benim gibi düşünmek zorunda değil, herkes beni sevmek zorunda da değil.

Sen siyasi istismar için oraya gidiyorsun, şehit için değil. Ve çıkıyor bunların bazı hokkabazları, diyorlar ki, hükümetten kimse orada yoktu. Yahu benim genel başkan yardımcılarımdan tut, savunma bakanıma kadar hepsi cenaze merasiminde bulundular.

Kalkıyorsun o köyü terörist olarak ilan ediyorsun dolaylı yollardan. Gereken yerlere bilgi verilip yapılması gerekir. Sen bunu da yapmadın, gereken yerler bellidir. Kaldı ki aile zaten gelmenizi istemiyor, bir de o var. Buna rağmen oraya gidiyorsunuz. Hiç kimsenin biz şiddete maruz kalmasını tasvip etmeyiz. Bay Kemal, Hacı Bektaş'ta bizim bakanımız Bekir beye senin gözlerinin önünde nasıl saldırıldığını, darp edildiğini biliyoruz. Kalkıp da konuşmanda, bir orada özür veya geçmiş olsun temennisinde bulunmadın. Aynı şekilde Enerji Bakanımız Taner beye, yine CHP'liler tarafından yapılan saldırı... Ve sizin besleme medyanızın nasıl başlıklar attığı bunların hepsi bizim gündemimizde var. Nasıl başlıklar attığını biliyoruz.

CHP'nin Çubuk'ta yaşanan hadiseyi mecrasından saptırarak, işi şehitlerimize, AK Parti'ye hükümete karşı nefret kampanyasına çevirmesi yanlıştır. Şişli'de belediyenin 100 metre ötesinde kız yurduna saldıranların, şehit cenazesinde tepki gösteren Çubuk halkını teröristler gibi çirkin ifadeyle yaftalamaya hakkı yoktur. Ondan sonra kızlar gençler şunlar bunlar deyip duruyorsun. Biz sizin cibilliyetinizi biliriz, geçmişini de biliriz. CHP bu davranışlarıyla dahi eline güç geçirmesi halinde, devletin kadrolarına, masum insanlara neler yapabileceğinin işaretlerini vermiştir.”

“ASGARİ ÜCRET İLAN EDİYORSUN. NE ASGARİ ÜCRETİ YA, BİZ İLAN ETTİK. KİMİ ALDATIYORSUN”

Erdoğan CHP’ye yüklendiği konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bakın şu anda CHP'li kabul edilebilecek belediyelerde hemen işçi kıyımları başlamıştır. Sen diyorsun ki, hangi partiden olursa olsun kimse bizim kazandığımız belediyelerde işlerinden atılmayacaktır diyorsun. E ne oldu? Şu anda atılıyor, kapıya konmaya başladılar. Hani nerede müdahalen? Asgari ücret ilan ediyorsun. Ne asgari ücreti ya, biz ilan ettik. Kimi aldatıyorsun?”

ERDOĞAN SAADET PARTİSİ'NE YÜKLENDİ: “BEN ÖPTÜRMEM ÇÜNKÜ TEMİZ ELİMİ KİRLETMEM”

Konuşmasında Saadet Partisi’ni sert sözlerle eleştiren Erdoğan şunları kaydetti:

“Seçimlerde aldıkları oy oranı ne olursa olsun, mirasçısı oldukları misyonun hatırı sebebiyle bu kişileri görmezden gelemiyoruz. Mesela çıkıp Ardahan'da Iğdır'da Şırnak'ta üniversite kurmanın hangi mantığı var? Hocası var, talebesi yok diyor. Adama sormazlar mı, tabelası var, binası yok...

Mesela çıkıp 'Hangi akıllının başına İstanbul'da Çamlıca'nın tepesine 60 bin kişilik bir cami yapmak gelir? Bir kere doldursunlar ellerini öperim' gibi bir hezeyanı dile getiriyor. Ben öptürmem, çünkü temiz elimi kirletmem.

Şu hale bak... Bu ne tarih bilmezliktir? O zaman ki nüfusa göre; Sen Sultanahmet Camii'ni, Süleymaniye Camii'ni, Fatih Camii'ni, acaba nasıl değerlendireceksin?

Ey zavallı ya. Bunlar mühürdür, müdür. O boğaza girip çıktığın zaman işte Büyük Çamlıca Camii'ni göreceksin. Ben inanıyorum ki bunlara oy verenler de herhalde hesaba çekeceklerdir. Iğdır, Ardahan, Şırnak gibi yerlere biz üniversiteyi götürüyoruz. Bizim ecdadımız ta buralara medreseler kurmadı mı?

Öyle bir tarih bilmezlik var ki, rahmetli Erbakan Hoca'mız kalksa herhalde bunu karşılıksız bırakmazdı. Yahu bunları söyleyecek kadar maalesef siyasetten de nasibini almamış, maalesef kalkıp kalkıp ileri teknolojiden benim oradaki vatandaşlarımı mahrum etmenin hesabı içine girmiş.

Mevlana'nın şu ifadeleri tam anlatıyor. ‘Cahil insan gülün güzelliğini görmez, gider dikenine takılır’ İşte tam da bu kafayı tarif eden veciz bir söz. AK Parti Türkiye'yi hızlı trenle tanıştırmıştır. Ankara, İstanbul, Sakarya, Bilecik, Konya hatları birfiil çalışıyor. Yüzde 90 doluluk oranıyla hizmet veriyoruz.”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT