• İstanbul17 °C
  • Ankara7 °C
  • İzmir18 °C
  • Gaziantep13 °C
  • Amasya15 °C

Nihan Yetiş / Psikolog-Çift ve Aile Danışmanı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Nihan Yetiş / Psikolog-Çift ve Aile Danışmanı

Çocuklarda davranış eğitimi ve çocuklarla iletişim

20 Ağustos 2016 Cumartesi 06:00

Her çocuk kendine özgü karakteristik özelliklerle dünyaya gelir. Öğrenme davranışı anne karnından başlayarak bebeklik ve özellikle ilk çocukluk döneminde şekillenir. Yenidoğan bir bebek nasıl ki annenin mimiklerini, ses tonunu anlayabiliyorsa zamanla kendi kendine hangi davranışa nasıl tepki vereceğini de belirler. Erken çocukluk dönemi ise çocukların en iyi davranış gözlemcisi oldukları dönemdir. Çocuk, bu dönemde davranış eğitiminin temelini model aldığı anne ve babadan öğrenir. Yemek yeme, uyku düzeninin kurulması, tuvalet eğitimi gibi ilk temel alışkanlıklar bu dönemde şekillenir. Ebeveynler bu davranışları şekillendirirken son derece sabırlı ve anlayışlı olmalı; zorlayıcı ifadelerden kaçınmalıdır. Benmerkezci olan çocuk bu dönemde söylenenin zıttını yapmaya meyilli olduğu için ebeveynlerdeki baskıcı ve katı tutumlar çocuğun başkaldırıcı bir birey olarak yetişmesine zemin hazırlayabilir.

Dil gelişimi de erken çocukluk döneminde gelişen bir süreçtir. Çocuk evde sıklıkla “Bu nedir / Bunun adı ne / Niye böyle” gibi cümleler kurar. Bu dönemde anne ve babaların vereceği sözel tepkiler çocukların kavram gelişimi açısından son derece önem taşır.. Verilen cevaplar çocuğun merak duygusunu bastıracak şekilde olmamalıdır. Çocuklarınızın merakını teşvik edin çünkü öğrenmeye açık olan çocuk merak eder, soru sorar ve sonunda keşfeder. 'Büyümüş de küçülmüş' diye tabir ettiğimiz çocuklar tam olarak böyle, sordukları soruların yanıtını alıp meraklarını gidermiş çocuklardır. Bu dönemde önemli olan bir diğer unsur da çocuklara kendi duygularını adlandırmaya yardımcı olacak ifadeler kullanmaktır. Pişmanlık duygusu yaşayarak ağlayan bir çocuğa “Ağlama / Git elini yüzünü yıka” gibi doğrudan emir cümleleri kurmak yerine “Şu an yaptığına pişman olduğun için ağlıyorsun” gibi cümleler kurmak hem çocuklarınızın duygularını anlayabilmesine hem de sizin onun duygularını anladığınızı göstermeye olanak sağlar. Çünkü duyguların zenginliğini bilen çocuk başkalarının duygularını anlamayı ve onlara değer vermeyi öğrenir. Duygularını adlandıran, duygularıyla baş etmesini bilen bir çocuk olayları sağlıklı bir şekilde içselleştirir. 

Fikirlerini ifade edebilen bir çocuk yetiştirmenin ilk adımı çocuğa aile içinde söz hakkı vermek ile başlar. Anne ve babasının fikirlerini önemsediğini anlayan çocukta özgüven gelişir. Alışverişte veya seçenek sunulabilecek herhangi bir ortamda çocuğa ''Hangisini istiyorsun haydi bakalım sen seç, senin istediğini alalım'' gibi bir cümle kurmak onlara bir çocuk olarak değil bir birey olarak fırsat sunmak demektir. Çocuk bu durumu adlandırırken, kendine verilen değeri hisseder. 

Davranış eğitimindeki diğer bir husus da ebeveynlerin davranışlarındaki tutarlılıktır. İstenmeyen bir davranışa tepki verirken bir yandan da ödül vermek anne babaların yaptığı hatalarda genellikle ilk sırada gelir. Yapılmasını istemediğiniz davranışı annesi ve babası olarak çocuğunuza net bir şekilde söyleyin. İsteğinizi dile getirirken çoğunlukla ben dili kullanın. Bununla birlikte olumlu davranışlarını hemen dillendirin ve ödüllendirin. Davranışlarını başkasının ödüllendirmesine kesinlikle fırsat vermeyin. ''Aferin, sen bunu böyle yapınca ben çok mutlu oluyorum'' gibi ben diliyle sözel olarak da olumlu davranışı pekiştirin. 

Davranışı şekillendiriken baskıcı ve dayatmacı tutumlardan uzak durun ve aile içi sevgiyi unutmayın. Sevildiğini hisseden bir çocuk olumlu bir şekilde güdülenir. Çocuğu devamlı olarak eleştirmek veya istenmeyen davranışı şiddet ile engellemeye çalışmak çocuğun kendini değersiz hissetmesine ve kendine olan güveninin azalmasına sebep olur. Çocuklarınızı motive etmek için çocuklarınızın çabalarını övmek ve onları yüreklendirmek gerektiğini unutmayın. Yapabileceğine inandırarak, yol göstererek ve yardımcı olarak çocuğa yaşına uygun bazı işler vermek de çocuklarınızın kişisel gelişimleri açısından son derece faydalıdır. Unutulmamalıdır ki kişilik önce ailede şekillenir; çocuklarınıza koyduğunuz tutumlar kuralcı değil işbirlikçi olursa yol kat edebilirsiniz. Çünkü suçlamanın olmadığı, imkan verilen, problemin çözümüne odaklı bir aile ortamında şekillenen davranışlar sağlıklı ve kalıcı olur.
 

Psikolog / Çift ve Aile Danışmanı / Psikoprojektif Test Uygulayıcısı
Nihan Yetiş

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Editörün Seçtikleri
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 - 2017 Detail Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 (531) 319 88 97 | Faks : 0 (342) 231 00 28 | Haber Yazılımı: CM Bilişim