1. YAZARLAR

  2. Emrihan Aydın

  3. Yepyeni bir Türkiye ve Kurumsal Dönüşüm
Emrihan Aydın

Emrihan Aydın

Detail Haber / Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Yepyeni bir Türkiye ve Kurumsal Dönüşüm

A+A-

Sanayi ve hizmet sektörlerinde 2013 yılında 2.695.131 girişim faaliyet gösterdi. Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) toplam girişim sayısının %99,8’ini, istihdamın %74,2’sini, maaş ve ücretlerin %54,7’sini, cironun %63,8’ini, faktör maliyetiyle katma değerin (FMKD) %52,8’ini ve maddi mallara ilişkin brüt yatırımın %53,3’ünü oluşturdu.(Küçük ve Orta Büyüklükteki Girişim İstatistikleri, 2015, TÜİK)

Güçlü sermaye ile yatırımın yapılmadığı ülkemizde, makro açıdan büyümenin yolu; şirketler içerisinde büyük bir orana sahip KOBİ’ lerin büyümesi ile doğru orantılı olmasıdır. Her zaman dediğim gibi asıl olan “girişimcilik” değil “sürdürülebilir girişimcilik”’ tir. KOBİ olarak kurulan bir şirketin büyümemesi ülke ekonomisine pozitif ya da negatif yönlü katkı sağlayacaktır. Bu sebeple iki seçenek var: Birincisi küçük girişimlerin yerine büyük sermayeli girişimlerde bulunmak. İkincisi KOBİ lerin faaliyetlerinde büyümelerini sürekli ve sürdürülebilir hale getirmek.

İlk öneri de sermayenin büyüklüğü ancak küçük sermaye gruplarının bir araya gelerek “ortaklık” kültürü ile sağlanabilir. Ülkemizde ortaklık kültürünün olmadığını çok net söyleyebilirim. Her zaman “küçük olsun benim olsun” vizyonu ile hareket edilmektedir. Bu yıllar içerisinde deneyimimle sabitlediğim bir gözlem.

İkinci öneri ise şirket sahiplerinin vizyonu ile doğrudan alakalı bir konu. Evet şirketinizi kurdunuz. Temel düzeyde şirketiniz, ihtiyaçlarını karşılar hale geldi. Ya sonrası? İşte kırılma noktası bu dönemdir. Belli bir büyüme hızını yakalamış/yakalamaya başlayan şirketler hızlarını kesmeden yatırımlarına devam etmelidir. Fakat bu yatırım genelde ilk yapılan yatırım olan yatırımdan biraz farklı. “Beşeri yatırım”. Biraz açmak gerekirse bu yatırım ile şirketinizin niteliksel büyümesi, başarınızın sürekli hale gelmesi ve kurumsallaşma adımlarının atılmasıyla gerçekleşen yatırımdır.

Başarının anahtarı Kurumsal Dönüşüm

Eski nesil, gelenekselleşmiş yönetim anlayışına karşın; yenilikçi, organizasyonel alanda sürekli kendini yenileyen bir şirket yapısı haline gelmek için şirketlerde gerçekleşmesi gereken kurumsal dönüşüm dönemidir.

Bu dönem kurumsallaşmanın adımlarının atıldığı bir dönemdir. Fakat burada en önemli konuyu söylemeden geçemeyeceğim. Kurumsal Dönüşüm Dönemi, sihirli değnek ile şirketinizin bir anda büyüme gösterdiği dönem değildir. Bu dönem ekim dönemidir. Hasadı ise bu dönem sonunda alırsınız. Diğer bir husus ise bu dönem şirketten şirkete farklılık göstermektedir. Aynı sektörde iki şirket dahi olsa, şirket kültürü, müşteri ilişkileri, hedef kitleleri gibi birçok faktörden dolayı süreç farklılık göstermektedir.

Üçüncü ve en önemli özelliği ise şirketlerin kurumsal dönüşümleri için standart bir reçeteleri yoktur. Bu sebeple bu dönemi tahlil ve sonrasında tedavi olmak üzere ikiye ayırmamız gerekmektedir. Aksi durumda “kök nedeni” tespit edilemez ve kalıcı çözümler yerine “yara bandı” niteliğinde geçici çözümler üretilir ki; bu da kurumsal dönüşüm ilkelerine terstir.

Peki bu dönüşüm nasıl olmalı?

KOBİ’lerin %40,5’i organizasyon ve/veya pazarlama yeniliği faaliyetinde bulundu.

KOBİ’lerin %40,5’i 2012-2014 yıllarını kapsayan üç yıllık dönemde organizasyon ve/veya pazarlama yeniliği faaliyetinde bulundu. Bu kapsamda KOBİ’lerin %27,9’u organizasyon yeniliği, %33,4’ü ise pazarlama yeniliği gerçekleştirdi. (Küçük ve Orta Büyüklükteki Girişim İstatistikleri, 2015, TÜİK)

Yukarıdaki veriye baktığımızda KOBİ’ lerin neredeyse yarısı organizasyonel anlamda yenilik faaliyetinde bulunmuş. Eminim ki yenilik faaliyetini beyan eden %40,5’ lik dilim incelense, çok azı evrensel yönetim ilkelerine göre yeniliği gerçekleştirmiştir. Bunun birkaç nedeni var. Birincisi şirketler, bu türlü beşeri yatırımı hala masraf olarak görmektedir. Bu sebeple bu alana yatırım yapmak yerine mevcutta çalışan personele ek görev olarak verilir ki o personelin bu konudaki yetkinliği tartışılır. Diğer bir neden ise bu konuda çalışma yapan şirketlerin kalite standardının olmaması ve yanlış uygulamalarla işverende hayal kırıklığı yaratmak. En önemlisi de işverenin, bu işi yapacak profesyonel kişi ve/veya şirketten her şeyi yapmasını beklemesi.

Kurumsal dönüşüm şirket sahibinde başlar, şirket sahibinde biter…

Hiçbir kimse/şirket iş verene dokunmadan şirketteki dönüşümü gerçekleştiremez. Kurumsal dönüşüm yukarıdan aşağıya doğru ilerleyen bir süreçtir. İş veren dönüşüm ateşini yakan ilk kişidir. Ve bu ateşin şirkette yanmasından ve sönmemesinden sorumlu olan yegane kişi.

Ülkemiz için gelecek adına yatırımların hızlandığı, beşeri yatırımın daha çok dile getirildiği bir dönem ile yerli ve milli üretimin hızlandığı bir döneme geçilmesi diliyorum.

Ülkemiz geçtiğimiz bir aylık süre içerisinde yepyeni tohumlar ekiyor. Bu tohumlar, iş dünyasında da karşılığını fazlasıyla görüyor. Umarım bu makro çabaların, şirketlerin kurumsal dönüşüm ile birlikte mikro düzeyde de hız kazandığı bir süreç olur.

Önümüzdeki sürecin adı aslında belli: “Yepyeni bir Türkiye

Yepyeni bir Türkiye yolunda, tüm iş dünyasına başarılar dilerim.


Emrihan AYDIN
Kurumsal Dönüşüm ve Stratejik Yönetim Danışmanı

Twitter.com/emrihana

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT