• İstanbul14 °C
  • Ankara7 °C
  • İzmir17 °C
  • Gaziantep12 °C
  • Amasya5 °C

Şule Ercan / Detail Haber / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Şule Ercan / Detail Haber / Yazar

Ben buradayım ve benim de haklarım var!

21 Kasım 2016 Pazartesi 06:00

Bundan tam 47 yıl önce yayınlanan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Deklarasyonuna göre; 18 yaşına kadar herkes “ÇOCUK”tur. 193 ülkenin taraf olduğu sözleşme en fazla ülkenin onayladığı insan hakları belgesidir. Türkiye de 14 Ekim 1990'da imzaladığı sözleşmeyi 27 Ocak 1995'te Resmî Gazete ‘de yayımladıktan sonra yürürlüğe soktu. Sözleşme yürürlüğe girdi girmesine ama üstünden geçen zamana rağmen Türkiye'de hala 400.000'i tarımda çalışan bir milyona yakın çocuk işçi, çocuk yaşta evlendirilen kız çocukları ve çatışma ortamında kaybedilen çocuklar var. Bunun yanı sıra Suriye savaşından kaçarak Türkiye’ye sığınan ailelerin çocukları, mülteci çocuklar da var.

Bildirgeyi kısaca özetlersek;
18 yaşına kadar herkes “Çocuktur”. Büyümüşte küçülmüş olsun olmasın, kocaman görünüyor olsun olmasın, yok efendim artık ağabey olmuş abla olmuş olsun olmasın, 18 yaşından küçük herkes çocuktur.

Çocuk, yaşla ve olgunlaşma ile gelişen ihtiyaçlara sahip bir “bireydir”.

Çocuğun bir birey olduğu unutulmadan ihtiyaçları gözetilmeli, alınan kararlarda çocuğun fikri sorulmalıdır.

Sözleşmeye taraf olan devletler; çocukların her türlü ihmal, istismar ve şiddet karşısında gerekli tüm yasal, idari, toplumsal, eğitsel önlemleri almalıdır.

Çocuklar ekonomik sömürüye ve her türlü tehlikeli işte ya da eğitimine zarar verecek ya da sağlığı veya bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaksal ya da toplumsal gelişmesi için zararlı olabilecek nitelikte çalıştırılmaya karşı korunma hakkına sahiptirler.

Taraf olan devletler, her çocuğun bedensel, ruhsal, ahlaksal ve toplumsal gelişimini sağlayacak yeterli bir yaşam standarttı sağlayacağını temin eder.

Çocuk hakkında alınan her kararda çocuğun “görüşü” alınmalıdır.

Çocukla ilgili her işlemde “çocuğun yüksek yararı” göz önünde bulundurulmalıdır.

Çocuklar herhangi bir “ayrımcılığa” maruz kalmaksızın eşit olarak “doğuştan” haklara sahiptirler.

Anne-baba “ sorumluluğu” esastır.

Devletler anne ve babanın bu sorumluluğunu yerine getirmesine destek olmalı, anne babanın sorumluluğunu yerine getirmedikleri durumlarda sorumluluğu devir almalıdırlar.

İster tek başına olsun isterse ana–babası veya herhangi bir başka kimse ile birlikte bulunsun, mülteci statüsü kazanmaya çalışan ya da uluslararası veya iç hukuk kural ve usulleri uyarınca mülteci sayılan bir çocuk, bulunduğu ülkedeki çocuklarla aynı haklara sahiptir.

Çocuk her yerde çocuktur.

Bu temel yaklaşımdan sonra, çocukların içinde bulunabilecekleri her bir özel durum (istismar edilmiş olma, çalışan çocuklar, mülteci çocuklar, savaş mağduru çocuklar, madde bağımlılığı gibi) ayrıca düzenlenmiştir.

Sözleşme, Uluslararası hukuk açısından çocuklara yönelik tutum ve davranışlara ilişkin evrensel standartları düzenleyen ve bağlayıcı güce sahip hukuksal bir metindir.

Twitter.com/ssulefem

YORUMLAR
!
Sertaç Aslantaş
Kesinlikle çok güzel noktalara değinilmiş cümleler. Kaleminize sağlık. Ulu Önder Atatürk'ün de dediği gibi "Çocuklar her türlü ihmal ve istismardan korunmalı ve onlar her koşulda yetişkinlerden daha özel ele alınmalıdır."
21 Kasım 2016 Pazartesi 22:51
Çocuk
İDİL YAPRAK
Yazınızı çok yararlı buldum, devamını bekliyorum. sevgiler ☺️
21 Kasım 2016 Pazartesi 18:10
Çocuklar
Yağmur Sökmen
Çocukların haklarının önemi konusunda vurgunuz takdire şayan. Bizler çocuklarımıza kendi haklarını savunma imkanı verirsek ancak sağlıklı, vatana millete hayırlı evlatlar yetiştirmiş oluruz. Yazınız için tebrik ederim.
21 Kasım 2016 Pazartesi 16:41
Editörün Seçtikleri
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 - 2017 Detail Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 (531) 319 88 97 | Faks : 0 (342) 231 00 28 | Haber Yazılımı: CM Bilişim