1. YAZARLAR

  2. E. Albay Birol Yörük

  3. 15 Temmuz, Yeni Türkiye ile Eski Türkiye'nin Fiili Çatışmasıydı
E. Albay Birol Yörük

E. Albay Birol Yörük

İstihbaratçı - Emekli Albay
Yazarın Tüm Yazıları >

15 Temmuz, Yeni Türkiye ile Eski Türkiye'nin Fiili Çatışmasıydı

A+A-

15 Temmuz, Yeni Türkiye ile eski Türkiye'nin fiili çatışmasıdır, Gezi ile yapılmak istenen bu sefer tanklarla uçaklarla yapılmak istenmiştir. Aslında, biz gericiliğe karşıyız diyerek her türlü antidemokratik tutumun ardında mevzilenenler, değişime direnenler, eski Türkiye'yi istiyoruz diye tutturanlardır gerici olanlar. Tabii ki bu yalın gerçeği kabul etmeniz için, gericilik/ilericilik anlayışınızın gardrop ilericiliğinden öte olması gerekiyor.

Tankların halkı sokaklarda ezdiği 15 Temmuz darbe girişimini sevinç çığlıklarıyla karşılayanların, girişimin halkın direnişiyle akamete uğratılmasıyla yaşadıkları hayal kırıklığı dillerinden "bu darbe değil, tiyatro" biçiminde yansımıştır. İntikam duygusuyla yanıp tutuşan bu kesim hâlâ yenilgilerinin rövanşını almak için taş altındaki bir yılan gibi uygun sıcaklığı beklemekte zira kazanılan birkaç belediye ile tıslamaya da başladılar.

15 Temmuz darbe girişimini övmek, içeriğini karartmak sadece yasa dışı bir fiil, suç değil aynı zamanda gayr-ı meşru ve hiç kuşkusuz ideolojik, politik bir tutumdur. Tıpkı darbeye canı pahasına karşı koyanların, ilk dakikadan itibaren hiç tereddütsüz darbeye amasız hayır diyenlerin tutumunun ahlâkî, politik, ideolojik bir tutum olması gibi.

Bir kitle hareketinin politik niteliği sadece katılımcılarının içinde "sağcı" mı var "solcu" mu var diyerek belirlenemez; kitleyi harekete geçiren çelişkiler nedir, hangi sınıfsal kesim hangi taleplerle sokağa dökülmüş, söylemi nedir, kimler bu kitlelerle karşı karşıya gelmiştir, hangi sınıfsal kesimler kitlelelerin karşısına dikilmiştir. Tanklara karşı kimler sokağa iniyor ve kimler her fırsatta "ordu göreve" çağrısı yapıyor ve tankları alkışlıyor, ölçümüz bu olmak zorunda, etiketler ve imajlarla hareket edemeyiz.

Aslında nispeten kaybettiği iktidarı tekrar tamamen eline almak isteyen, yine daha çok söz sahibi olmak isteyen, konforunu kaybetmekten korkan ve çok net bir biçimde, meşruiyetini çeşitli kitle manipülasyonlarına dayandıran, bizzat mali sermayenin belirli bir kesimi ve emperyalizm tarafından yönlendirilen bu orta sınıfın, uzun yıllar hükmetmiş olmanın kendilerine kazandırdığı kültürel ve politik araçlarla alt sınıfları da yer yer harekete geçirtiyor olması, bu çevreler hakkında sizi yanıltmasın.

Bu mücadele  “Baktım Avrupalılar geldi beni öpüyor. Ula Avrupalı niye beni öpüyor?" diyen Anadolu çocuklarıyla, kendini Batı'ya pazarlamışlar arasındaki mücadeledir. Bu mücadele kabuğunu kıran Türkiye ile Türkiye'yi tekrar kabuğuna çekilmeye zorlayanların mücadelesidir; o yüzden bugün S-400'ler gericilerin bu kadar gözüne batmıştır.

Hangi siyasi etiket altında olurlarsa olsunlar, büyük kentlerde palazlanmış orta sınıf mensuplarının her yanları ayrı oynuyor, söylemeleri retorikten öte değil, sınıfsal gerçeklik bir turnusol gibi işlev görüyor ve etiketlerin altında ne var ne yok görüyorsunuz nihayetinde. O yüzden çok ilginç siyasi ittifaklara şahit oluyoruz ki bu aslında farklı ambalajlarda aynı içerikte bir mamül ile karşı karşıya olduğumuzu da gösteriyor bize. 

Ne var ki 15 Temmuz'un mağduru olmak, haklı olmak tek başına yeterli değil, önümüzdeki süreçte ilericiler en geniş kesimleri kucaklayacak ve emperyalizmin işbirlikçisi şer cephesini daraltacak bir strateji izlemek zorundalar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT