1. YAZARLAR

  2. Tuğba Annaç

  3. KÖTÜ KARNEYE DİKKAT!
Tuğba Annaç

Tuğba Annaç

Psikolog
Yazarın Tüm Yazıları >

KÖTÜ KARNEYE DİKKAT!

A+A-

Karne günleri öğrencilik hayatının en önemli günlerinden biridir. Bir kısım öğrenciler için sevinç ve gurur kaynağı olan bu gün, bazı öğrenciler içinse üzüntü ve kaygı sebebi olabiliyor. Kötü karne nedeniyle çocuk kaygı problemleri ve davranış bozuklukları yaşayabiliyor. Çocuktaki stres onu zamanla sinirlilik, içe kapanıklık, uyku ve iştah sorunları ve hatta madde bağımlılığına kadar götürebiliyor ve her karne dönemi sonunda bazı ailelerde yaşanan karne gerginliği, izleri ömür boyunca silinmeyecek yanlışlara yol açabiliyor. 

Peki bu yanlışları yapmamak için kötü karne getiren çocuklarımıza nasıl davranmalıyız?

- Öncelikle soğukkanlı ve sakin olunmalıdır. Bu nokta çok önemlidir. Karneyi eline alır almaz büyük tepkiler veren ve öfkelenen anne baba tutumundan sonra çocuk ‘’çok kötü bir şey yaptım, bunun artık telafisi yok zaten ailem bana bağırdı bedelini de ödedim artık yapabileceğim bir şey yok’’ diye algılar. Bu tepki yerine çocuğa onun duyguları sorulmalıdır. ‘’Bu karne sana ne hissettirdi, bu karnede değiştirmek istediğin bir şeyler var mı, bunları değiştirebilir miyiz, ikinci dönem böyle gelmemesi için neler yapabiliriz’’ tarzı sorular sorabiliriz. Sorun ve çözüm hakkında konuşurken özellikle çözüm yolları bulmaya çalışırken çocuğunuzu da buna ortak etmeniz çok önemlidir. Böyle bir yaklaşım sergilersek çocuklar, hayatta problemlerin olabileceğini ve önemli olanın bu problemleri nasıl çözmemiz gerektiğini sorgulayabilir. Aile bu soruna sağlıklı yaklaşırsa çocuk da sağlıklı problem çözme modelini öğrenir.

- Karnesi kötü gelen çocukları başka çocuklarla  asla  kıyaslamayın. Bu durum çocuğun özgüveni kırar. Çocuk ne yaparsa yapsın ailesini memnun edemeyeceği düşünür. Çocuğu başkaları ile değil de kendi içinde bir önceki yıla göre kıyaslamak daha doğru olur. Tabi bu kıyaslamalar çocuğu motive edecek ve onu tekrar iyi notlar alabileceğine inandıracak durumdaysa yapılmalıdır.

- Karnedeki iyi notlar da görülmelidir, sadece kötü notlara odaklanıp diğerleri görmezlikten gelinmemelidir. Hatta yapacağınız yorumları iyi notlardan başlayarak yapmalısınız. Bu çocuğu daha iyi hissettirecek ve diğerlerini de düzeltmesi için onu motive edecektir.

- Çocuğunuzu kesinlikle tembel ya da başarısız olarak nitelemeyin. Çocuk da kendini bu şekilde kabul ederse başarılı olmak için gayret sarf etmez, okula küser. Özgüveni kırılır hem de sadece dersleri konusunda değil hayatının her alanında…

- ”Sen yapamazsın, başarısızsın, bir şey beceremezsin” gibi olumsuz ifadeler yerine “ben sana güveniyorum, sen istersen başarırsın” şeklinde olumlu ifadeler kullanın. ‘’Artık ikinci dönem biraz daha fazla çalışarak bunları düzeltebilirsin, ben sana inanıyorum daha başarılı olacaksın’’ gibi cümleler kurarak çocuğa moral verebilirsiniz.

VE EN ÖNEMLİSİ,,

Sevginizi asla şartlı hale getirmeyin. Çocuğunuz karnesini getirdiğinde notları düşükte olsa ona sarılın, öpün kucaklayın. Onu asla cezalandırmayın. Ne olursa olsun onun sizin çocuğunuz olduğunu, onu çok sevdiğinizi ve her şartta onun yanında olduğunuzu hissettirin. 

 Ailenin karneyi değerlendirirken takınacağı tavrın, çocuğun daha sonraki okul başarısını etkileyeceği unutulmamalıdır. Karne başarının tek göstergesi değildir. Karneye olması gerekenden fazla önem verilmemelidir. Önemli olan, anne ve babanın karneyi bir övünç veya utanç kaynağı olarak değil, çocuğunun gelişimini takip etmek ve hangi alanlarda desteğe ihtiyacı olduğunu anlamak için kullanabilecekleri bir araç olarak görmeleri gerektiğidir. 

Karne ulaşılması gereken bir amaç değil, başarıya götürecek bir araç şeklinde yorumlanmalıdır. 

Başarısızlığın her zaman çözümü vardır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT