1. YAZARLAR

  2. Kutluhan Tencan

  3. Yüzeyselleşmenin uçurumları
Kutluhan Tencan

Kutluhan Tencan

Detail Haber / Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Yüzeyselleşmenin uçurumları

A+A-

İnsanın çakralarını açan, algılarını altüst eden, içine aldığı rüzgarıyla sizi girdaptan girdaba sokan, büyük yazar Tolstoy’un çok etkilendiğim bir sözü, bugünlerde aklımı fazlaca meşgul etmekte.

“Hareket etmezseniz zincirlerinizi fark edemezsiniz.” Her insanın mutlaka edinmiş olduğu zincirler farklıdır. İnsanın kendi iç çelişkileri buna cevap verebilir. Lakin bu zincirlerin tamamıyla fark edilmesini sağlamayacaktır.

Edinilmiş zincirlerin fark edilmesi, ufkun genişliğine bağlıdır aslında. Yaşanılan dünyayı yorumlama ve burada kendisinin nerede yer aldığı, bu yer alışın doğruluğunun tartışılması iyi bir başlangıç olacaktır. Bu başlangıç sayesinde bazı sorgulamalarla edinilen bilgilerin toplamı pragmatik kazanç sağlayabilir.

Bazı zincirlerin fark edilmesi, sağlanan yüzeysel bilgilerin hemen ardından geliyor. Yüzeysel bilgiler ışığında bir farkındalık oluşuyor. Bu farkındalığın çevremize yayılması için bizde, girişimlerde bulunuyor ve bu farkındalığın bize bir fark yarattığını da, bizi çevreleyen insanlara göstermek istiyoruz.

İNSANIN EN BÜYÜK HATASI; BEN BİLİRİM

Edinilen bilginin kapitalizm olduğunu varsayalım. Kapitalizmin acımasızlığını, tükenmişliğini önümüze gelen herkese haykırma duygusunu içimizde yaşarız önce. Bir farkındalık peşindeyizdir. ‘’Bak kardeşim öyle değil, böyle.’’  Bu belli bir yere kadar kendini tekrar eder. Edindiğimiz bilginin derinliğini sağlayamadığımızdan dolayı, ilerleyen zamanlarda ajitasyonlarla direnç oluşturmaya başlarız. Ve bunun da ilerisinde, tekrardan başka işe yaramayan bilgilerimiz bize düşman olur. Düşman olur çünkü bilgi, aktarım yapıldıkça bilgidir. Himayenize geçirince değil. Sonuç olarak bilgiyi himayenize aldığınıza göre, artık sizindir. En iyisini siz bilirsiniz. 

- Herkes cahil, ya ben?

- Ben çok biliyorum.

Sokrates’in ‘’bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir’’ tespiti insanın gelişimine en büyük atıf belki de. Bildiğini söyleyen insan, öğrenme yeteneğini arkeologların bile bulamayacağı sandıklara gömecektir.

Bilgisinin her zaman eksik ve yetersiz kaldığını görenler ise dünyayı değiştirecektir. (Bkz: Fotoğraf)

Derinleştirilmeyen bilgiler, insanın kendi zincirleri, kendi duvarlarıdır. Onların esiri olmuşlardır ama en kötüsü de savundukları fikirleri anlamlandıramadıkları için o fikirlere de ihanet etmektedirler.

Çünkü fikirler, savunulmaları için değil, hayata uygulanmaları, yaşanılan toplumda karşılık bulmaları ile anlamlıdır.

KÖTÜ HASTALIK; MUHALİFÇİLİK

Savunduğunuz fikir karşılık bulmuyorsa, zıddı ile onu ayakta tutmak zorunda kalırsınız. Ak diyene kara, kara diyene ak diyeceksiniz ki ayakta kalasınız. Sonuç olarak savunduğunuz fikrin, derinliğinde sizin savunduklarınız yok, hayatın gerçekleri var. Siz ne kadar çırpınsanız da gerçekliğe çalım atamazsınız. Ama kendinize çalım atabilirsiniz. Zaten yüzeyselleşmenin en kötüsü de bu; insanın kendini kandırması. Ve bu kandırmacanın hiç bitmemesini, en büyük arzusu ilan etmesi.

Gelin wikipedialaşmadan vazgeçelim. Bilgimize bilgi katıp, insanlığın önünü açmada birbirimizle yarışalım. Çalışmak ve kendimizi aşmak en büyük kıstasımız olsun. Yoksa muhalifçilik hastalığı, ana muhalefet partisini öldürdüğü gibi, bizi de öldürebilir.

einstein.jpg

Einstein'ın Ölüm Günü ve Geride Bıraktığı Odası...

 

SOSYAL MEDYA TAKİP İÇİN;

Twitter.com/KutluhanTencan

İnstagram.com/kutluhantencan

Facebook.com/kutluhan.tencan

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT