1. YAZARLAR

  2. Emrihan Aydın

  3. Ekonomik Savaşlar
Emrihan Aydın

Emrihan Aydın

Detail Haber / Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Ekonomik Savaşlar

A+A-

Yaklaşık bir aydır döviz fiyatlarının anormal şekilde dalgalanmasından dolayı her şeye üst üste zam geliyor. Ekonomi, kurallar dışı yükseliş olduğu için, rayında zor tutuluyor. Çünkü gayri nizami bir savaş var ortada. Yani mücadelesini verdiğimiz savaşın kuralları maalesef yok. Hal böyle olunca atılan adımlar dene-bekle-gör-revize et döngüsü içinde ilerliyor. Bu da zaman kaybına ve de dolayısıyla para kaybına neden oluyor. Sürecin başından beri 2 farklı kutupta bulunan görüş olduğunu görüyoruz. Bir kesim bu bir savaştır diyor ki haklılar. Diğer kesimde ilk kesimi suçluyor bu durumun kötü ekonomi yönetiminden kaynaklandığını iddia ediyor. Ben bugün üçüncü görüşü dile getirmek istiyorum.  Benim görüşüm uçta olmayan, merkezi bir görüş.

Tespitlerle başlayalım. Evet dış güçlerin kuralı olmayan şekilde ekonomik bir saldırısı var. Ekonomik gerilla tipi saldırılarla karşı karşıyayız. Fakat sorun aslında ekonomi yönetimi ile ilgili değil. Sorun iş hayatıyla ilgili. Dünya değişti artık. Savaşlar eskisi gibi silah, süngü ile yapılmıyor. Ekonomik savaşlar var artık. İş dünyasının bu durumu görüp tedbiri buna göre alması gerekirdi.

Hep söylerim 17 senedir iş dünyasına markalaşma, kurumsallaşmayı anlatıyorum. Büyük bir çoğunluğu anlattıklarımı dinlemiyor bile. Çünkü iş dünyası için önemli olan büyümek, kurumsallaşmak değil para kazanmak. Vücudunuz ne kadar zayıf olursa mikropların hasta etme olasılığı o kadar yüksektir. Biz yani iş dünyası bugüne kadar vücut direncimizi arttırıcı hiçbir şey yapmadık. Ve sonucunda ekonomik saldırı ile hastalandık. Ekonomik olarak ülke sınırlarının kalktığı, tek pazar haline gelen dünyada bu türlü savaşların başladığı döneme hasta giriyoruz.

İş dünyasının anlaması gereken şu, Manisa’ nın Turgutlu ilçesindeki ayakkabı satıcısının rakibi caddenin karşısındaki başka ayakkabıcı satıcısı değil artık. İnternete girdiğinizde 24 saat alışveriş yapabileceğiniz binlerce hatta milyonlarca rakip var. Rekabetin bu kadar keskin olduğu ortamda tercih edilen olmak, yani markalaşmamız gerekiyor. Markalaşamayan batacak. Çok net kuraldır bu.

İşin özü yaşadığımız bu savaştan ders çıkarmalı iş dünyası. Çuvaldızı kendine batırmalı. Endüstri 4.0 gibi fırsat varken önümüzde yatırım yapılmalı, beşeri yatırım artık daha sık duyulmalıdır.

Devletimizin de üzerine düşen görevleri bulunmaktadır. Mesela girişimciliği özendirici faaliyetler kadar, hatta daha fazla, sürdürülebilir girişimciliği teşvik edici uygulamalar yapmalı. Her şirkete yönetim danışmanlığı zorunluluğu getirmeli. Şirketler üzerindeki vergiyi kademeli olarak azaltmalıdır. Cari açığı azaltıcı tedbirler almalı. Cari açık konusu iş dünyasına zimmetlemeli. Cari açık azaldıkça vergi yükünü azaltmalı. Kamunun kurumsallaşması için çalışmalar yapmalı. Bunun için yürütmeye doğrudan bağlı bir birim kurulmalıdır.

Eğitim sistemimiz değiştirilmeli. Tasarrufu özendirici, temizliğe milli duyguların aşılandığı bir yapı oluşturulmalı.

Devletimiz, milletimiz ve iş dünyamız kısacası herkes üzerine düşeni yapmalı. Herkesin şapkasını önüne alıp düşünme vakti geldi. Bundan sonraki ekonomik savaşlara hazır olmak için, dış dalgalanmalardan minimum düzeyde etkilenmek için bunu yapmak zorundayız. Yoksa ekonomik olarak bağlılıktan bağımlılığa geçeriz ki bu da ekonomik köleliktir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT