1. YAZARLAR

  2. Emrihan Aydın

  3. TÜRKİYE’DE DERNEKLERİN DURUMU
Emrihan Aydın

Emrihan Aydın

Detail Haber / Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

TÜRKİYE’DE DERNEKLERİN DURUMU

A+A-

Demokrasiler de yasama yürütme ve yargı erklerinin, medya ile birlikte, iki büyük tamamlayıcısından birisidir Sivil Toplum Örgütleri. Demokrasinin büyük yapı taşlarından bir tanesidir. Katılımcı yönetimin en büyük gereklerindendir.

Belirlenen hedefler için bir araya gelinerek oluşturulan STK’ lar, merkezi ve yerel yönetimlerin en büyük destek unsurlarındandır. “Baskı gurubu” olarak geçmesinin nedeni, yönetimlerin icraatleri sırasında yönetime yol gösterme misyonu çerçevesinde çalışmasıdır. Doğru işleyiş sağlandığı takdirde yönetimlerin adeta destek ve denetleme organlarıdır.

Ülkemizde maalesef, Osmanlı’ da dernekçilik kültürünün çok yaygın ve işler olmasına karşın, çok başarılı olduğunu söyleyemeyiz. Günümüzde siyasete atılmak için bir basamak ya da kişisel marka oluşturmak için güzel bir fırsat olarak karşımıza çıkıyor. Hal böyle olunca da proje üreten, baskı unsuru olan ve kanun koyucuya yardımcı olma misyonları geride kalıyor. Bu vizyon ile hareket eden derneklerin sayısı maalesef çok az, zaten onlar da meyve veren ağaç taşlanır misali, büyük ve haksız eleştirilerin odağında oluyor.

Ülkemizdeki dernekçiliğin durumu nedir?

Ülkemizde Aralık 2015 itibariyle toplamda 108.719 tane dernek olduğunu görüyoruz. İllere göre dağılımı aşağıda verilmiştir.

İllere Göre Dernek Sayısı ve Yüzdesi

 
 

İstanbul

21.505

19,78%

 

Ankara

10.281

9,46%

 

İzmir

6.165

5,67%

 

Bursa

4.596

4,23%

 

Kocaeli

3.163

2,91%

 

Antalya

2.811

2,59%

 

Konya

2.762

2,54%

 

Adana

2.279

2,10%

 

Samsun

2.013

1,85%

 

Mersin

2.007

1,85%

 

Gaziantep

1.839

1,69%

 

Sakarya

1.770

1,63%

 

Balıkesir

1.686

1,55%

 

Manisa

1.578

1,45%

 

Denizli

1.496

1,38%

 

Trabzon

1.479

1,36%

 

Aydın

1.464

1,35%

 

Kayseri

1.440

1,32%

 

Hatay

1.380

1,27%

 

Afyon

1.246

1,15%

 

Eskişehir

1.233

1,13%

 

Muğla

1.214

1,12%

 

Diyarbakır

1.169

1,08%

 

Kütahya

1.161

1,07%

 

Tekirdağ

1.115

1,03%

 

Şanlıurfa

1.084

1,00%

 

Ordu

1.065

0,98%

 

Malatya

1.051

0,97%

 

Zonguldak

1.031

0,95%

 

Kahramanmaraş

994

0,91%

 

Çanakkale

929

0,85%

 

Erzurum

914

0,84%

 

Van

871

0,80%

 

Düzce

870

0,80%

 

Isparta

858

0,79%

 

Sivas

825

0,76%

 

Giresun

712

0,65%

 

Rize

709

0,65%

 

Çorum

691

0,64%

 

Elazığ

685

0,63%

 

Karabük

672

0,62%

 

Adıyaman

657

0,60%

 

Edirne

657

0,60%

 

Tokat

646

0,59%

 

Uşak

610

0,56%

 

Bolu

591

0,54%

 

Osmaniye

585

0,54%

 

Mardin

572

0,53%

 

Kastamonu

555

0,51%

 

Kırklareli

541

0,50%

 

Bitlis

534

0,49%

 

Kırıkkale

509

0,47%

 

Yalova

501

0,46%

 

Yozgat

470

0,43%

 

Çankırı

452

0,42%

 

Amasya

432

0,40%

 

Batman

410

0,38%

 

Bilecik

395

0,36%

 

Niğde

395

0,36%

 

Sinop

395

0,36%

 

Artvin

394

0,36%

 

Burdur

392

0,36%

 

Nevşehir

381

0,35%

 

Aksaray

380

0,35%

 

Muş

365

0,34%

 

Erzincan

355

0,33%

 

Karaman

337

0,31%

 

Kırşehir

317

0,29%

 

Ağrı

305

0,28%

 

Bingöl

300

0,28%

 

Bartın

296

0,27%

 

Kars

293

0,27%

 

Gümüşhane

265

0,24%

 

Iğdır

265

0,24%

 

Siirt

246

0,23%

 

Şırnak

221

0,20%

 

Kilis

219

0,20%

 

Hakkari

194

0,18%

 

Bayburt

177

0,16%

 

Ardahan

162

0,15%

 

Tunceli

122

0,11%

 

Üç büyük ilimizde faaliyet gösteren dernekler, ülkemizdeki toplam derneklerin %35’ ini oluşturuyor. Bu demek oluyor ki kırsal dernekleşme hareketi ile örgütlenmeyi ülke genelinde yaygınlaştırmalıyız.

Derneklerin faaliyetleri denetleyecek bir unsur oluşturulmalı ve bağımsız denetim ile faaliyetlerin etkinliği denetlenmeli. Kanun koyucu, dernekleri yapacakları bu denetim ile verimli olmaya zorlamalı. Ve belli bir sürede faal olmayan dernekler uygulanacak ceza-i yaptırımlarla nihayetinde gerekirse kapatılmalıdır.

1-032.jpg

Bölgelere göre dağılıma baktığımızda Marmara bölgesinin açık ara liderliğini görüyoruz. Her 3 dernekten bir tanesi Marmara bölgesinde.

Kanun koyucu derneklerin yaygınlaştırılması için verdiği destekleri, tıpkı şirketlere verilen destekler gibi, bölgelere ayırarak dernek sayısı az olan bölgelere daha fazla destek verilerek, dernek sayısının arttırılması sağlanmalıdır.

Kanun koyucunun yapması gereken çalışmanın döngüsü şu şekilde olmalı.

1 - Dernek sayısının arttırılması, Kırsal Kalkınma Programı içerisine alınmalı.

2 - Derneklerde denetim şekil ve usul türünden faaliyet odaklı denetime geçilmeli, etkin olmayan derneklere yatırımlar uygulanmalı.

3 - Dernek yönetimlerine gelen yönetim kurulu üyelerinin e-öğrenme sistemi içerisinde bir dizi eğitimler alması zorunlu hale getirilmeli. Belli bir süre içerisinde, eğitim almayan yönetim kurulu üyelerinin üyelikleri düşürülmeli.

Kadınlara Pozitif Ayrımcılık

2-030.jpg

Dernek üyelerinin cinsiyet olarak dağılımına baktığımızda erkek egemen bir yapının olduğunu görüyoruz. Kadın üyelerin toplam üyeler içindeki yeri sadece %19. Şuanda siyasi partilerde bile %30 şartının olması, dernekçilik içinde güzel bir örnek olmalıdır. %19 oranı en az %40 olmalıdır. Kadınların daha çok derneklere üye olması için aidat ve bağışlarında pozitif ayrımcılık yapılması gerekir.

Gençlere Daha Fazla Görev Verilmeli

3-025.jpg

Maalesef derneklerde de, gençlere yeteri kadar önem verilmiyor. Derneği herhangi bir organında görev alanların yaş dağılımına baktığımızda 45 yaş ve üstü grubun ezici çoğunluğunu görüyoruz. Bence yukarıdaki grafik 30-45 yaş grubunun en fazla olduğu, 45 yaş ve üst grubun ikinci sırada olduğu 15-30 yaş grubunun sayısının arttırılması gerekiyor. Bende henüz 29 yaşında bir Sanayici ve İş Adamları Dernek başkanı olmuş birisi olarak bu konuda tıpkı kadı  kotası olması gerektiğini düşündüğüm gibi genç yaş kotasının da olması gerektiğini savunuyorum.

Dernekler Ne kadar Profesyonellere Emanet?

Gönüllülük esasının olduğu derneklerde, kurumsallaşmanın en önemli adımı kurumsal hafıza oluşturmaktır. Belli sürelerde değişen yönetim, ancak profesyoneller ile kurumsal hafızaya ulaşıp başarıyı “sürdürülebilir” kılabilir. Aksi durumda her yönetim  değiştiğinde geçmiş yok sayılır.

4-011.jpg

2014 yılı itibariyle derneklerde çalışan profesyonel sayısı (maaşlı ve gönüllü çalışan dahil) 50.509 olduğunu görüyoruz. 2014 yılı itibariyle aktif dernek sayısı 104.081. Son yılda istihdam bakımından en fazla olduğu dönem olduğunu söyleyebiliriz.

Aktif olan dernek sayısının 104.081 olduğu düşünüldüğünde, dernek başına 1 profesyonel bile düşmüyor. Ülkemizdeki dernekçiliğin kurumsallaşamamasının nedenlerini başka yerde aramamak gerekiyor.

5-005.jpg

Yine 2014 yılına göre derneklere üye sayısı 10.141.664. Yani 50 bin çalışan 10 milyon üyeye hizmet ediyor. Yani 1 çalışan 201 üyeye hizmet veriyor. Türkiye’ de derneklerin ortalama üye sayısı 97 olduğunu düşünürsek, 1 profesyonelin yaklaşık 2 derneğe hizmet verdiğini görüyoruz. Kurumsallaşma, proje üretiminde, gelişimde profesyonel sayısı yeter mi sorusunun cevabını size bırakıyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT