• İstanbul18 °C
  • Ankara18 °C
  • İzmir22 °C
  • Gaziantep24 °C
  • Amasya21 °C

Sevgi İba / Detail Haber / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sevgi İba / Detail Haber / Yazar

Holistik (tam kayıt) öğrenme ile hafızanızı güçlendirin

03 Eylül 2016 Cumartesi 06:00

HOLISTİK ÖĞRENME NEDİR?

Holistik öğrenme, “tam mesaj” ya da “tam kayıt” demek olan hologram kelimesinden türetilmiştir ve “eksiksiz bütünlük” anlamına gelir.

Bizlere, var olan her birimin, evrenin bütün bilgilerine sahip bulunduğu gerçeğini açıklar.

HOLİSTİK DÜŞÜNCE NEDİR?

Holistik düşünce, evrendeki her şeyin aynı bütünün parçaları olduklarını, birbirlerinden haberdar olarak tek bir sistem şeklinde hareket ettiklerini ve birbirleriyle ilişki, iletişim ve etkileşim içinde bulunduklarını ortaya koyar. Var olan her birim, diğerlerini etkileme, değiştirme ve yönlendirme özelliğine sahiptir. Bu nedenle de, en küçük bir birim bile gereklidir, önemlidir ve değerlidir.

Holistik öğrenme, “aktarılan” ya da “alınan” bilgileri beynimizin sol ve sağ yarım kürelerinin çalışma tekniklerine uygun olarak düzenlemeyi, sonra da bu iki yarım kürenin birlikte en yüksek verime ulaşabilmelerini için, aralarındaki koordinasyonu ve uyumu sağlayan bağlantı köprüsünü (Corpus Callosum) devreye sokmayı sağlar. Önemsiz gibi görünen ufacık bir kelime, bir bağlaç, minik bir virgül, nokta, soru işareti, beynin algılama, öğrenme, hatırlama sistemini son derece derinden etkileyebilmektedir. Bu nedenle, noktalama işaretlerine öğrenmenin trafik işaretleri, bağlaçlara ise yön levhaları benzetmesini yapabiliriz.

BİR BİLGİNİN HAFIZAYA KAYDI NASIL GERÇEKLEŞİR?

Holistik öğrenmeye göre, algıların değerlendirilmeleri, hafızaya kaydı 3 aşamada gerçekleşir.

a. ÇOK KISA SÜRELİ HAFIZA

Hafızanın birinci aşaması, yaklaşık 20 saniye devrede kalan, elektriksel özellik taşıyan çok kısa süreli hafızadır. Eğer algılanan şey, beyin tarafından ilgi ya da merak ile karşılanmıyorsa veya beyinde daha önceden kayıtlı bulunan bilgilerden hiçbirisiyle çağrışım oluşturmuyorsa, 20 saniyelik bir süre boyunca beyinde dolaştıktan sonra elenir. Hafızaya kaydedilmeden unutulur gider. Örneğin, sokak gürültüsü, bilmediğimiz bir dildeki konuşmalar vb. sokak gürültüsü

b. KISA SÜRELİ HAFIZA

Kısa süreli hafıza, hücrelerde kimyasal bir değişim oluşturur. 20 dakika devam eden bu süreçte, gerekli olan değişimi ortaya koymayan, uzun süreli hafızaya geçemez. Kendisine ulaşan bilgileri çevresindeki hücrelere aktarır.

c. UZUN SURELI HAFIZA

Uzun süreli hafızaya kayıt, artık bilgilerin hafızaya kayda geçirilmesinin son aşaması olduğu için oldukça önemlidir. Kayda geçirilen bilgilerin kaliteleri ve doğrulukları, daha sonraki anlama, öğrenme, hatırlama, karar verme ve tepki gösterme gibi çeşitli davranışlar üzerinde hayati derecede etkili olur. Hatırlamak önceden kaydedilmiş olan bilgileri yeniden gündeme getirmek, beyne çağırmak anlamına gelir.

Kaydedilmiş her türlü bilgiye, eğer herhangi bir hastalık ya da deformasyon söz konusu değilse, ulaşmak mümkündür. En iyi hatırlananlar, en kaliteli şekilde kaydedilmiş olanlardır. Beyin her şeyi eksiksiz kaydeder, ama az şeyi hatırlar. Bunun nedeni kayıt yapan hücrelere giden yolların ve kanalların az kullanılmaları, sonradan tıkanmaları, zedelenmeleri ya da çeşitli nedenlerle kayıtların bloke edilmiş olmasıdır. Yolları tıkayan etkenlerin başında, stres, yaşlanma nedeniyle oluşan kireçlenme, olumsuz anılar, önem sırasında geriye düşme, yapılan kaydın kalitesiz yapılmış olması gelir. Alınan Bilgilerin Hafızaya Daha İyi yerleşmesi için neler yapabiliriz?

HAFIZAYI GÜÇLENDİRME YÖNTEMLERİ

1. Tekrar Etmek Düzenli tekrar, alınan bilginin beyne iyi yerleşmesini sağlar. İlk tekrarı 10 ila 20. dakikada yapmak gerekir. Daha sonra 24 saatlik periyotta tekrar edilirse (zor bir konu ise 1 hafta, 1 ay sonra da tekrar edilmelidir) uzun süreli hafızamıza kaydedilir ve gerektiğinde hatırlarız.

2. Bilgiyi Kendi Beyin Modeline Göre Yorumlamak Bilgiyi kendi düşünce formatımızla ve kendi kelimelerimizle ifade edip, yani bir başkasına aktarmaya çalışmak da bilginin hafızaya daha iyi yerleşmesini sağlar.

3. Bilgiyi Yazarak Düzenlemek ve Kategorize Etmek Bilgiyi kategorize etmek ve bunu yazarak yapmanın hafıza kaydının sağlıklı yapılması adına büyük yararı vardır. Kâğıda geçirirken düşüncelerin göz ile algılanması, gerektiğinde kolaylıkla göz atılarak hatırlama sürecini sağlar. Bilgiyi pekiştirmemizi, en önemlisi beyne bu konuya değer verildiğini kanıtlaması, en önemli yararlarındandır.

4. Bilgiyi İşe Yarar Hale Getirmek Alınan bilgiler kişisel duygularla etkileşime girmedikçe yabancıdır ve tam olarak kullanılamaz. Yani kişinin bilgiyi kendi kullanımına hazır hale getirmesi gerek. Örneğin, bir problemin çözümünü öğretmenden dinlediniz. Ama benzer bir problemi tek başınıza çözmeye çalışmadıkça öğrendikleriniz tek kanallı kalır, zayıf bir kayıt olur bir işe yaramaz. Problemin mantığını ve ana hatlarını doğru kategorize edip, beyindeki birçok eski bilgiyle ilişki kurmasını sağlarsak, benzer problemleri çözmek kolaylaşır.

5. Birbirine Bağlama Yöntemi Bu teknik hatırlamak istediğimiz şeyleri, çok abartılmış ve tuhaflaştırılmış bir hikâye kurgusu içinde beynimize almayı öngörmektir. Alışverişe gidiyorsunuz ve listenizde tam 7 adet ürün var: Ekmek, süt, yumurta, limon, portakal, şeker, ton balığı. Bunları bir kâğıda yazmak yerine zihninizde saçma bir hikâye oluşturuyorsunuz. Bu teknik, beynin sağ lobunu çalıştırmaya yöneliktir. O yüzden hikâyenizin olabildiğince abartılı, canlı ve süslü olmasına dikkat edin.

6. Sayılar ile Şekilleri Eşleştirme Yöntemi Bu teknik, 1’den 10’a kadar sayılarla belirli sözcüklerin ve resimlerin eşleştirilmeleri temeline dayanır. Bu sistem, elbise dolabına asılmış askılara benzetilebilir. Sayı ve şekiller askıları oluşturur. Ama ona asılan elbiseler değişebilir. Burada dikkat edilmesi gereken konu, şekil ve sayının biçim olarak birbirine benzemeleri zorunluluğudur. Örneğin, karpuz sözcüğünü aklınızda tutabilmek için, onu eşleştirmiş olduğunuz 3 sayısını şekilsel olarak simgeleyen tarak şekliyle uyumlu bir hikâye oluşturmanız gereklidir. Bir kızın elindeki çatalla karpuz yerken diğer elinde tutuğu tarakla saçlarını taradığını tasarlayabilirsiniz. Bu teknik hem yaratıcı yanımızı belirginleştirir, hem de beynimizin daha fazla bölümünün kullanıma açılmasını sağlar. Bu tasarladığımız hikayenin abartılı, absürde olması hatırlanması istenen şeye özel bir anlam kazandırır, dolayısıyla hatırlamamız kolaylaşır.

7. Sayılar ve Sesleri Eşleştirme Yöntemi Burada şekiller yerine sesleri kullanırız. Örneğin, üç sayısına aynı ses tınısını veren uç ile eşleştirebiliriz. Bir Bira (Bira içen Adam) İki Kiki (Kıkırdayan Kızlar) Üç Uç (Uçan bir kuş) gibi…

KISACASI DÜŞÜNCENİZİ VE YÖNTEMLERİNİZİ DEĞİŞTİRİN HAYATINIZ DEĞİŞSİN.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Editörün Seçtikleri
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 - 2017 Detail Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0 (342) 231 00 28 | Haber Yazılımı: CM Bilişim