1. YAZARLAR

  2. Kutluhan Tencan

  3. Aşıdan neden çekiniyoruz?
Kutluhan Tencan

Kutluhan Tencan

Detail Haber / Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Aşıdan neden çekiniyoruz?

A+A-

90 kuşağı olmanın ciddi avantajları vardır aslında. Türkiye’nin neoliberal sisteme geçişinde yaşanan, önceki ve sonraki süreçleri yaşamış oluyorsunuz. Bu da size daha fazla kıyaslama olanağı veriyor.

Mesela ilkokuldayken müfettiş kelimesi, bizim yaramazlığımızı engelleyen bir yaptırım sözcüğüydü.

Buradaki müfettiş sadece öğrenci için değil, öğretmen için de bağlayıcılığı yüksek bir yer teşkil ederdi.

Çünkü müfettiş demek; denetim demekti, denetim demek; devlet var demekti, devlet var demek; vatandaşım rahat olsun demekti.

Ve tabi soğuk savaşın da bitmesiyle hızlanan küreselleşme dalgası, benim de sonlarına yetiştiğim bu devlet mekanizmasını, olabildiğince tarumar etti.

Vatandaş olmaktan, tüketici olma safhasına geçtik.

2000 öncesinde birçok aşıyı seve seve yaptıran ebeveynlerimiz şimdi, o aşıdan korkar hale geldi. Birer üretici olan ebeveynlerimiz, vatandaş değil, artık birer tüketici olduklarını, gerek iş hayatlarında, gerek sosyal yaşamlarında daha fazla farkındalar.

Aşı karşıtı değilim, aşı insan sağlığı için eşik denilecek bir uygulamadır. Fakat sadece ülkemizde değil, başta Avrupa’da olmak üzere birçok ülkede baş gösteren bu aşı karşıtlığının, esas sebebini devletlere olan güvensizlikten kaynaklandığı görmek gerekiyor.

Aşı karşıtlığının başını çeken ülkelerden olan Fransa’nın, son yıllardaki hükümetle olan gerginliği hâlâ yumuşamadan devam ediyor.

Sarı Yelekliler ile başlayan süreçle beraber, isteklerini hükümete ileten kitleler, artık “vatandaş” olmak istediklerini, tüketici gibi davranılmak istemediklerini ifade ediyorlardı.

Bugün de bu istek gerek ülkemizde, gerekse neoliberal yapıya teslim olmuş birçok ülkede baş göstermeye devam ediyor.

Pandemi ile çok daha fazla anlamış olduğumuz “halkçılık” ve devletçilik” ilkelerinin gereklilikleri yerine getirilmeden, aşı gibi en yalın konularda bile birçok tartışma cereyan edecektir.

Halbuki Türkiye 1936’da, Hıfzıssıhha’da 17 farklı aşı üretiyordu. Ve bu aşıları ihraç ederek önemli bir kazanım elde ediyordu. 1998’de buna son verilerek aşılar dışarıdan alınmaya başladı.

Yıllardır ilaç sektörünü kapitalist tekellere vererek, halk sağlığıyla oynanmasına müsaade etmenin sonuçları da, böyle güvensizlik ortamının oluşmasına neden olmaktadır. 

Şimdi tekrar o güveni yakalamak için de, 2020 yılında, 1930’lardaki bilincimizi yakalamaya çalışıyoruz.

Nereden nereye…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT