• İstanbul6 °C
  • Ankara-4 °C
  • İzmir8 °C
  • Gaziantep6 °C
  • Amasya-2 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Millet Çankaya'ya saksı seçmiyor
20 Temmuz 2014 Pazar 09:35

Millet Çankaya'ya saksı seçmiyor

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan, "Millet 10 Ağustosta Çankaya'ya saksı, vazo seçmiyor, kendi başkanını seçiyor. Bu devletin başı, anayasal yetki kullanacak" dedi

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı seçimi dolayısıyla Ordu'da Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde halka hitap etti.

Erdoğan konuşmasına, "Ordu bugün yine çok farklısın, bugün yine tarih yazıyorsun Ordu. Rabbim sizlerden razı olsun. Rabbim ramazan ayında kardeşliğimizi muhafaza etsin, dualarımızı kabul eylesin" ifadeleriyle başladı.

Erdoğan, Ordu'ya en son 24 Mart’ta geldiğini belirterek, "Ordu yine muhteşemdi. O gün ne dedim? 'Maşallah Ordu Karadeniz gibi kükrüyor, Ordu gürül gürül çağlıyor' dedim. 'Ordu tarih yazmaya hazırlanıyor' dedik. Ordu, 30 Mart’ta kükredi mi? 30 Mart’ta Ordu çağladı mı? 30 Mart’ta Ordu tarih yazdı mı? Allah sizlerden razı olsun. Yüzde 54 oy oranıyla Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığına adayımızı taşıdığınız için Rabbim sizden razı olsun" şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan, alandakilerin "Ordu seninle gurur duyuyor" diye slogan atması üzerine, "Biz sizlerle gurur duyuyoruz" şeklinde karşılık verdi.

AK Parti’nin yerel seçimlerde, Ordu’nun 20 ilçesinde kazanan taraf olduğunu anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Fire yok. Firesiz. İnşallah biz de bugüne kadar Ordu’ya mahcup olmadık, yeni süreçte de mahcup olmayacağız. Hiç endişe etmeyin. Ordu’da çok çalışacağız. Kapı kapı dolaşacağız, Ordu, 2011 seçimlerinde hatırlayın yüzde 60 oy oranıyla bizi desteklemişti. Şimdi cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ben inanıyorum ki yüzde 60’ın da üzerine çıkacak. Ordu’da sadece AK Parti’ye gönül verenler bize oy vermeyecek CHP’ye gönül veren kardeşlerim de bize oy verecek, MHP’ye gönül veren kardeşlerim bize oy verecek. Ben  buna inanıyorum, DSP, Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi’ye oy verenler bize oy verecek, ben buna inanıyorum. Ordu inşallah ‘yeni Türkiye’ diyecek, Ordu’dan dayatmayla milletin önüne konulan adaya oy yok. Ben bunu biliyorum."

"Ordu, ‘tamam inşallah’ diyor"

"Ordu, yeni Türkiye’ye evet mi? Ordu, büyük Türkiye’ye evet mi? Ordu güçlü Türkiye’ye evet mi? 2023 hedeflerine evet mi Ordu? Eski Türkiye’nin kapılarını kapatıyor muyuz? Yeni Türkiye’nin kapılarını açıyor muyuz Ordu? Milletin adayını cumhurbaşkanlığına taşıyor muyuz Ordu? Kim o aday?" diye alandakilere sorular yönelten Erdoğan, vatandaşların, "Recep Tayyip Erdoğan" diye yanıt vermesi üzerine, "Maşallah, maşallah. Ordu’da evelallah bu iş bitmiştir. Ordu 'tamam inşallah' diyor" şeklinde konuştu.

Türkiye genelinde 10 Ağustos’un rengini zaten beli olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Araştırmalar, yoklamalar, 10 Ağustos’ta kimin iş başına geleceğini zaten ifade ediyor. Çankaya milletindir, milletin olacak. Şimdi soruyorum, bize yüzde 50 yeter mi? Biz milletimizden çok daha güçlü destek bekliyoruz. İnanıyorum ki, CHPMHP vesaire, kardeşlerimizin partilerinin dayatma adayına güçlü bir tepki vermelerini bekliyoruz. Allah aşkına soruyorum; CHP'de içinde cumhurbaşkanı adayı olacak bir tane isim bulamadınız mı?"

"Bunlar talimatı seçmenlerden almaz"

MHP’nin de kendi teşkilatı içinden bir cumhurbaşkanı adayı çıkamadığına işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Koskoca MHP teşkilatı içinde cumhurbaşkanlığına aday çıkaramadılar. Çünkü bunlar talimatı seçmenlerden almaz. Bunlar talimatı teşkilattan almaz, bunlar başka odaklardan, başka çevrelerden talimat alırlar. Bunlara bir aday dayattılar, CHP MHP yönetimi boyunları büktüler, bu adayı kabul ettiler. CHP Genel Müdürü ne diyor, ‘tıpış tıpış  gideceksiniz, bu adaya oy vereceksiniz.’ Kendisi yanına Bahçeli’yi alarak, tıpış tıpış gider, o adaya oy verir ama bu seçmene bu dayatmayı yapamaz, seçmen bu dayatmaya rıza göstermez. Bakın göreceksiniz, 10 Ağustos’ta CHP ve MHP bir kez daha ağır yenilgi alacak. Bu sefer yüzsüzlük yapıp o koltuklarında oturamayacaklar. CHP’nin yönetimi ve tabanı rahatsız. MHP’nin hem yönetimi ve hem tabanı rahatsız. Bu iki genel başkan her seçimde ne yapıyor, partilerinin ilkelerini ayaklar altına alıyor, partilerinin iradesini ayaklar altına alıyor. Pensilvanya gibi ihanet şebekelerinin dizinin dibinde oturuyorlar, her türlü iftiraya yalana hakarete çanak tutuyorlar.

Her seçimde kaybediyorlar. Ben ne dedim? Geldim dedim ki 30 Mart’ta eğer AK Parti birinci parti olmazsa ben istifa edeceğim dedim.  Peki Kılıçdaroğlu, birinci parti olamazsa istifa edecek mi? Bahçeli olmazsa istifa edecek mi? Kardeşlerim bunlar her zaman vagon oldular. Bunların bu ülkede iktidar olmak gibi zaten bir dertleri yok. Halk arasında güzel ifade var, ‘makaram sarı bağlar, kız oynar, gelin ağlar.’ Bunların durumu bu. Bunlara gereken dersi 10 Ağustos’ta bu defa çok farklı şekilde vereceğiz."

"Milletim gerekeni sandıkta söyleyecek"

Erdoğan, gereken dersi 10 Ağustos'ta vereceklerini ve yeni Türkiye'nin kurulacağını söyledi. 

Başbakan Erdoğan, muhalefetin kendini yenilemek zorunda olduğuna işaret ederek, CHP ve MHP'nin tabanının, dayatmalara boyun eğen partileri yenileyeceğini dile getirdi.

"Bunlar milleti her zaman koyun yerine koydular" diyen Erdoğan, "Bidon kafalı' dediler, 'karnını kaşıyan adam' dediler. Şu anda kendi seçmenlerini de koyun zannediyorlar. Bu millet, ne yapacağını çok iyi bilir. Bu millet sandıkta ne söyleyeceğini çok iyi bilir. İnşallah 10 Ağustos'ta bu Pensilvanya partilerine, CHPMHP onların yanındaki irili ufaklı partilere, milletim gerekeni sandıkta söyleyecektir" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, HDP'nin adayına da değinerek, aday belirleme sürecinde CHP ile görüştüğünü, CHP'nin de uygun aday çıkarması durumunda birlikte hareket edebileceklerini söylediğini aktardı. CHP'nin doğuda ve güneydoğuda uzun yıllar Kürtler'e zulüm ettiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Fakat bu HDP çıkıyor, o zalimle işbirliği arayışlarına giriyor. CHP ile ittifak yapamayınca da kendisi aday oluyor. Göreceksiniz benim doğulu, güneydoğulu kardeşlerim de bu adaya gereken dersi vereceklerdir. HDP'nin adayı CHP ile ittifak arayışlarına girmenin, ırkçı Gezi olaylarına sahip çıkmanın bedelini göreceksiniz, sandıkta ödeyecek. Şimdi rahatsız olmuşlar bana saldırıyorlar, hakaret ediyorlar. Niye biliyor musunuz? Dedim ya tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet bunları rahatsız ediyor. Niye? Biz, tek millet derken ne diyoruz? Bu ülkede Türküyle, KürdüyleLazıylaÇerkeziyle, Gürcüsüyle, AbazasıylaBoşnağıylaArnavutuyla Romanıyla biz yaradılanıYaradandan ötürü seviyoruz. Tek millet, sizin etnik yapınız bu olabilir ama biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı altında tek milletiz. Bu bayrağa alternatif bayrak olamaz. Rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehidimizin simgesi. Bu HDP'lileri bu bayrağımıza alternatif çıkaramazsınız. 

"Türk bayrağını kongresinde asamayanların bu Parlamento'da ne işi var?"

Bir kongrede Türk bayrağını oraya asmaktan kaçınan HDP'lilere seslendim. 'Sizin bu parlamentoda ne işiniz var' dedim. Türk bayrağını kongresinde asamayanların bu Parlamento'da ne işi var? Bu Parlamento, Türkiye Cumhuriyeti'nin parlamentosu. Beyler rahatsız olmuşlar, sağda solda verip veriştiriyorlarmışkesenizde ne varsa söyleyin. Bu millet hiçbir zaman sizi affetmez. Bizim millet anlayışımızı, bizim bayrak anlayışımızı, kimsin sen sorgulamaya kalkıyorsun."

Türkiye'ye 780 bin kilometrekare ile "tek vatan" dediklerinin altını çizen Erdoğan, "Asla ve asla bu ülkede, bu yola tevessül edenler, bunun bedelini çok ağır öderler. Bayrak direklerine tırmananlar vardı, şimdi direklerden iniyorlar mı? İniyorlar. Devam ederlerse, inmeye devam edecekler. Bunun bedelini ağır öderler" dedi.

Başbakan Erdoğan, Türk bayrağının hiçbir zaman yere inmediğine ve inmeyeceğine de dikkati çekti.

"Denizin üzerinde yapılan havaalanı olarak dünyada 4'üncü"

Kendilerinin 780 bin kilometrekareye aynı gözle baktıklarını belirten Erdoğan, "Hakkari'ye havalimanı yapacağız, adamlar havalimanı yaptırmıyor. Müteahhit firmalarını tehdit ediyorlar. Biri gidiyor, biri geliyor ama buna rağmen yapıyoruz ve yapacağız. Çünkü biz onlara havaalanı yapmıyoruz, Türkiye Cumhuriyeti'nin vatan topraklarına yapıyoruz, vatandaşlarımıza yapıyoruz. Iğdır'da, Kars'ta, Ağrı'da havalimanı var. Bunları hep biz yaptık. Niye? istiyoruz ki benim vatandaşım artık otobüslerle aynı fiyatla uçakla gidebilsin. Hamd olsun ona yakın fiyatlarla şu anda gidiyor. 26 tane havaalanımız vardı şimdi 52 tane havaalanımız var. Şimdi Ordu-Giresun Havaalanı yapılıyor. Burası denizin üzerinde yapılan havaalanı olarak dünyada 4'üncü. İnşallah senede 3 milyon yolcu kapasiteli bir havalimanı. Alternatifler çoğaldı. Benim vatandaşıma bu yakışmaz mı? Bu topraklara bu yakışmaz mı?" diye konuştu.   

"Millet, Çankaya'ya saksı seçmiyor"

Başbakan Erdoğan, bir Cumhurbaşkanı adaylarının, "Benim görevim o işlerle uğraşmak değil" ifadelerini hatırlatarak, şunları söyledi:

"Bu millet, 10 Ağustos'ta Çankaya'ya saksı seçmiyor, vazo seçmiyor kendi başkanını seçiyor. Bu devletin başı olmanın yanında başkomutan. Aynı zamanda yürütmeye istediği zaman müdahale edebilecek. Anayasanın verdiği yetkiler var bu yetkileri kullanacak. Hayatında en ufak bir mesuliyet almamış kişilerden bu ülkeye cumhurbaşkanı olur mu? Bunların hayatı monşer olarak geçmiş. Yok şunu yaptım diyor, yok bunu yaptım, yaptığın hiçbir şey yok. Sırtında yumurta küfesi taşımayanlardan bir şey olmaz. Damdan düşmedikleri sürece bunlardan bir şey olmaz. Biz damdan düştük, biz bu toprakları eşeleye eşeleye geldik. Ömrümüz 40 yıl siyasetle geçti. İşte İstanbul'a Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra susuzluk kaldı mı, çöp dağları kaldı mı, hava kirliliği kaldı mı, işimiz bu. Dertliyiz dertli, millete sevdalıyız sevdalı. Bizim farkımız bu."

Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan bazı başlıklar şöyle:

"Terör devleti İsrail, bir kez daha Gazze'ye saldırdı, bir kez daha masum çocukları, plajda oynayan çocukları vurdu. Masum kadınları, insanları katletmeye başladı. Bunların gözü o kadar dönmüş ki bir İsrail kadın milletvekili çıktı, 'bütün Filistinli anneler ölmeli' dedi. Sen ne biçim kadınsın. Kadın hakları derneklerinden ses çıkıyor mu? Çıkmadı, niye çıkmıyor, çünkü aynı zihniyetin mensupları bunlar. Bunlar analığa da karşı olanlar"

"Amerikalıların bazıları, 'Sayın Başbakan niye Hitler ile böyle bir benzetme yapıyor' diyor. Size ne, size ne... Sen Amerikasın, Hitler'den sana ne, ne alakan var? Bu insanlar öldürülecek, sen koskoca Amerika adaleti arayacağın yerde, kalkacaksın hala 'İsrail'in savunma hakkı' var. Ne savunması, orantısız güç kullanıyor"

"Müslüman kadının karnına ateş et, bir kurşun ile iki can diye tişört yaptırmışlar. Bunların insanlıktan nasibi yok, bu adiliktir, bu alçaklıktır, bu namussuzluktur. İnsanlık adına nefret ediyorum, lanet ediyorum"

"Ben vatandaşlarıma sesleniyorum; vatandaşımız olan, Türkiye'deki Musevilere yönelik herhangi bir tavrı ben doğru bulmuyorum. Niye? Onlar bu ülkenin vatandaşıdır, bu ülkenin vatandaşı olmaları hasebiyle onlar şu anda bizim güvencemiz altındadır. Bizim hedefimiz İsrail'in zalim yönetimidir, terör estiren yönetimidir, biz onu hedef alarak konuşmalıyız, onu hedef alarak uluslararası çalışmalarımızı yönetmeliyiz ve İsrail halkını kendi yönetimine karşı tavır almaya davet etmeliyiz"

"İsrailli çocuklara ağlıyordu, İsrailli çocuklar için taziye yayınlıyordu, Mavi Marmara'nın Gazze'ye gidişini eleştiriyordu. Kim? O, Penslivanya'daki zat. Şimdi ne yapıyor? Gazzeli çocuklar için ağladığını gördünüz mü, duydunuz mu, Gazzeli çocuklar için taziye yayınladığını duydunuz mu, İsrail'i eleştirdiğini gördünüz mü? Yapamaz, ipini tutan efendisini eleştiremez."

"Barbarlıkta Hitler'i bile geçtiler"

''Filistin'den içimizi acıtan haberler alıyoruz'' diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

''Terör devleti İsrail bir kez daha Gazze'ye saldırdı. Bir kez daha masum çocukları, plajda oynayan çocukları vurdu, masum kadınları, masum insanları katletmeye başladı. Bunların gözü o kadar dönmüş ki bir İsrail kadın milletvekili çıktı, 'bütün Filistinli anneler ölmeli' dedi. Sen ne biçim kadınsın?  Kadın Hakları Derneklerinden ses çıkıyor mu? Çıkmadı, niye çıkmıyor? Çünkü aynı zihniyetin mensupları bunlar. Bunlar analığa da karşı olanlar biliyor musunuz? Ben hani her zaman söylüyorum ya, annelik bambaşka kutsiyeti olan bir makamdır. İstanbul'da bir toplantıda bir bayan çıktı, 'ikide bir anne anne, anne diyorsunuz, niye kadın demiyorsunuz?' dedi. 'Ben o yüce makamı konuşuyorum' dedim. Kadın için en önemli makam analıktır' dedim ve bizim değerlerimizde cennet annelerin ayakları altında, babaların değil. Hep hayatımda anacığımın ayağının altını öpe öpe büyüdüm. O öptürmezdi ama ben sarılıp öperdim. Niye? 'Anacağım çekme ayağını' derdim, orada cennetin kokusu var'' Böyle yetiştim. Fakat bu makamların kıymetini bilmeyenler var, anlamayanlar var. Varsın anlamasınlar. İşte bu kadın bunu bilmez ama biz biliriz.''

Üzerinde hamile, çarşaflı Müslüman bir kadının resmi bulunan altında da ''bir atış iki vuruş'' yazan bir t-shirtin yaptırıldığını anlatan Erdoğan, ''Yani Müslüman kadının karnına ateş et, bir kurşunla iki can al diye t-shirt yaptırmışlar. Bunların insanlıktan nasibi yok. Bu adiliktir, bu alçaklıktır, bu namuzsuzluktur. İnsanlık adına nefret ediyorum, lanet ediyorum. Bunlarda vicdan yok, bunlarda  şeref, izzet, haysiyet  yok. Sabah akşam Hitler'e söverler. Fakat şu anda barbarlıkta Hitler'i bile geçtiler'' görüşüne yer verdi.

Hitler benzetmesi

''Amerikalılar'ın bazıları 'sayın Başbakan, niye Hitler'le böyle bir benzetme yapıyor' diyor. Size ne?  Sen Amerikasın ya, Hitler'le ne alakan var? Yani bu insanlar öldürülecek, sen koskoca Amerika, adaleti arayacağın yerde kalkacaksın hala 'İsrail'in savunma hakkı var.' Ne savunması?'' ifadelerini kullanan Erdoğan orantısız güç kullanıldığını söyledi.

Şu ana kadar 1 İsrailli'nin öldüğünü, ancak 300'ü aşkın Gazzeli'nin hayatını kaybettiğini anlatan Erdoğan, ''Neyin savunmasını kullanıyor. Atom bombasına varıncaya kadar bu İsrail'de var. Uçak dersen uçak, füze dersen füze, hepsi var. Fakat ne diyor; 'ey Filistinli senin silahın olmayacak' diyor. O neyle kendi savunacak? Onun için diyor, 'tünelleri bombalayarak kaldıracağız'. Böyle adaleti olmayan bir dünya olur mu? Onun için Orhan Baba diyor ya 'batsın bu dünya' Ne için söylüyor, işte adaleti olmayan bir dünya için söylüyor. Batsın bu dünya'' şeklinde konuştu.

''Türkiye'deki Musevilere yönelik herhangi bir tavrı doğru bulmuyorum''

İsrail'in meşrebinin gereğini yaptığını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

''Ben vatandaşlarıma sesleniyorum; vatandaşımız olan, Türkiye'deki Musevilere yönelik herhangi bir tavrı ben doğru bulmuyorum. Niye? Onlar bu ülkenin vatandaşıdır, bu ülkenin vatandaşı olmaları hasebiyle onlar şu anda bizim güvencemiz altındadır. Bizim hedefimiz İsrail'in zalim yönetimidir, terör estiren yönetimidir, biz onu hedef alarak konuşmalıyız, onu hedef alarak uluslararası çalışmalarımızı yönetmeliyiz ve İsrail halkını kendi yönetimine karşı tavır almaya davet etmeliyiz.''

Bu vahşet, bu barbarlık karşısında Batının, Amerikanın, medeni olduğunu söyleyen dünyanın, İslam ülkelerinin çoğunun sustuğuna işaret eden Erdoğan, hatta bu ülkelerin bir kısmının bu insanlık suçuna destek verdiğini söyledi.

''Ekmel de rahatsız oluyormuş''

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Biz konuşunca, biz sesimizi yükseltince de bu susanlar, zalime destek verenler rahatsız oluyor. Ekmel de rahatsız oluyormuş. Bayramdan sonra sesini yükseltecekmiş. Sesi fazla yükselmezmiş ama yükseltecekmiş. Geç kaldın Ekmel, hadi sesini bir an önce yükselt. Tayyip Erdoğan 20'sinde neyse 60'ında da o. 20'sinde de böyle konuşuyordum bugün de böyle konuşuyorum. Dün başka ,bugün başka değil. Ben sanal değilim, olduğum gibiyim ama bizim de susmamızı, bizim de zulme rıza göstermemizi bekleyenler varsa boşuna bekliyor."

Erdoğan Mehmet Akif Ersoy'un "Zulmü Alkışlayamam" şiirinin şu bölümü okudu:

"Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum. Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum. Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim. Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim, adam aldırma da geç git diyemem. Aldırırım, çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım. Zalimin aslıyım amma... İrticanın, şu sizin lehçede manası bu mu?"

''Pensilvanya'daki zatın Gazzeli çocuklar için ağladığını gördünüz mü''

Kendilerin vicdanlara seslendikçe, bazılarının ciddi şekilde rahatsız olduğunu dile getiren Erdoğan, şu görüşlere yer verdi:

"Bakın önceki gece İsrail kara harekatını başlatınca TBMM'de 4 parti ortak bir bildiri yayımladı, son derece güzel bir gelişme ama parti yönetimlerine baktığınızda Meclis'teki o cesareti göremiyorsunuz. Hatta CHP'nin getirdiği teklif çok manidar. 'İsrail'in savunma hakkı var' teklifi böyle yapıyor. Ne demek? Mağdur durumda olan Gazze, mazlum durumda olan Gazze. Bu ifadeyle metni teklif ediyor. Kabul edilmedi, tabii o ayrı mesele. dikkat edin ne yapıyorlar? Yarım ağızla Gazze'ye destek veriyormuş gibi yapıyor, ardından hükümete, bize veryansın ediyorlar. Bir cümle Gazze için söylüyorlar, 10 cümleyle hükümeti eleştiriyorlar. Çünkü bunlar İsrail'e ses çıkaramazlar. Bu CHP tarihi boyunca İsrail'in yanında yer almış, İsrail politikalarını desteklemiştir. Bugün de aynısını yapıyorlar, niye? Korkuyorlar. Korktukları için İsrail'e bir çift söz söyleyemiyor. AK Parti'ye, AK Parti hükümetine saldırıyor. Aynısını bunların Pensilvanya'daki akıl hocası da yapıyor. İsrailli çocuklara ağlıyordu, İsrailli çocuklar için taziye yayınlıyordu, Mavi Marmara'nın Gazze'ye gidişini eleştiriyordu. Kim? O, Penslivanya'daki zat. Ne dedi? Otoriteden izin almalıydılar' dedi. Kim otorite? Otorite biziz, bizden izin aldı ama o bunu düşünerek söylemedi, İsrail'den izin alınacak. Şimdi ne yapıyor? Gazzeli çocuklar için ağladığını gördünüz mü ? duydunuz mu? Gazzeli çocuklar için taziye yayınladığını duydunuz mu? İsrail'i eleştirdiğini gördünüz mü? Yapamaz, ipini tutan efendisini eleştiremez. Onun medyası da İsrail için Gazze için hiçbir şey söylemiyor. Hükümete saldırarak sıvışmaya çalışıyor. Bu ihanet benim Ordulu kardeşimin gözünden kaçmaz. Milletim bu ihaneti affetmedi, affetmez."

"Müslüman'ın Müslüman ile bütünleşmesini istemiyorlar"

Ortadoğu'da hem kardeş kavgalarını bitirmenin hem de İsrail zulmünü sona erdirmenin mücadelesini verdiklerini dile getiren Erdoğan, "Büyük devlet susan, oturan, oturduğu yerden hadiseleri izleyen devlet değildir. Büyük devlet, olaylara müdahil olan, ara bulucu olan, barış için mücadele eden devlettir" dedi.

Erdoğan, gece sahurda eve gittiğini, sürekli değişik ülkelerle telefon görüşmeleri yaptıklarını belirterek, şöyle konuştu:

"Ne yapabiliriz, ne gibi adımlar atabiliriz. Dün öyle, evvelsi gün öyle sürekli telefon diplomasisi. Bugün özel temsilcimi aynı şekilde ilgili ülkelere gönderdim. Neden? Acaba biz ne yapabiliriz? Türkiye'yi bu ateşin içine atmayacak ama ateşin sönmesi, yaraların sarılması için elimizden ne geliyorsa onu yapacağız. Şu anda insani yardımlar olarak Kızılay ile Gazze'deyiz. TİKA ile Gazze'deyiz. Onlara bir şeyler yapalım, bunun gayreti içerisindeyiz. Utanmadan, sıkılmadan çıkıyorlar 'Türkiye ve Katar ateşkesi engelledi' diyorlar. Ateşkes için gayret ediyoruz gayret ediyoruz da, 2012'de de ateşkes yapıldı. Mısır'ın öncülüğünde yapıldı ama İsrail ateşkese uymadı. Şu anda olay Batı Şeria'da başladı. Gazze herhangi bir şey atmadı ki. Havan topu, herhangi bir şey atmadı ki. Ama İsrail bir bahane uyduruyordu. Neydi hedefi? Hamas ile El Fetih birleşti ya ortak hükümet kurdular ya şimdi bu hükümeti yıkmak istiyor. Derdi o. Çünkü Müslüman'ın Müslüman ile bütünleşmesini istemiyorlar. Bölmek istiyorlar, parçalamak istiyorlar, ondan sonra da bitirmek istiyorlar."

"İçimize kapanarak büyüyemeyiz"

Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya ve Kuzey Afrika huzurlu olursa Türkiye'nin daha da huzurlu olacağını ve büyüyeceğini anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"İçimize kapanarak büyüyemeyiz. On yıllar boyunca Türkiye içine kapandı ve adeta yerinde saydı. Şu anda çıkmış adaylardan bir tanesi 'Türkiye 10 bin dolarda kaldı' diyor. Sen bizim 10 bin dolarda kalmamızı bırak. Biz kaçtan aldık onu söyle. Bunu 3 bin 400 dolardan aldık, 11 bin dolara çıkardık. Şu anda seni destekleyen partilerden MHP'nin iktidarda olduğu, CHP'nin yavrusu DSP'nin iktidarda olduğu dönemde Türkiye'nin IMF'ye 23,5 milyar dolar borcu vardı. Bu borcu biz ödedik, biz. Senin ağaların ödemedi. Bunlar 'milliyetçiyiz' diyorlar ne milliyetçisi. Bunlar kafatası milliyetçisi. Milliyetçi olan biziz. Merkez Bankası'nın döviz rezervini 27,5 milyar dolardan 135 milyar dolara çıkardık. Bunu biz yaptık. Onlar batırdı, biz çıkardık. Şimdi daha da güçleniyoruz."

Erdoğan, 10 Ağustos'ta cumhurbaşkanlığı makamını millet şahsına emanet ederse bütün tecrübesiyle Türkiye'yi daha da büyütmenin gayreti içerisinde olacağını vurguladı.

Her zaman 77 milyonu kucakladıklarını ve yine 77 milyon ile birlikte hareket edeceklerini dile getiren Erdoğan,  millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldiklerini kaydetti.

"Yavrularımızın bayrağımıza sarılı tabutlarla gelmesini istemiyoruz"

Erdoğan, her zaman barışın, uzlaşmanın ve kardeşliğin yanında olduklarını vurgulayarak, yine bu şekilde devam edeceklerini bildirdi.

Demokrasiyi daha ileri standartlara kavuşturacaklarını, ekonomiyi 12 yılda 3 kattan fazla büyüttüklerini, daha da büyüteceklerine işaret eden Erdoğan, "Toplumsal barışı daha da güçlendireceğiz. Çözüm süreci, yasalaştırdık, görüyorsunuz. Elhamdülillah 1,5 yıldır şehit geliyor mu? Bunlar durup dururken olmadı. Attığımız adımlarla oldu. Şimdi 6 maddelik bir yasa geçirdik Meclis'ten Cumhurbaşkanımız da onadı. Kim muhalefet etti? MHP. Niye? İstiyor ki şehitler gelsin. Şehitler gelsin ki onu istismar etsin. İki yer bu işi istismar eder. Bir tarafta siyasal Kürtçülük yapanlar, diğer tarafta siyasal Türkçülük yapanlar. Ama biz 77 milyonun tamamını seviyoruz ve yavrularımızın hakikaten bayrağımıza sarılı tabutlarla gelmesini istemiyoruz" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, 12 yıl boyunca Ordu ve Orduluların sorunlarıyla yakından ilgilendiğini dile getirerek, kente tarihinin en büyük yatırımları ve hizmetlerini kazandırdıklarını belirtti.

Hükümet ve yerel yönetimler el ele vererek, Ordu'yu kalkındıracağına dikkati çeken Erdoğan, vatandaşlardan çirkin yapılaşmaya karşı kentsel dönüşüm değişim projelerini desteklemelerini istedi.

Ordu'ya 12 yılda 9 katrilyon yatırım yaptıklarına işaret eden Erdoğan, kente yaptıkları yatırımlar hakkında bilgi verdi.

Erdoğan, Ordu ekonomisinin fındığa bağlı olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Ordu ekonomisiyle fındık üretiminin birbirine paralel. Paralel yapı değil, o başka bir şey. Fındık veriminin düştüğü yıllarda Ordu ekonomisi de yara alıyor. Ordu fındığını dünyaya pazarlıyor ama dünyada sadece o fındığı kullanan markalar biliniyor. Şimdi biz bunu değiştirmek için hem fındıkta hem de turizmde Ordu için yeni geçim alanları oluşturmaya gayret sarf ediyoruz. İnşa ettiğimiz Ordu Giresun Havalimanı'na yakın bir bölgede toplam 61 dönüm alan üzerine çikolata park kuruyoruz. Çikolatanın ana maddesi fındığa katma değer kazandırmayı, markalaştırmayı hedefliyoruz. Çikolata parkta, çikolata fabrikası, otel, üretilen ürünlerin teşhir ve satış yerleri, tematik parklar gibi alanların yer alacağı bir kompleks kuruyoruz." 

"Hizmet sevdamız asla bitmeyecek"

Erdoğan, Ordulular'ın cebine giren parayı, sofralarındaki ekmeği, aşı artırmanın çabası içerisinde olduklarını belirterek, hizmet aşklarının bitmediğini, 10 Ağustos cumhurbaşkanlığı seçiminde cumhurbaşkanı olması halinde Ordu'da yapımı devam eden projelerin takipçisi olacağını, hiçbir projenin, yatırımın, eserin atıl kalmayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan, "Seçilmiş bir cumhurbaşkanı, seçilmiş bir başbakan ve kabine el ele vereceğiz, omuz omuza vereceğiz ve Türkiyemizi uçuracağız. Biz, bu topraklara olan aşkımızı eserlerimizle taçlandırdık, eserlerimizle de taçlandırmaya devam edeceğiz. Bizim işimiz eser üretmek, hizmet üretmek, yatırım yapmak, bu ülkeyi kalkındırmak, bu ülkeyi hak ettiği muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmaktır, bunun için bizim hizmet sevdamız asla bitmeyecek" diye konuştu.

"10 Ağustos seçimleriyle Türkiye'de ilk yaşanacak"

Erdoğan, 10 Ağustos seçimleriyle Türkiye'de bir ilk yaşanacağını, sandıklarda tarih yazılacağını vurguladı. Vatandaşlardan sandıkları giderek, oy kullanmalarını özellikle rica etti. Vatandaşlardan herkesi oy kullanmaya teşvik etmelerini isteyen Erdoğan, "Bakın CHP'nin genel müdürü gibi 'tıpış tıpış sandığa gideceksiniz' demiyorum, o üslup bize yakışmaz. 'Üslub-ı beyan ayniyle insan' diyor büyüklerimiz. Biz milletizimle sahici bir dil kullanıyoruz, samimi bir dil kullanıyoruz, biz gönül diliyle konuşuyoruz" dedi.

Ordulular'dan ricada bulunan Erdoğan, mutlaka sandığa gidip, oy pusulasına mührü basmalarını isteyerek, "Yarın torunlarınıza, çocuklarınıza anlatacak güzel bir hikayeniz olsun. 'Biz, 10 Ağustos 2014'te tarih yazdık, halkın oylarıyla belirlenen ilk cumhurbaşkanının seçiminde ben de oy kullandım, vesayete, statükoya son verdik' diyeceksiniz" ifadelerini kullandı.

Tatile gidenlerin de tatilden dönerek, oy kullanmalarını, daha sonra tatillerine devam etmelerini isteyen Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçiminin Türkiye'ye hayırlı olmasını diledi. Erdoğan, vatandaşların yaklaşın Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramını da kutlayarak, dualarda Filistinli, Gazzeli, Suriyeli, Iraklı mazlumların unutulmamasını rica etti. 

Erdoğan, konuşmasını "Allah bizi millete hizmet yolundan ayırmasın, Allah bizi utandırmasın, mahcup etmesin. Bize Allah yeter, bize millet yeter bize Türkiye yeter. Milli irade, milli güç, hedef 2023" diyerek bitirdi. 

Notlar

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,  eşi Emine Erdoğan ile platforma çıkarak vatandaşları selamladı.

Başbakan Erdoğan'ın yaklaşık 1 saat süren konuşması, sık sık "Ordu Seninle gurur duyuyor" şeklindeki sloganlarla kesildi.

Mitinge, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, eski Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ve bölge milletvekilleri de katıldı.

Miting alanında, "Ordu sana inanıyor", "Siz nereye biz oraya",  "Arkanda Ordu var", "Cumhurbaşkanlığı bir tek sana yakışır" yazılı pankartlar asıldı.

Erdoğan iftar programına katıldı

Erdoğan, Ordu Büyükşehir Belediyesince düzenlenen iftar programında, vatandaşlarla orucunu açtı. 

Başbakan Erdoğan, burada vatandaşlarla birlikte orucunu açtı. Erdoğan, iftar programında vatandaşlarla sohbet etti, fotoğraf çektirdi. 

İftar programının ardından otobüsle Ordu Büyükşehir Belediyesine geçen Erdoğan, burada Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz ile görüştü.

Yaklaşık 50 dakika belediye binasında kalan Erdoğan'ın, belediyenin çalışmaları hakkında Yılmaz'dan bilgi aldığı öğrenildi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Editörün Seçtikleri
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 - 2016 Detail Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 (531) 319 88 97 | Faks : 0 (342) 231 00 28 | Haber Yazılımı: CM Bilişim