1. YAZARLAR

  2. Emrihan Aydın

  3. DEMİRYOLU KAPİTÜLASYONLARIN KÂRI MIDIR?
Emrihan Aydın

Emrihan Aydın

Detail Haber / Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

DEMİRYOLU KAPİTÜLASYONLARIN KÂRI MIDIR?

A+A-

Neriman ŞİMŞEK editörlüğünde, Şafak ALTUN’un kaleminden çıkan ve Hayat Yayınları tarafından hazırlanan, “Türk İşadamının Bilmesi Gereken 101 Olay” isimli kitabı senelerdir defalarca büyük bir keyifle okurum. Türk iş dünyası için oldukça yararlı bir kaynak bence. Elimde kalem ile hemen hemen her satırının altını çizerek okudum, hatta ezberledim.

Bu yazıda bir konu dikkatimi çekti. Yıllardır tartışılan bir konuydu. “Kapitülasyonlar.” Açıkçası bu kaynaktaki bir cümleye pek katıldığımı söyleyemeyeceğim: Kapitülasyonların (ticari imtiyazların) yararları da olduğundan, mesela demiryolu yapımının bu sayede olduğundan bahsediyor. Sonraki cümlesi ise coğrafi anlamda Osmanlı’ nın istemediği bir yapıda kurulduğu bahsediliyor.

Bu konu benim aklımı karıştırdı.

(Bu yazıda kapitülasyonların olumlu sonucu demiryoludur görüşüne ilişkin birkaç saptama yapılacak, diğer sonuçlarına değinilmeyecektir.)

Kapitülasyonların yarar sonucu olarak bahsedilen demir yolu sisteminin resmi tarihçesinden[1] birkaç nokta aktaralım.

1.Tarihçeye baktığımızda, Demiryolu Tarihi, 1856 yılında başlar. İlk demiryolu hattı olan 130 km´lik İzmir - Aydın hattında bir İngiliz şirketine verilen imtiyazla başlıyor. Hattın bu bölgeye kurulmasındaki neden ise, İzmir-Aydın yöresi diğer yörelere göre nüfus bakımından kalabalık, ticari potansiyeli yüksek, İngiliz pazarı olmaya elverişli etnik unsurların yaşadığı, İngiliz sanayisinin gereksinim duydugu ham maddeye kolay ulaşılabilecek bir yöreydi. Ayrıca Ortadoğu´nun kontrol altına alınarak Hindistan yollarının denetimi alınması bakımında da stratejik bir öneme sahipti. Yani İngilizler “bu bölgede bulunan vatandaşlarımızın ulaşımını sağlamak” gibi masum bir amaçla bu hattı kurmamışlar.

2. Osmanlı Devletinde demiryolu imtiyazı verilen İngiliz, Fransız ve Almanların ayrı ayrı etki alanları oluştu. Fransa; Kuzey Yunanistan, Batı ve Güney Anadolu ile Suriye´de, İngiltere; Romanya, Batı Anadolu, Irak ve Basra Körfezinde, Almanya; Trakya, İç Anadolu ve Mezopotamya´da etki alanları oluşturdu. Örneğin Almanların Mezopotamya bölgesindeki güzergahlar, Almanların bölgedeki tarihi eseri yurtdışına çıkarmak amacıyla, belirlenmiştir. Somut bir örnek ZincirliHöyük’ ten çıkarılan eserlerin Almanya’ ya kaçırılış hikayeleri Chicago Üniversitesi[2] kaynaklarından bulunabilir. Yani buralardan da geçirilen hatlar, bölge insanın çıkarı için değil, tamamen verilen imtiyazları “kötü yönde nasıl kullanabiliriz?” şeklinde olmuştur.

3. Batılı sermayedarlar, sanayi devrimi ile çok önemli ve stratejik bir ulaşım yolu olan demiryolunu tekstil sanayinin hammaddesi olan tarım ürünlerini ve önemli madenleri en hızlı biçimde limanlara, oradan da kendi ülkelerine ulaştırmak için inşa ettiler. Yani Osmanlı topraklarında bulunanları kendi ülkelerine yine inşa ettikleri demiryolu ile sağlamış oldular.

4. Ayrıca bunların yanında konumuza ekstra katkı sağlayan bazı bilgileri de paylaşmak isterim. Mesela  km başına kar güvencesi, demiryolunun 20 km çevresindeki maden ocaklarının işletilmesi vb. imtiyazlar alarak demiryolu inşaatlarını yaygınlaştırdılar. Dolayısıyla Osmanlı Topraklarında yapılan demiryolu hatları, geçtiği güzergahlar bu ülkelerin iktisadi ve siyasi amaçlarına göre biçimlendirildi.

Sonuç olarak görülüyor ki, yabancı devletler ülkemize hizmet için değil, Osmanlı topraklarındaki değerli şeyleri ülkelerine taşımak için inşa etmişler demir yollarını. Tüm bunlar Osmanlıda padişahtan başlayıp, en yoksul insana kadar sevinç yaratan çalışmalar olarak adlandırılmıştı. Mesela Sultan II. Abdülhamid hatıralarında şunları ifade ediyor; "Bütün kuvvetimle Anadolu Demiryollarının inşasına hız verdim. Bu yolun gayesi Mezopotamya ve Bağdat´ı, Anadolu´ya bağlamak, İran Körfezine kadar ulaşmaktır. Alman yardımı sayesinde bu başarılmıştır. Eskiden tarlalarda çürüyen hububat şimdi iyi sürüm bulmaktadır, madenlerimiz dünya piyasasına arz edilmektedir. Anadolu için iyi bir istikbal hazırlanmıştır. İmparatorluğumuz dahilindeki demiryollarının inşaatı mevzuunda büyük devletler arasındaki rekabet çok garip ve şüphe davet edicidir. Her ne kadar büyük devletler itiraf etmek istemiyorlarsa da bu demiryollarının ehemmiyeti yalnızca iktisadi değil, ayni zamanda siyasidir."  

Günlükteki kısa alıntı bile bize şunu göstermiştir, çok yönlü düşünemeyenler büyüklüğü ne olursa olsun asla bir zümreyi yönetemezler.

Kaynaklar :

[1] http://www.tcdd.gov.tr/genel/tarihce.htm 

[2] http://research.uchicago.edu/newsletter/2006/12/

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT