1. YAZARLAR

  2. Ayça Uluçay

  3. Dengesiz Terazi
Ayça Uluçay

Ayça Uluçay

Detail Haber / Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Dengesiz Terazi

A+A-

Tutku bağladı insanı, anlamlandırılamayan bir güçle aktı gitti.

Bir süre kadınını sözlerle prangaladı sonra ise kadın, duygularıyla; ama kadın düşündü ki prangalanmadan kalınsın, sen ve ben, biz; o bağ yalnızca şehvetle olsun. Onun için prangalar somut değil, soyuttu; madde değil, laf değil, gösteriş değil, inat değil sadece tutkuydu. Çok aç olduğunda sevdiği bir yemeğin kokusunun burnuna gelmesinden daha fazlaydı, bir nefesine olan tutkusu, arzusu; insan yanında olmayan birinin kokusunu solur mu hiç?

Neye yaslandığını, terazinin iki kolunu eşit tuttuğunu; duruşun, en asil çiçek gibi bir duruş olduğunu değil adamlıkta olduğunu, adamlığın dilinle değil, dilindekini somutlaştırdığınla bir ölçüt olduğunu bil, okuduğun sözcükler aklında ezber, dilinde laf olarak kalıp eksik yaşama özgürlüğünü. Aklın, dilin; dilin, kitabın olsun ki adam ol(a)bil ey mahluk!

Seni aydınlatan ben, sahnede gördüğün ben, arkana yaslandığın ben, eşitleyemediğin terazin ben, burnundaki koku ben, kitaplarda gördüğün sözcükler ben, sendeki evin ben, evindeki en asil çiçek ben, eline almadığın kalem ben, şarkıları ritmiyle değil sözleriyle anlamlı kıldıran ben, ah’ın, adaletin ve “sen”in cezası sen adalet terazisinde hüküm yalnızca yaratana mahsus!

Aynı ahlaksız bir esnaf gibi terazide sahtekarlık üzerine sahtekarlık yapan, ölçüsü yalnızca kendi olan sen, sen ki kalbiyle dilini eşitleyemeyen, teraziyi dengede tut(a)mayan, prangaları bir kırbaç gibi kullanan, sonra acısında önce ezilip sonra kibre bürünen mahluk terazinin adaleti yaratana mahsus.

 

SOSYAL MEDYADA TAKİP İÇİN;

Twitter.com/aycaulucay

İnstagram.com/ayca.ulucay

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT