1. YAZARLAR

  2. Emrihan Aydın

  3. Sorunlar Karşısında Voltranınızı Oluşturun!
Emrihan Aydın

Emrihan Aydın

Detail Haber / Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Sorunlar Karşısında Voltranınızı Oluşturun!

A+A-

Şirketlerin işlevlerinin düzenli bir şekilde yerine getirememeleri çağımızın en önemli sorunu. Bu soruna yaklaşımın sığlığı da aslında sorunu kronik hale getiriyor. Şirketlerde bir departmanın iyi çalışması, diğerinin iyi çalışmaması, yöneticileri mikro çözümler bulmaya çalışmalarıyla işin içinden çıkılmaz bir hale getiriyor. İşin içinden çıkmak,sistemde aksayan bölgeye odaklanmayı değil, o bölgenin aksamasına neden olan diğer bölgelere de odaklanmayı, özet olarak sorunu makro ele almayı gerektirir.

Sorunu makro ele almak, belki sorunlu bölgenin iyileşmesini geciktirir fakat uzun vadede kalıcı bir çözüm sunar. Bu çözümü nasıl üreteceksiniz?

Bu sorunun cevabı uzmanlarca, şirketin ve sorunun  niteliğine bağlı olarak değişmesinden dolayı, farklı olacaktır. Ama burada esas olan sorunu makro yollarla çözüm vizyonu ortaya koymaktır.

Bunun için neler gerekiyor?

Sorun çözümünün en büyük maliyeti,  şirket yönetimini veya patronu ikna süreci olarak söyleyebiliriz. İşin kırılma noktası burada yatmaktadır. Şirket yönetimi pek tabi olarak sorunu kısa sürede, en az maliyetle çözümü isteyecektir. Geleneksel bakışa göre (bu bakış açısına sahip patron sayısı epey fazladır)  “şu andaki sorun çözülsün, gelecekte ki sorunlara zamanı gelince  bakarız” şeklinde olacaktır. Bu eşiği atlamanın yolu yöneticilerin ikna gücüyle doğru orantılıdır.

İkinci maliyet unsuru, aslında istenen, şirketin tüm işlevleri konusunda sistemi tamir edecek uzmanlardan destek almaktır. Fakat hiçbir geleneksel bakış açısına sahip patron bu denli büyük devrimi gerçekleştiremez. Devrim terimi bilinçli olarak kullanıldı. Evet şirketin tüm akışlarının, süreçlerinin yeniden yapılandırıldığı, yeniden organizasyon yapısının kurulduğu bir profesyonel destek almak ciddi bir vizyon gerektirir. Bu da maalesef gelenekselcilerde çok az olan bir özelliktir.

Üçüncü maliyet unsuru bu makro çözüme personeli de dahil etmek. Bu da en az patronları sürece ve çözüme ikna kadar zahmetlidir. Hatta patron iknasından daha zahmetlidir. Çünkü patron bu çabalar sonucunda sahibi olduğu şirketinin geliştiğini görecek, kabaca daha fazla para kazanacaktır. Halbuki çalışanlar için durum öyle değildir. “Ekstra çalışmalar olacak, belki fazla mesailer yapılacak ama sonucunda patron servetine servet katacaktır.” Düşüncesi kült ve yıkılması epey zor bir düşünce kalıbıdır. Burada belki de sürece dahil etmek, çözüm bir parçası hissettirmek için ödül ve motivasyon sistemi kurmanız ve personelle paylaşmanız gereken ilk çözüm önerisi olmalıdır.

Dördüncü maliyet işin sürekliliğidir. Dışarıdan destek de alsanız, makro çözümü siz de sunsanız, yapmanız gereken sürekli çözümü istemek olmalıdır. Süreklilik, zaman zaman olumsuzluklar olsa da, süreç sonunda sizi başarıya ulaştıracak en büyük pay sürekliliktir.

Motivasyon ise son maliyettir ki bunun sermayesi içinizdedir. İş hayatında başarı kaynağının %60’ı motivasyon, %40’ının çalışmaktan ibaret olduğunu unutmayın.

Eğer bu parçalardan oluşan voltranı oluşturamazsanız, mikro çözümlere odaklanırsanız, hipermetrop olmanız içten bile değildir. Benden söylemesi.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT