1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Cezaevinden yüz yüze ilk röportaj! Demirtaş, Kılıçdaroğlu'na "Siyasi cinayetler" mesajı gönderdi: Daha cesur ol
Cezaevinden yüz yüze ilk röportaj! Demirtaş, Kılıçdaroğlu'na "Siyasi cinayetler" mesajı gönderdi: Daha cesur ol

Cezaevinden yüz yüze ilk röportaj! Demirtaş, Kılıçdaroğlu'na "Siyasi cinayetler" mesajı gönderdi: Daha cesur ol

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Siyasi cinayetler konusunda kaygım var" şeklindeki çıkışını yorumlayan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş...

A+A-

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, yaklaşık 5 yıldır bulunduğu cezaevinde yapılan ilk yüz yüze röportajında açıklamalarda bulundu. Gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Demirtaş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçtiğimiz günlerde yaptığı ve her kesimden büyük ses getiren "Siyasi cinayetler konusunda kaygım var" şeklindeki çıkışını da yorumladı.

"CESARET VE UMUT DOLU BİR DİL KULLANMAKTA FAYDA VAR"

Kısa Dalga'dan Beril Eski'ye konuşan Selahattin Demirtaş, "Siyasi cinayetler', 'Kaybetse de gitmez', 'Seçimde hile yapar, bir şekilde kazanır' gibi seçmenleri kaygılandıracak başlıklar yerine cesaret ve umut dolu, direnişi motive edecek bir dil kullanmakta fayda var. Olası bir Suriye savaşı gibi konular için de toplumu şimdiden bilgilendirmek ve ne yaparlarsa yapsınlar bunu vatan için değil, seçim için yaptıklarını ve yapacaklarını halka iyi anlatmak gerekir." ifadelerini kullandı.

"KOLTUK VE MAKAM İNSANI DEĞİLİM"

Demirtaş, "Keşke siyasete bulaşmasaydım, sıradan biri olsaydım, ailemin çocuklarımın yanında olsaydım diyor musunuz?" sorusuna ise şöyle yanıt verdi: "Siyasete bulaşmasaydım keşke dediğim zamanlar oldu elbette. Ama bunu hapisteyken hiç düşünmedim. Hapisten önce düşündüğüm zamanlarda. 'Keşke bulaşmasaydım' dediğim şey de demokrasi ve özgürlük mücadelesi değil, milletvekilliği ve eş genel başkanlıktır. Yoksa ben bir mücadele insanıyım ve bundan asla pişman değilim. Sanırım temsili siyaset beni pek sarmadı. Ben koltuk, makam insanı değilim galiba. Bunlar beni sınırlayan ve daraltan şeylermiş gibi hissediyorum. Siyasi mücadeleyi daha özgürce ve kendi bildiğim, inandığım şekilde yürütmeyi tercih ediyorum. Oysa partiler her zaman sınırlayıcı ve denetleyicidir. Bu nedenle edebiyat bana daha fazla özgürlük hissi veriyor ve kendimi orada daha mutlu hissediyorum."

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT