1. YAZARLAR

  2. İsmail Sayan

  3. Cehalet asla mazaret olamaz, olsa olsa kendi tercihindir
İsmail Sayan

İsmail Sayan

E. Kdm. Binbaşı
Yazarın Tüm Yazıları >

Cehalet asla mazaret olamaz, olsa olsa kendi tercihindir

A+A-

Peygamberimiz; cehalet her türlü kötülüğün anasıdır buyurmuştur.

İşleyen demir pas tutmaz, ışıldar. İşlemeyen demir paslanır.

Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur.

Sen neyi istiyorsan osun neyin peşinde isen o yolun yolcususun.

Düşündüğün gibi yaşamazsan, yaşadığın gibi düşünürsün.

Dinini samimi, içten yaşamazsan, yaşadığını din zannedersin.

Kişinin fikri neyse zikri de odur.

Kullanılmayan organlar, hisler, duygular işlevini kaybetmeye körelmeye mahkûmdur.

Bu tür hakikatleri değerleri hikmetli sözleri çoğaltmak mümkündür.

Asıl amacım cehaletin gafleti delaleti ve hatta hıyaneti dile getirmektir, cehalet, bilgisizlik, bilinçsizlik bir mazeret bir bahane değildir olamaz bu bir hastalıktır o bir bataklıktır, bütün olumsuzlukların kaynağıdır.

Nasıl bir tarlayı iki üç sene sürmez sulamaz bakımını yapmazsan, oranın Çorak mezbelelik otlarla dikenlerle dolu bakımsız bir araziye dönüştüğünü görürüz.

İnsanın beyni aklı belleği mantı gönlü ruhu Aynen böyledir Bakarsan bağ olur bakmazsan dağ olur. insanın yapısı biyolojik fizyolojik psikolojik nörolojik sistemlerden organlardan ve dokulardan oluşmaktadır. Bu sistemler stabil, durağan, atıl değildir.

Her daim ve sürekli canlı, diri, dinamik reaksiyon ve fonksiyon halindedir. Etkileşirler etkilenirler değişirler yeni yeni şeyler öğrenirler bir şeyleri unuturlar uzun süre kullanmadıklarını Hafızanın derinliklerine atarlar daima dinamik tirler tir.

İnsan yapısı, duyguları, düşünceleri, hisleri, ne işle meşgul ise, ne işle hemhal ise, ne ile meşgulsen ne ile yatıp kalkıyorsan duyguları düşünceleri hisleri bu yönde değişir, dönüşür.

Bir süre sonra alışkanlığı, huyu, ihtiyacı haline gelir.

Huylara göre ayarlar adapte eder şartlandırır. 6 ay 1 sene sonra da alışkanlıklar kemikleşerek kişilik, şahsiyet, karakter halini alır.

Eğitim öğretim talim terbiye tedrisat öğrenciyi insanları istenen bir yönde yönlendirmek ve değiştirmek içindir.

Nasıl Asker ocağında, yatılı okullarda,  kurslarda, eğitim merkezlerinde, uygulanan programlar insanları istenen yönde bir kalıba sokmak içindir, değiştirmek dönüştürmek içindir.

Yani insanoğlu ya Kendi çabasıyla kendi yöntemleriyle değişebilir ya da başkalarının uyguladığı eğitim öğretim talim terbiye sistemleriyle değiştirilebilir yeni alışkanlıklar yeni hayat tarzları olabilir dolayısı ile insan değişime dönüşüme başkalaşıma ya açık bir canlıdır.

İnsan pozitif veya negatif yönde sürekli bir değişim etkileşim halindedir.

Birilerinin propagandasına dayatmasına algı operasyonu maruz kalırsa onların istediği yönde düşünen hisseden duyan hareket eden bir insanda olabiliyor.

İnsan  Hiçbir şey yapmadan hiçbir şeye ilgi duymadan merak etmeden okumadan Araştırmadan akıl etmeden aklını, beynini, zihnini, mantığını, dimağını atıl bırakarak tembellik yaparak miskinlik yaparak onları paslandırabilir, üzerini tozlandırabilir kuru otlar dikenler biter.

Öğrenme muhakeme etme hücrelerini kanallarını körelebilir. Uzun süre kullanılmayan organ sistem işlevini kaybedeceği prensibinden hareketle uzun süre çalıştırılmayan beyinde küçülüyor hücreleri ölmeye başlıyor.

Maalesef bütün İslam ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de bu tembellik bu miskinlikten dolayı uzun yıllardır bir kitabın kapağını açmayan bir araştırma bir aydınlanma yapmayan Beynini küçülten insanımızla doluyuz okuma öğrenme aydınlanma oranı maalesef on binde birler seviyesinde yani 82 milyon insanımızda 1 milyon bile okuma alışkanlığı, kültürü olan yok.

Üniversite okumuş akademik kariyer yapmış, doktor mühendis, mimar, prof ve bürokrat olup bu kültüre sahip olmayanlar, okuma alışkanlığı okuma kültürü yerleşmemiş durumda maalesef insanlarımız çoğunlukta.

Bir etiket, bir makam bir rütbe bir para şöhret itibar görünce kendilerini seçkin, elit, üst tabakaya koyup, ayrıcaklı zannederek daha okumama, bilgiye ihtiyacım yok diyor.

Bu vahim durum sekülerizm deizm ateizm maddecilik kapitalistlik rüzgarına kendilerini kaptıranlar çoğalıyor dini ve milli değerlerden kopuyor. Para ve makam kazanmak yükseliyor mana ve ruh alemi maneviyat erdemlerin değeri düşüyor.

Cehalet gaflet dalalet sinsi bir şekilde her yerimizi sarıyor. Mesela ben hatırlı itibarlı herkesin alkışladığı birinin onlarca hatasını yanlışını görebiliyorum. İnsanlar bir yalanı bir günahı bir haramı hakareti alkışlar mı cahil olmasalar alkışı bırak tepki gösterirler.

Cehalet gaflet mazeret olamaz bahane olamaz. Olsa olsa kişinin kendi tercihidir. Kardeşim biri seni tehdit mi ediyor? Okuma bilgi sahibi olma, bilinçlenme, araştırma inceleme diye.

Tembelliği, uyuzluğu, uyuşukluğu, miskinliği boş işlerle uğraşmayı boş faydasız laf etmeyi hayat tarzı yapmış iken nasıl mazeret uydurabilirsin bas baya kendi tercihindir.

İnsan bilmediğinin cahilidir. Sen yıllarca öğrenmeye bilmeye kendini kapamışken çölleştirmiş susuz gıdasız bilgisiz bırakmışsan yıllar sonra istesen de öğrenmezsin artık. Milyonlarca insan bırak bir kitap okumayı bir sayfa bile tahammül edemiyor sıkılıyor afakanları basıyor.

Neden uzak kalırsan ya ondan korunursun, ya da ondan mahrum kalırsın. Bu konuya Kuran’ın, Allahın ve peygamberimizin bakış açısı da çok ilginç çok ibretlik.

Fakat baya derin konu. Şimdilik o derine girmeyelim. İnşallah daha sonra. İsterseniz tabi. Okuyan herkese selamlar saygılar sunarım, Allaha emanet ederim.

 

SOSYAL MEDYADA TAKİP İÇİN;

Twitter.com/ismailsayan

Facebook.com/ismail.sayan.71

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT