Parti grubunda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan İYİ Parti lideri Meral Akşener, dikkat çeken ifadeler kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, TBMM'de parti grubunda yaptığı konuşmada hükümete yönelik sert eleştiriler yöneltti.

"TÜRKİYE'NİN BİRİNCİ PARTİSİ OLACAĞIZ"

İktidarın ilk seçimde el değiştireceğini belirten Akşener, "Sandık milletin namusudur. Milletimiz bize sandığı emanet etti. Biz de bu kutlu emanete tüm gücümüzle sahip çıkacağız. Milletimizin helal oyunu ne trafoda gezen kedilere, ne de mühürsüz oy sayan nankörlere yedirmeyeceğiz. Her sandık başında görevli arkadaşlarımızla, ıslak imzalı tutanaklarımızla, kaya gibi irademizle seçimin bekçisi olacağız. Hiç merak etmeyin. Sandıkla gelenler sandıkla gidecekler. Bu ucube sistemi tarihe gömeceğiz. O irade bizde var. Hiç merak etmeyin, Millet İttifakı'nın adayı Türkiye'nin 13. cumhurbaşkanı olacak. İYİ Parti Türkiye'nin birinci partisi çıkacak. Pazarlıksız, koşulsuz, şartsız bu ülkenin hak edilmiş iktidarı biz olacağız. O güç bizde var." ifadelerini kullandı.

"HAZIR OLUN, ÇOK AZ KALDI"

Konuşması salondakiler tarafından ayakta alkışlanan Akşener, sözlerinin devamında "Biz milletimizin gerçeklerini konuştukça milletimiz de bizim arkamızda durdukça, engeller karşısında dimdik duracağız. Duvarları korkusuzca yıkacağız. Türkiye'nin güçlü, zengin ve mutlu geleceğini milletimizle el ele inşa edeceğiz. Hazır olun çok az kaldı." dedi.

Akşener'in açıklamalarından satır başları:

"Sayın Erdoğan ve arkadaşlarını Abdülhamid Han üzerinden bir yaygara tufanı almış gidiyor. Hakaretlerin, öfke nöbetlerinin, nefret şovlarının biri bin para. Oysa dillere destan şanlı tarihimize sahip çıkmanın da, tarihimizden ilham alarak yol yürümenin de tarihe atıf yaparak siyaset dersi vermenin de yolu ilk önce tarihi öğrenmekten geçer. Yalan, yanlış danışman notlarından öğrenilmez. Dizi sahnelerinden, çizgi romanlardan hiç öğrenilmez. Tarih, okuyarak araştırarak öğrenilir. İşte bu yüzden sayın Erdoğan tarihi bir türlü öğrenemiyor çünkü kendisi okumayı hiç sevmiyor. Eline tutuşturulan notlardan ötesini görmüyor. Unuttuğu bir şey var biz tarihe onun gibi kişiler üzerinden bakmıyoruz. Biz tarihe onun gibi kavgalar üzerinden de bakmıyoruz.

ABDÜLHAMİD HAN POLEMİĞİNE YANIT VERDİ

Biz tarihe değerler, sistemler ve sonuçlar üzerinden bakıyoruz. Çünkü biz Abdülhamid Han ile değil o günün şartlarındaki demokrasi rüzgarıyla ilgileniyoruz. Tarihin her döneminde milletimizin istibdada karşı koyduğu tavırla ilgileniyoruz. Tekleşmeye, tek adamlığa giden her yolu azimle keşmiş olan milli irade ile ilgileniyoruz. Sayın Erdoğan nedense istibdat dönemiyle günümüz arasındaki benzerlikleri dile getirmemden çok rahatsız oldu. Abdülhamid Han'ı kendisine benzetmemi bir hakaret olarak algıladı. Yani sayın Erdoğan'ı Abdülhamid'e benzetmek rahmetliye hakaretmiş. Sayın Erdoğan için rehber kabul ettiği, rol model aldığı ama nasıl vefat ettiğini bile bilmediği Abdülhamid Han'ı kendisine benzetmek büyük bir hakaretmiş. Yani biz aslında istibdada karşı koyan o ruhtan bahsederken değil sayın Erdoğan'a benzetirken Abdülhamid Han'a hakaret etmişiz. En azından kendisinin farkında bu da bir şeydir.

İstibdat bir olgudur bu inkar edilemez. Bu tarihsel bir hakikattir ancak görüyoruz ki Sayın Erdoğan için istibdadın kendisi değil istibdada kimin maruz kaldığı ve istidadı kimin uyguladığı daha önemli. Kabile zihniyeti işte böyledir. Kendi uyguladığı istibdadı umursamaz ama kendi maruz kaldığı zaman avaz avaz bağırır. İstibdat göreceli değildir, ya vardır ya da yoktur, ya karşısındadır ya yanındasındır.

"ERDOĞAN'I ŞİMDİDEN UYARIYORUM"

Sayın Erdoğan'ı şimdiden uyarıyorum. Bu saatten sonra, 'milletim beni affetsinler' tutmaz. 'Ortağım beni kandırdı' edebiyatını da kimse yemez. Benden söylemesi. Yenilgiyi şimdiden sindirmeye başlasan iyi edersin. Çünkü sandıkta başına gelecek hazin sonu görmemize inan ki, çok az kaldı.

"BATI İYİ NİYETİMİZİ SUİSTİMAL ETTİ"

İsveç ve Finlandiya NATO üyeliğine başvurdular. Bu talebin kabul görmesi için mevcut üyelerin oy birliğine yani Türkiye'nin de onayına ihtiyaçları var. Yalnız burada unutmamız gereken bir şey var. Ülkemizin şimdiye kadar Batılı ülkelere gösterdiği iyi niyet defalarca suistimal edildi. Mesela Yunanistan'ın NATO üyeliği için verdiğimiz onay Ege Adaları'nın silahlandırılmasıyla sonuçlandı. Bugün Türkiye'den İsveç ve Finlandiya'nın üyeliği için iyi niyet bekleyenlerin ilk önce kendi niyetlerini sorgulamak gerekiyor. İYİ Parti olarak bu kararın milli menfaatlerimiz göz edilerek verilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

"ÖDEMELER DENGESİ KRİZİNE GİDİYORUZ"

İttifak ortağı Bahçeli'den İsveç ve Finlandiya'ya NATO yolunun açılmasına ilk yorum İttifak ortağı Bahçeli'den İsveç ve Finlandiya'ya NATO yolunun açılmasına ilk yorum

Geçen hafta yabancı bir haber ajansında bir bankanın İngiltere Merkez Bankası'nda tuttuğu altınları değerinin altında sattığına dair bir haber çıktı. Biz elinde kalan son kıymetli varlıkları da adeta müflis bir tüccar gibi satıp bozduran bu kurumun Türkiye Merkez Bankası olduğuna inanmak istemiyoruz. Tek bir kişinin keyfine mahkum edilen bu sistemin maalesef artık bir alışkanlık haline getirdiği akıl ve bilim dışı kararlarla, gelip dayanacağı yer tam olarak burası. Sayın Erdoğan, ışıltılı bakanın, emir eri Merkez Bankası başkanın ve bol maaşlı danışmanların korkularından sana anlatamıyorlar ama senin bu öngörüsüz politikaların ile göz göre göre ödemeler dengesi krizine doğru gidiyoruz."