1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Binali Yıldırım fabrika ayarlarına döndü: FETÖ kumpaslarını böyle savundu
Binali Yıldırım fabrika ayarlarına döndü: FETÖ kumpaslarını böyle savundu

Binali Yıldırım fabrika ayarlarına döndü: FETÖ kumpaslarını böyle savundu

Türkiye bir yandan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadele ederken öte yandan FETÖ'nün darbe girişimine kadar önünü açan kumpaslarının savunucularıyla uğraşıyor.

A+A-

Her yıl düzenli olarak FETÖ'nün Ergenekon ve Balyoz kumpaslarını dillendiren Binali Yıldırım, yine sahneye çıkarak bu 'darbe girişimlerini' FETÖ'nün sulandırdığını savundu.

Daha önce Ergenekon, Balyoz ve diğer FETÖ kumpasları için mahkeme kararlarına ve “Kandırıldık” ifadelerini kullanan Erdoğan’ın aksine eski Başbakan Binali Yıldırım kumpasları savunmaya devam ediyor.

Yıldırım, ekim 2016’da “Ergenekon ve Balyoz sapına kadar gerçekti, FETÖ’cüler sulandırdı” sözleriyle kumpasın savunuculuğunu yapmıştı.

2017’de Kocaeli’nde konuşurken FETÖ’yü eleştirmek için söze başlayan Yıldırım, FETÖ kumpaslarını savunurcasına “Darbeciler, Balyozcular, Ergenekoncular sırasını savdı, bu sefer FETÖ’cülere görevi devretti” demişti.

Şubat 2018’de Ankara’da konuşan Yıldırım, “Tabiri caizse şeytan taşlamaktan vakit buldukça hizmet ettik. Önce balyozcular, ergenekoncular onları def ettik.” diyerek FETÖ’cü hakim ve savcıların operasyonlarını birkez daha sahiplenmişti.

Binali Yıldırım son olarak dün Manisa’da yaptığı konuşmada yine kumpas davalarını sahiplendi. Her yıl düzenli olarak kumpasları savunan Yıldırım bu sefer şu ifadeleri kullandı:

“Hatırlayın darbe heveslenmelerini, Balyoz, Ergenekon, Ay Işığı bu girişimler yok muydu, elbette vardı ancak ondan daha sinsi bu FETÖ denen bu örgüt bu girişimleri abartarak, sulandırarak olan işi yalan işe çevirdi. Sonra da bu engeli temizledikten sonra kendileri gerçek yüzünü ortaya koydu. MİT tırlarında, Gezi olaylarında 17-25 Aralık’ta ve nihayet 15 Temmuz gecesi ne türlü bir örgüt olduğunu, nasıl emperyal güçlerini emirlerine akıllarını kiraladıklarını gördük.”

İSTANBUL 4. AĞIR CEZA MAHKEMESİ: ÖRGÜT VARLIĞINA HÜKMEDİLMEDİ

Ümraniye’deki bir gecekonduda 12 Haziran 2007’de ihbar üzerine 27 el bombasının ele geçirilmesiyle başlayan ve 12 yıl sonra beraatla sonuçlanan Ergenekon davasında gerekçeli karar 3 Eylül 2019’da açıklanmıştı. 739 sayfalık gerekçeli kararda “Ergenekon adı altında suç işlemek için kurulmuş bir örgütün varlığına hükmedilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Örgütün, nerede, ne zaman, kim ya da kimler tarafından ne amaçla kurulduğu somut olarak ortaya konulamamıştır” denildi.
Gerekçeli kararda, “Mahkememizce de Ergenekon soruşturma ve kovuşturmalarında görev yapan kolluk görevlileri savcı ve hakimlerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi oldukları iddiasıyla yapılan soruşturma ve kovuşturma örnekleri incelenerek bu dosyalarda görev yapanların yaptıkları işlemlere şüpheyle yaklaşılmasına ilişkin örnekler toplanmış bu olgular var kabul edilmiştir. FETÖ, toplumda kabul görebilecek ve destek bulabilecek bazı yanlışların yaşandığı iddia ettiği alanlara el atarak gerçeği aydınlatmak, suçluları yakalayıp cezalandırmak, toplum vicdanını tatmin etmek adına girdiği izlenimi vererek kamuoyu desteği sağlamakta, bu soruşturma ve kovuşturmalarla elediği kişiler yerine kendi üyelerini ve etki alanındaki kişileri yerleştirerek zemin kazanmaktadır” denildi.

ERDOĞAN NE DEMİŞTİ

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 2015 yılında Harp Akademileri Komutanlığı’nda yaptığı konuşmada Balyoz ve Ergenekon gibi davalarla ilgili olarak, “Bu operasyonlarla şahsım başta olmak üzere, tüm ülke yanlış yönlendirildi, aldatıldı. Kurumlarımızın içinde örgütlenmiş, güçlü medya desteğiyle teçhiz edilmiş bir yapının, Türkiye’yi ele geçirmek için yürüttüğü bir kumpasa, bir darbe teşebbüsüne hep birlikte maruz kaldık” demişti. Erdoğan, “Samimiyetle ifade ediyorum; eski Genelkurmay Başkanımız başta olmak üzere, birlikte mesai sarf ettiğim için yakından tanıdığım pek çok komutanın tutuklanmasına şahsen gönlüm hiçbir zaman razı olmadı. Tereddütlerimi, itirazlarımı o dönemde bu işin sorumlularına ifade ettim, hatta kamuoyu önünde de dile getirdim” demişti.

‘METAL YORGUNU MU OLDUNUZ BİNALİ BEY’

Binali Yıldırım’ın geçen sene FETÖ kumpaslarını dile getirmesi üzerine Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, Ergenekon ve Balyoz operasyonlarının FETÖ kumpası olduğunu belirterek şunları yazmıştı:

“Ergenekoncular, Balyozcular sırasını savdı… FETÖ’cülere görevi devretti.”

*

Şu işe bakın hele!

Yıl olmuş 2017…

Ve ülkemizin başbakanı Binali Yıldırım, resmen ve alenen “Zaman gazetesi başyazarı” gibi konuşuyor.

*

Binali Bey…

– Sanki Ergenekon’un, Balyoz’un en başından en sonuna kadar FETÖ kumpası olduğu ortaya çıkmamış gibi…

– Sanki başta Zekeriya Öz olmak üzere bu soruşturmaları yürüten tüm savcı ve polislerin FETÖ’cü oldukları ortaya çıkmamış gibi…

– Sanki Ergenekon’la, Balyoz’la Türk Silahlı Kuvvetleri’nde FETÖ’cülere yer açıldığı ortaya çıkmamış gibi…

Hâlâ Ergenekon diyor, hâlâ Balyoz diyor.

*

Ama aynı Binali Bey’e…

“Madem FETÖ’cü polis ve savcıların yürüttükleri Ergenekon ve Balyoz operasyonları gerçek… O zaman aynı FETÖ’cü polis ve savcıların yürüttükleri 17/25 Aralık operasyonları için ne diyeceksiniz?” diye sorsak…

Verecek cevap bulamaz.

*

Binali Bey… Binali Bey…

Galiba sizde metal yorgunluğu başladı.

Tatile falan mı çıksanız?

KUMPAS-DER: FETÖ’CÜLER VE EMPERYALİSTLERİN İŞİ KOLAYLAŞIR

“FETÖ kumpasları mağdurları tarafından kurulan Kumpas-Der, önceki sene “Ergenekon ve Balyoz sapına kadar gerçekti, FETÖ’cüler sulandırdı” diyen Başbakan Binali Yıldırım’a şu sözlerle yanıt vermişti:

“Söz konusu davalar FETÖ’cü hainlerce başlatılmış ve o zamanki siyasi iktidarın desteği de sağlanarak aleyhimize oluşturulan kamuoyu ile yürütülmüştür. Sonuçta pek çok TSK mensubu hukuksuzca cezalandırılarak tasfiye edilmiştir.

Bu davalarda “gerçek payı var” demek, ne yazık ki Cumhuriyet Savcılıklarımızca hazırlanan FETÖ/PYD iddianamelerinde yer alan ve terör örgütü mensuplarının suçlanmalarına gerekçe yapılan Balyoz, Ergenekon ve Askeri Casusluk gibi davaların kumpas olduğuna ilişkin gerçekleri de yok saymak demektir.

Hatalarda ısrar, emperyalist saldırı altındaki ülkemizde şu anda en fazla olması gereken birlik ve beraberliği bozmaktadır.

Kamuoyunun bilmesini isteriz ki, biz kumpas mağdurları, birlik ve beraberliğin bozulmaması için “sapına ve gövdesine kadar” doğru olan her gerçeği dile getirdik ayrıca FETÖ ile mücadele de tavizsiz tutumumuz kamuoyunun bütün kesimlerince bilinmektedir.

Şayet Başbakan ve diğer Hükümet yetkilileri sona ermiş bu davalarla ilgili yeni bilgi ve belgelere sahiplerse derhal yargı mercilerine başvurmaları gerekmektedir. Eğer böyle bir şey yok ise bu tür söylemler sadece FETÖ ve gerisindeki emperyalist güçlerin işlerini kolaylaştırmaktadır.”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT