1. YAZARLAR

  2. Tuğba Özdenal

  3. PEKİ, MÜLAKATTA SEN NE SORACAKSIN?
Tuğba Özdenal

Tuğba Özdenal

Detail Haber / Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

PEKİ, MÜLAKATTA SEN NE SORACAKSIN?

A+A-

Mülakat; insanları birçok konuda zorlayan ve ter dökmelerini bireysel heyecan ve motivasyonlarını zorlayan bir görüşme şekli. Mülakat öncesi her birey mutlaka kendi alanıyla ilgili, giyim, stil ve buna benzer birçok konuyla ilgili araştırma yaparak kendisini görüşmeye hazırlar. Mülakatla ilgili bir yanlış algılama var. Bireyler mülakata giderken, karşı tarafın sorabileceği soruları göz önünde bulundurarak; cevap hazırlığı içine girmekte. Mülakat öncesi katılımcı, kendi soracağı sorulara hakim olmamakla birlikte, diyalog açıldıkça ve mülakat daha zorlu bir noktaya geldiği zaman insanların bireysel hareketleri tamamen karşılarındaki kişiye göre şartlandırılmaya başlıyor. Mülakatın birden çok temel prensibi olsa da, mülakatta hiç kimsenin es geçemeyeceği en detay ve önemli nokta Zaman Yönetimidir. Zamanı, katılımcı o kadar iyi değerlendirmeli ki mülakatı kendisi için değil, karşı taraf içinde değer kılacak bir hale getirmeli… İnsanlar iş başvurularında birçok değer istiyor. Türkiye şartlarında 1 dil bilen kişiler bile, çoğu kurum ve makama torpille yerleştirilen ana dilinden başka hiçbir dil bilmeyen kişiler tarafından bile “Yetersiz…” görülüyor. “Mülakat” söz konusu olduğu zaman en başta bizim toplum olarak aşmamız gereken kurallar var. Mesela… “Mülakata girecek oğlum.” Dediğiniz zaman başkasından alacağınız cevap %95; “Torpil buldunuz mu? Tanıdık filan var mı?” Ülkemizde mülakat teknikleri eğitimine karşı olan yoğun talebi anlayabilmek mümkün değil, insanlar kendisini mülakata hazırlamadan önce bir panik ve heyecan sarıyor hem aile bireylerini hem de kendilerini. Çünkü burada hissedilen asıl duygu heyecan filan değil; “Kaygı”… “Ya başarılı olamazsam, ya yapamazsam? Ya aileme mahcup olursam…”

Her insanın kafasında kendi geleceği, kariyeri, yaşantısı, sahip olmak istediği şeylerle ilgili mutlaka düşünce veya hayalleri vardır. Bu düşünceleri kafanızda canlandırırken önemli olan geleceğe karşı nasıl bir adım attığınızdır. Mülakata katılan bir bireyin en önemli ve göz önünde tutulan davranışı, özgüvenidir. İnsanların sizi sıkıştırmasına, egolarını sizin üstünüzde tatmin etmelerine izin vermeyin. Kendinizi rahat hissedin, kendinize güvenin, neden orada olduğunuzun farkına varın, temkinli olun ve her noktada ona göre hareket edin. Mülakatta bulunduğunuz branş, uzmanlık alanınız ve bu konuyla alakalı yaptığınız görüşmeler biraz daha olumlu geçecektir. Ancak hiç vakıf olmadığınız bir alanda iş  başvurusu yaptığınızda alanınız olmadığı için mülakatta daha problem yaşayabilirsiniz. Mülakat esnasında duruşunuz ilk puandır. Sorulan sorulara cevap verirken aklınıza takılan, kafanızda soru işareti bırakan her şeyi orada yüzyüze konuşmanızda fayda var. Telefonda çözemediğiniz şeyleri, yüz yüze her zaman çözebilirsiniz. Soracağınız sorular ve içerikleri de elbette çok önemli, ancak soru sorma vasfı sadece mülakatı yapan kişiye ait değildir. Son zamanlarda (Son 5 yıldır) büyük şirketlerin kurucuları ve CEO’Ları işe alımlarla ilgili değişik vurgular yapmaktadır. Önemli olan sizi işe alacak olan kişinin değil sizin ne hissettiğinizdir. Zorlaşan cevaplar ve akıtılan terler zamanla kişide oluşacak olan tüm kaygı ve buna benzer nitelikleri kişiyi uzaklaştırmaya başlar. Yapılan bir mülakat, sohbet havasında geçmemeli ancak seviyeyi korumakta sizin elinizde. Çok sert bir mülakat ortamı yaşamaktansa, daha rahat hissedebileceğiniz bir ortamı yaratmak her zaman size değer katar, kişilerin gözündeki samimiyetiniz daha çok artı kazanır. Kısacası, doğal insan her zaman kazanır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT