2015’te Christie’s müzayedesinde gün yüzüne çıkan taş vakfiye yıllar sonra deşifre edildi. 1200 yıllık vakfiyenin Abbasi halifesinin Türk hadimi Ebu Salih tarafından Allah adına Filistinlilere bağışlanan iki köye ait olduğu ortaya çıktı.

İslam dünyasının bilinen en eski vakfiyesi deşifre edildi. Christie’s Müzayede Evi’nin 2015 yılında düzenlediği bir açık artırmada gün yüzüne çıkan yaklaşık 1200 yıllık taş kitabenin dönemin Abbasi halifesinin Türk hadimi Ebu Salih tarafından Allah adına Filistinlilere bağışlanan iki köye ait olduğu ortaya çıktı.

Vakfiyenin deşifre çalışması ise Hollanda Türk ve Arap Dünyası Araştırma Merkezi Başkanı, tarihçi Dr. Mehmet Tütüncü’nün öncülüğünde gerçekleşti. Vakfiye hakkında KARAR’a bilgi veren Dr. Tütüncü, tarihi eserin Christie’s’teki müzayede ile dikkatini çektiğini, ardından belirterek, “Yazısından, taşa işleniş şeklinden çok önemli bir kitabe olduğunu anladım. Yazı çivi yazısına benzeyen, değişik bir stilde yazılmış, noktasız, köşesiz harflerden oluşuyor. Zaman içinde biraz üzerinde çalıştım. Christie’s’i arayarak nerede bulunduğunu öğrenmeye çalıştım, İsviçre’de özel bir koleksiyonda bulunduğunu, 1996’da bu koleksiyona girdiğini belirttiler. O koleksiyona nasıl geldiği hakkında ise bilgi vermediler. Kitabe 20 yıl sonra satışa çıktı. Açık artırmada Irak’tan Samarra’dan geldiğini söylediler, tahminleri böyleydi. Ancak deşifre edilememişti” dedi. Kitabedeki yazıları deşifre için kufi yazıyı dünyada en iyi bilen isimlerden biri olan Tunuslu Prof. Lotfi Abdeljaouad’dan destek istediğini belirten Dr. Tütüncü, şu bilgileri aktardı: “Kendisinden iki ay ses çıkmadı, sonra geri döndü ve bu iki ay boyunca yazı ile uğraştığını belirtti. Metinde yazım hataları olduğunu ve fasih bir Arapça ile yazılmadığını belirti. En sonunda metni deşifre ettiğinde miladi 860 yıllarında yazılmış olduğunu, günümüze gelen en eski ve sağlam vakfiye olduğunu anladık. Vakfiyenin şartları, senetleri, nasıl işleyeceği konusu da taşa işlenmiş. İslam tarihi için çok önemli bir medeniyet belgesi ortaya çıkmış oldu.”

whatsapp-image-2021-12-09-at-10-06-50-copy.jpg
Dr. Mehmet Tütüncü

Dr. Tütüncü, ardından Prof. Dr. Abdeljaouad’dan deşifreyi makale olarak yazmasını rica ettiğini belirterek, makalenin Aralık ayında International Journal of Turkology’de yayınlandığını, dileyen herkesin ‘academia.edu/62140250/Earliest_Islamic_Waqf_on_stone’ adresinden erişebileceğini kaydetti.

Fazıl Say'dan 8 isim için beste: Beni çok etkilediler Fazıl Say'dan 8 isim için beste: Beni çok etkilediler

kulturic.jpg

GELİRİ FAKİRLERE BAĞIŞLANAN BİR TARIM İŞLETMESİ:

Vakfiyenin yazıldığı dönem hakkında da bilgilerini paylaşan Dr. Tütüncü, Ebu Salih’in 866’dan 869’a kadar sadece üç yıl bölgede hüküm süren Abbasi Halifesi Mu’tazz b’illah’ın hadimi olduğunu belirtti. Kitabedeki Ebu Salih’in bir Türk olduğunu ve halifenin ‘mevlası’ olarak kaydedildiğini söyleyen Dr. Tütüncü, şunları aktardı: “Abbasi sarayında Ebu Salih gibi kişiler daha çok Kıpçak Türklerinden oluşuyordu. Genelde Karadeniz’in kuzeyinden gelirlerdi ve halifenin özel, günlük hizmetlerini yapan kişilerdi. Dolayısıyla halifeye çok yakın oldukları için devlet mülklerine erişimleri vardı ve mülk edinmelerine da izin verildi. Vakfiyede yer alan ‘Ebu Salih Hayr al-Khadim’ ifadesi, hayırlı işlerin babası, hizmetkarı anlamına geliyor.” Dr. Tütüncü, vakfiyede yer alan ve Ebu Salih tarafından Allah adına fakirlere bağışlanan iki köyün Filistin’deki verimli arazileriyle bilinen Taberiye Gölü çevresinde olduğunu, Şam’dan getirilen 40 adet at ve 25 katırın da çalıştırılması, üretimin fakirlere dağıtılması şartıyla birlikte Filistinlilere vakfedildiğini ifade etti. Dr. Tütüncü, “Yani bu vakfiyede oradaki fakirlere bir üretim, tarım işletmesi bağışlanıyor. Vakfiye, iki çiftliğin hasılatının tamamen fakirlere dağıtılmasını sağlıyor” değerlendirmesini yaptı. O dönemde halifenin hadimlerinin ancak ‘azatlı’ yani özgür olduğunda bağış yapabileceğini de hatırlatan Dr. Tütüncü “Bu vakfiyeden anlıyoruz ki Halife, Ebu Salih’i azat etmiş ki bu bağışı yapabilmiş, halifenin en önemli yardımcılarından biri olmalı” düşüncesini sözlerine ekledi.

RAMLA YAZITINDAN DAHA ESKİ TARİHLİ

Abbâsîler miladi 750 yılında Emevî hanedanlığını devirerek, İslam dünyasındaki halifeliği üstlendi. Abbasi Halifesi Mu’tazz b’illah 866’dan 869’a kadar sadece üç yıl bölgede hüküm sürdü. Vakfiyede belirtilen bugünkü adıyla Filistin’in aşağı Celile bölgesinde bulunan Taberiye Gölü, Hz.İsa’nın doğum yeri olduğu ileri sürülen Nasıra şehrine oldukça yakın.

whatsapp-image-2021-12-09-at-10-01-48-copy.jpg

Haçlılar, kitabenin yazıldığı tarihlerde bölgede 250 yıl kadar hüküm süren Abbasi’lerin ardından bu toprakları ele geçirdi. Vakfiyede adı geçen iki yerleşim yerinin Haçlılarla birlikte vakfiyesinin sona erdiği, hatıra olarak Christie’s tarafından açık artırmaya çıkarılan bu taşın geriye kaldığı düşünülüyor. Prof. Dr. Abdeljaouad vakfiyeye ilişkin makalesinde vakfiyenin muhtemelen her iki yerleşim yerinin girişinde mevcut olduğunu, ancak birinin bugüne ulaşabildiğini kaydediyor. Abdeljaouad, dördü Filistin’de ve üçü Suudi Arabistan’da olmak üzere bugüne kadar keşfedilen yedi antik taş vakıf yazıtının olduğunu belirterek, kendisinin deşifre ettiği vakfiyenin 1966’da ortaya çıkan ve bu türde bilinen en eski örnek olduğu belirtilen Ramla yazıtı ile bir ilişki içinde olduğunu, deşifre ettiği kitabenin Ramla tabletinden daha eski olduğunu ileri sürüyor.

Kaynak: KARAR