1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Köymen

  3. Kalbinizin İyiliği Yaşlılığınıza Vursun
Çiğdem Köymen

Çiğdem Köymen

Detail Haber / Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kalbinizin İyiliği Yaşlılığınıza Vursun

A+A-

Öğrencilik demek bir bakıma hayatının bilmem kaçta kaçının tramvaylarda, otobüs duraklarında, dolmuşlarda geçmesi aslında… Bu yüzden birçok insanı gözlemleme fırsatı buluyorsunuz. Hele ki benim gibi yaşlılığın ardındaki gerçek sebepleri tahmin etmeyi seviyorsanız... Kırışıklıklar, beyazlar, kahverengi lekeler...

Yılların yorgunluğunun izleri onlar, sanki olgunluğun birer göstergesi gibi… Her birinde ayrı bir hikaye gizli… Her biri bir neden için var olmuş sanki… Ama gururla gösteriyorlar kendilerini zamana meydan okurcasına…

Bir teyze oturuyordu bugün tramvayda. Tahminimce 70 yaş civarı, hafif toplu ve mavi gözlüydü ama hala gençliğindeki o güzelliğinden eserler saklıydı yer yer yüzünde, gözlerinde…

cigdem-koymen.gifGözleri… Hafif perdeler inmiş, göz kapakları düşmüş, göz altı torbaları oluşmuş. Gözleri... Yorgundular… Belki de gördüklerinden, belki de bazı geceler ağlamaktan, belki de sırf hala görüyor olmaktan, yorgundular işte…

Sonra döndüm gözlerime sadece uykusuz olduğu için yorgun olan gözlerime peki ya siz, siz neden böylesiniz?

Elleri… Kahverengi lekeler oluşmuş, damarlar daha belirgin ve en az yüzü kadar kırışık… Acaba o ellerle kaç kişiyi doyurdu, kaç kişinin başını okşadı, kaç kişinin yükünü kaldırdı?

Sonra döndüm ellerime, 0 kırışık, bakımlı ellerime… Peki ya siz, siz neden böylesiniz?

Saçları… Kısa, küt ve beyaz… Net, sert… Zaman onların hakkından gelmişti… Kim bilir ne sıkıntılar yaşadı da döküldü her bir teli… Ya o beyazlık, noldu da beyazladı o saçlar, noldu da sonbaharda rengini kaybeden yapraklar gibi soldu o saçların rengi?

Sonra döndüm saçlarıma uzun, rengi hala orada olan, 1 dökülüpte 5 çıkan saçlarıma.. Peki ya siz, siz neden böylesiniz?

Resmen hayatı sorgulattı o teyze bana. Her şeyin gelip geçici birer olgudan ibaret olduğuna, bizim karışık gördüğümüz her şeyin aslında ne kadar da basit olduğuna inandırdı beni o mağrur duruşuyla…

Biliyorum... Gün gelecek bende kırışacağım, gözlerime perdeler inecek, ellerimi kahverengi lekeler kaplayacak, saçlarım, ki onlardan kurtulmak isteyeceğim belki, belki de onlar beni terkedecek ama bir şey varki o hep aynı kalacak... Kalp...

Belki atmaktan yorulacak ve pes edecek de olsa o hep aynı kalacak ve aslında sizin yüzünüze, ellerinize, saçlarınıza kısacası tüm bedeninize olanlar kalbinizin yansıması olacak ve kalbiniz gibi yaşlanacaksınız. Kalbiniz şekillendirecek yaşlılığınızı, iyiyse iyi, kötüyse kötü...

Sonra döndüm kalbime dolu dizgin atan kalbime… Peki ya sen, sen iyimisin, kötümüsün?

Sonra bir ses: Bir sonraki istasyon ineceğiniz istasyon…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT