1. YAZARLAR

  2. Doç. Dr. Ali Fuat Gökçe

  3. Dünya Sevgisi (Amor Mundi) ve Politik Dostluk
Doç. Dr. Ali Fuat Gökçe

Doç. Dr. Ali Fuat Gökçe

E. Binbaşı
Yazarın Tüm Yazıları >

Dünya Sevgisi (Amor Mundi) ve Politik Dostluk

A+A-

Dünya sevgisi ve politik dostluk kavramları geleceğin barış içinde oluşmasını bugünden inşa etmenin gerekliliğini açıklamaktadır. Dünya sevgisi, Almanya doğumlu Amerikalı siyaset bilimci Hannah Arendt’in “İnsanlık Durumu” ve “Totalitarizmin Kaynakları” isimli eserlerinde üzerinde durduğu ve açıkladığı bir kavramdır. Arendt, dünyanın insanların üzerinde birlikte yaşadığı bir kamusal alan olduğunu belirtmiştir. Bu kamusal alanın dünya üzerinde yaşayan insanlar için ortak bir alan olduğunu ve bu ortak alanın sadece güvenlik bakımından değil anlam açısından da önemli olduğunu belirtmiştir.

Nedir bu kamusal alan?

Nelerden oluşur?

Kamusal alan sadece fiziksel anlamda açıklanamaz. Kamusal alan insanların içinde birlikte hareket ettiği, eylediği, elle tutulamaz ilişkilerden, kurumlardan ve uygulamalardan oluşmaktadır. Dünyayı değerli kılan, bu ortak alanda insanların sözleri ve eylemleriyle ve bunların özgürce paylaşımının gerçekleştirildiği ortak bir hatırlama mekanı yaratmaktır.

Dünya, sadece yaşanılan an ve bugünden ve kendi coğrafyamızdan ibaret değildir. Dünya, geçmişte yaşanılan, öncesi var olan ve sonrası, geleceği de olan bir mekandır. Dolayısıyla geçmişten günümüze ve geleceğe yaşanabilir bir dünya bırakmak gerekmektedir. Yaşanabilir bir dünya bırakma bir sorumluluktur. Bu sorumluluk ise anı yaşayan bugünün insanlarının bir sorumluluğudur. Bu sorumluluğun üstesinden gelebilmek için her türlü kişisel çıkar ve menfaatlerden, isteklerden, her türlü şiddetten uzak durarak dünyaya önem vermek ve onun için kaygılanmak gerekir.

Dünyaya önem vermek ve onun için kaygılanmak ise birlikte düşünmeyi, politik eylemlerin yasalarla ve istikrarlı siyasi kurumlar vasıtasıyla söz verme, bağışlama ve adaletli eylemleriyle sınırlandırılmasıyla gerçekleşir. Her türlü politik eylemin sınırlara ihtiyacı bulunmaktadır. Aksi durumda olumlu anlamda yeni durumlar yaratabileceği gibi olumsuz anlamda kontrol edilemez ve tahmin edilemez özelliği ile farklı sonuçları ortaya çıkarır. Eğer politik eylem içerisinde şiddet barındırıyorsa -özellikle siyasal şiddet- şiddete maruz kalan gruplar üzerinde travmalar yaratacak ve mağduriyetlere neden olacaktır.

Bu şiddet bir kişi, grup ya da devlet tarafından yaratılabilir. Şiddet ekonomik, kültürel, psikolojik ve siyasal olabilir ve insanların zayıf noktalarına ve farklılıklarına yöneltilir. Devlet kaynaklarının -istihdam kaynağı dahil- adil dağıtılmamasından, etnik ya da dini farklılıkların günlük hayat içinde bireylere hissettirilmesi, insanların ötekileştirilmesine kadar çeşitli şekillerde kendini gösterir. Şiddet sonucu yaşanan travmalar ise mağdurların benliğinde yer eder ve yeni travmaların olmaması için mağdurlar tarafından tedbirler alınır. Tedbirler fiziki olarak alınabileceği gibi geleceğe yönelik olarak uyarma ve nasihatlarla da alınır ve böylelikle travmalar canlı tutulur ve gelecek nesillerin hafızası bu şiddetin sonuçlarıyla doldurulur.

Bireylerin hafızaları olduğu gibi toplumların da hafızaları vardır ve bireylerin hafızalarının toplamından oluşur. Toplumsal hafıza bireyler vasıtasıyla nesilden nesile hikayelerle aktarılarak geleceğe doğru süreklilik arz eder.

Toplumsal hafızanın kötülüklerle ve olumsuzluklarla dolu olarak süreklilik kazanması ve geleceğe aktarılması dünyanın geleceği için iyi sinyaller vermez. Kindar nesillerin yaratılmasına, intikam duygularının canlı kalmasına, yeni ötekileştirmelere, kötülüklere neden olarak, içinde sevgi olmayan, çatışmalarla dolu yaşanamaz bir dünya yaratılmış olur.

İşte dünya sevgisi, yasalar ve istikrarlı kurumlar vasıtasıyla söz verme ve bağışlamayla başkalarının varlığından sevinç duyma, affetme, başkalarının özeline ve sınırlarına saygı duyma, paylaşma gibi insani yaklaşımlarla ve en önemlisi politik dostlukla elde edilir.

Politik dostluk nedir? Ve nasıl oluşur?

Politik dostluk, siyaset bilimci Ayşegül Komsuoğlu tarafından kaleme alınan “Birlikte Yaşamayı Öğrenmek, Politik Dostluk ve Eğitim” isimli eserinde uzun uzun anlatılmaktadır. Politik dostluk, bireyin özel alanındaki ya da arkadaş çevresindeki bir ahbaplığa varan ilişkinin ötesinde, kamusal alandaki bireylerle beraber dünya için tasalanmayı, dünyanın geleceği hakkında karşılıklı konuşmayı, yaşanabilir bir dünyanın nasıl bırakılacağı üzerinde düşünmeyi gerektirir. Sadece bir coğrafi alanla sınırlı olmayıp, ortak iyiye inanan, dünyanın geleceği için kaygı duyan insanların birlikte düşünerek, politik kurumlar, haklar ve toplumsal eylemler üzerinde ortak geleceğe yönelik kararların alınmasıyla gerçekleşir.

Dolayısıyla yaşanabilir bir dünyanın gelecek nesillere bırakılabilmesi; bireylerin ötekileştirilmeden, insanların kendi yaşadığı mekana ve dünyaya yabancılaştırılmadan, sahip olunan kaynakların etnik ve dini ya da her türlü farklılıklara rağmen adil dağıtılarak travmaların ve mağduriyetlerin yaratılmadan, kamusal alan olan dünya üzerinde insanların politik dostluk içinde bireylerin hafızalarının güzelliklerle doldurulmasıyla gerçekleşir.  

İleri Okumalar:

Arendt, Hannah. (1959). The Human Condition. New York: Doubleday Anchor Books.

Komsuoğlu, Ayşegül. (2014). Birlikte Yaşamayı Öğrenmek. İstanbul: h2o Yayınları.

Bertay, Fatmagül. (2016). Dünyayı Bugünde Sevmek. İstanbul: Metis Yayınları.

Gökçe, Ali Fuat. (2017). Uluslararası Göç ve Mülteci Sorununda Dünya Sevgisi ve Politik Dostluk: Kamu Yönetiminde Yeni Roller Üzerine Bir                  Değerlendirme, 11. Uluslararası Kamu Yönetimi  Sempozyumu, 28-30 Eylül 2017, Elâzığ

Gökçe, Ali Fuat. (2019). Siyasal Şiddet ve Mağduriyet İlişkisinin Reçetesi: Dünya Sevgisi ve  Politik Dostluk, 13. Uluslararası Kamu Yönetimi                  Sempozyumu, 18-20 Nisan 2019, Gaziantep

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

2 Yorum