• İstanbul6 °C
  • Ankara0 °C
  • İzmir7 °C
  • Gaziantep-1 °C
  • Amasya2 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Başbakan Erdoğan, cemaat'e yüklendi
05 Ağustos 2014 Salı 00:06

Başbakan Erdoğan, cemaat'e yüklendi

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 24 TV canlı yayınında açıklamalarda bulundu.

Bu seçim sistemlerindeki gelişmelere baktığımız zaman bildiğiniz gibi İlçe Belediye Başkanlığı seçim adaylığından tutun, İl Belediye Başkanlığı seçim adaylığına ve oradan tabi milletvekili seçim adaylığı ve en sonunda da şimdi Cumhurbaşkanlığı seçim adaylığına girmiş bulunuyoruz. Tabi siyasetin içerisinde de 40 yıllık geçmiş var. hep bu siyasetin içerisinde geçti. Siyasette çıraklığı da yaşadık, kalfalığı da yaşadık, ustalığı da yaşıyoruz. Çünkü siyaseti bir insan yönetme sanatı olarak ele aldığımız zaman bu seçimin ne denli önemli olduğu ortaya çıkıyor.

SÖYLEYECEK SÖZÜ OLAN GELSİN ORADA SÖYLESİN

Doğup büyüdüğüm vilayet; İstanbul. İstanbul bir başka ama maalesef İstanbul’da yaşayanlar İstanbul’un kıymetini tam bilemediler. İstanbul hakikaten benim aşkım, sevdam, herşeyim. Şimdi Belediye Başkanımıza şunu söyledim; İstanbul’da biz Avrupa ve Anadolu yakasında iki tane meydan yapalım ve bu meydanlarda artık kim mitingini yapacaksa gelsin bu meydanlarda yapsın. Söyleyecek sözü olan gelsin orada söylesin. İlla Taksim’de Taksim, illa Kadıköy’de Kadıköy, illa Tandoğan’da Tandoğan filan olmaz. Bu meydanları yaparsınız huzur içinde gel istediğini söyle. Nasıl bağıracaksan gel orada bağır. Bundan kimse de zarar görmesin. Düşünün yürüyüş yapacaklar, halkın alışveriş yaptığı merkezlerde yürüyüş yapıyorlar. Böyle bir şey olabilir mi? siz özgürlüğü ‘her yeri istediğim gibi kullanırım’ tanımıyla tanımlayamazsınız. Bunlar hakikaten özgürlük adına yapılamaz. Gel arkadaş nerede yapacaksın? Anadolu yakasında mı? Buyrun sana Maltepe. Gel burada yap. Şimdi biz bunun örneğini verdik. Nerede yapacan, Avrupa yakasında? Buyrun sana Yenikapı. Git Yenikapı’da yap. Buna alışmamız lazım ve bunların bir de daha ufaklarını ilçelerin uygun yerlerinde yaparsak, daha ufak çapta olanlar da gitsinler orada yapsınlar ama bunlar vandalizme dönüşmesin.

KARAKOÇ’A TEŞEKKÜR EDİYORUM

16 devleti iade eden 16 yıldız orada var. tabi ortada forsu. Ben tabi bu vesileyle de Sezai Karakoç’a çok teşekkür ediyorum. Bir anlam kattı tabi hazırlanan filme. Bundan dolayı kendisine şahsım, partim adına çok çok teşekkür ediyorum.

BAKANLAR KURULUNA'DA KATILINIR

Meydanlara niye çıkılır? Veyahut da basın toplantıları niye yapılır? Televizyon programları niye yapılır? Diğer arkadaşlar da ne yapacaklarını söylemeleri lazım. Biz gelirsek veya ben gelirsem şunu şunu şunu yapacağım demesi lazım. Ama kalkıp da bir aday ‘ben yolla falan uğraşmam’ derse, ‘onu zaten hükümet yapıyor’ derse bu tabi şöyle bir şeyi ortaya koyar; demek ki siz hizmete talip değilsiniz, efendiliğe talipsiniz. ‘ben çıkacağım oraya, oradan talimatı vereceğim, hükümet de çalışacak.’ Veya hükümet yol, kanalizasyon, bu işleri yapacak. Yerel yönetimlerle beraber ben de Çankaya’da oturacağım, oradan gerekenleri söyleyeceğim. Bu değil. Yani Cumhurbaşkanı halkın oylarıyla oraya geliyor, dolayısıyla devletin başı olması hasebiyle, Bakanlar Kuruluna istediği zaman başkanlık da yapabileceğine göre, bu ne demektir? Bir defa orayla sürekli kontakta olacaksınız, sürekli irtibatta olacaksınız. Yatırımlar devam ediyor mu, etmiyor mu? Yeni neler yapılabilir? Bunların epsini Sayın Başbakanla haftada bir rutin görüşmemle yetinmeyebilirim. Belki daha farklı burada çalışma esası da getirebiliriz. Şuana kadar on iki senede birşeyler yaptık ama bunlar bizim için yeterli değil. Bundan sonra neler yapacağız, bunların da takipçisi olmaya mecburuz.

Anayasa 104 Cumhurbaşkanı devletin başıdır. Bu kadar net. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk milletinin birliğini temsil eder. Türkü, Kürdü, Lazı, Boşnağı, Çerkezi, Arabı, Romanı, Arnavutu… bu ülkede kim yaşıyorsa tamamının birliğini temsil eder. Ve devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını da gözetir. Öyle basit bir görev değil bu. Orada yan gelip yat, öyle bir şey olmaz. Her hafta biz Cumhurbaşkanımızla fevkalade bir şey olmadığı zaman rutin görüşmelerimizi yaparız. Burada da bu olacak. Ama belki bunun dışında ayrıca Bakanlar Kuruluna katılmak suretiyle o havayı daha farklı hale getirmek olabilir. Ama bu tabi kabine diyelim ki hafta bir veya onbeş günde bir toplanır da siz de ayda bir böyle bir toplantıya katılırsınız. Cumhurbaşkanı devletin başı o kadar rahat olamaz. Zaten eğer o ülkenin sorunlarını kendinde hissedemiyorsa, onu çözmenin heyecanını kendinde hissedemiyorsa o zaman bu yapılan seçimin bana göre bir anlamı yok. Ben ona inandığım için bunları anlatıyorum ve şuana kadar yaptıklarımız referansımızdır diyorum. Halkımıza sunuyoruz, halkımızn oylamasıyla böyle bir süreci başlatmış olacağız.

MİLLETİN SEÇİMDEN SONRA BUNU KONUŞMAYA BAŞLAYACAK

Bakıyorusunuz mesela Amerika’daki Başkanlık sistemi farklı, faraza Arjantin’de farklı. Ama bir şey var; gelişmiş ülkelerin genelinde Başkanlık sisteminin olması anlamlıdır. Yarı-Başkanlık sisteminin olması anlamlıdır. Bizim artık burada bir sıçrama yapmamız lazım. Bizim artık sistem değişikliğine gitmemizde fayda var. Kaldı ki buna Allah rahmet eylesin Turgut Bey dillendirenlerden bir tanesiydi. Daha sonra bunu Sayın Demirel de dillendirdi. Nedense biz dillendirince birileri rahatsız olmaya başladı. Ama ben görüyorum ki milletim Başkanlık sistemini bu seçimle beraber benimseyecek ve konuşmaya başlayacak. Diyecek ‘ben Cumhurbaşkanı seçiyorum. Madem Cumhurbaşkanı’nı seçiyorum, niye Başkan seşmeyeyim.’ Bundan sonra Başkanı seçecek. Yani bunu farklı yerlere çekenlere de gereken cevabı verecek. Ve tabi Başkanlık sisteminin ne içerdiği çok daha açık, net bu tartışmalarla beraber ortaya çıkacak.

Yurt dışı seçmeninden kaynaklanmıyor bu düşük katılım. Maalesef bu YSK’dan kaynaklanıyor. Kusura bakmasınlar, bir randevü diye bir olay çıkardılar, bu randevu olayı herşeyi alt üst etti. Ya vatandaş randevu almak vs. bu işlerle uğraşır mı ya? Bunun demokratik hakkını kendisine ver. Üç gün, dört gün sağolun oy kullanma imkanı verdiniz ama burada olması gereken bir şey vardı. Şuana gördüğümüz o ki yüzde 10’u zor aşacak.
Şuanda Türkiye’deki kamuoyu araştırmalarında katılım yüksek gözüküyor. Eğer kamuoyu araştırmalarındaki rakam yanılma payı olmazsa yüzde 90’ın altında gözükmüyor.

Bunu anlamamak için siyasetin içinde bulunmamak gerekirdi. Bu işin nerede tezgahlandığı belli. Bunu biz söyledik, ne kadar doğru olduğu ortaya çıktı. Pensilvanya şuanda bizim ulusal güvenliğimizi tehdit eden bir unsurdur. Onun da şuanda buradaki hareket noktasındaki mekanizmaları var. şuanda CHP, MHP bunlardan bir tanesi. Tabi bu monşer aday da bunların bir tanesi oldu. Tabi bir de Türkiye’deki bunların medyası, malum medya. Onlarla beraber hareket ediyorlar. Ve müşterek olarak bu çalışmayı sürdürürken burada bunu çok açık söylemem lazım; faiz lobisi de yine aynı şekilde bunların yanında yerini almış vaziyette. Bunlar 30 Mart’ta malum bunu yine yaptılar. Bakın çok enteresandır; bize karşı CHP’nin güçlü olduğu yerde CHP’yi desteklediler, MHP’nin güçlü olduğu yerde MHP’yi desteklediler, BDP’nin güçlü olduğu yerde BDP’yi desteklediler. Bunlarda böyle bir çizgi söz konusu değil. Yalpalıyorlar, herşey olabilir. Fakat biz, çizgimiz neyse bu çizgimizde sonunda kadar hiçbir sapma yapmadan yolumuza devam ettik.

Ben burada önemli olan bir şeyi söylemem lazım; şimdi İsrail ortada. Pensilvanya, o da ortada. Pensilvanya’dan İsrail’in bu kıyımına karşı ciddi bir açıklama duydunuz mu? Onlara beddua eden, onları lanetleyen bir şey duydunuz mu?

MİLLETVEKİLİ OLMAN SANA ŞOV YAPMA HAKKI VERMEZ

‘İnlerine girilecektir’ tespitimizden sonra bazı gerçekler ortaya çıkmaya başladı. Şuanda paralel emniyetteki yapı ortaya çıkmaya başladı. Ve bunlar ortaya çıkınca şovmenler de ortaya çıkmaya başladı. Tuzluklar, muzluklar hepsi Çağlayan’a aktı. Tabi oraya gelenlerin hepsi suç işledi. Öyle zannediyorum ki savcılar bunlarla ilgili de gerekli davayı açacaktır. Senin milletvekili olman nezarethaneye girme hakkını vermez. Orada gelip onlarla beraber şov yapma hakkını vermez. Orada sadece nezarethanede olanlarla görüşme hakkı avukatlarındır. Senin böyle bir hakkın yok.

DARBE GİRİŞİMLERİ BAŞARILI OLSAYDI PENSİLVANYA’DAKİ BAŞKA HAVAYLA GELECEKTİ

Paralel vesayet süreci de sona erecek. Ama daha işin henüz başında olduğumuzu da söylemem lazım. Sağolsun burada geçmişte olanlar ortadaydı, şimdi de yargı gereğini yapmaya başladı. Çünkü Gezi olayları, arkasından 17-25 Aralık bunlar tamamiyle bu ülkede bir darbe girişimidir. Ve bu darbe girşimi akamete uğramıştır. Eğer bunlar başarılı olabilseydi Pensilvanya’daki buraya başka bir havayla gelecekti. Ve şahsımla ilgili biliyorsunuz kayıtlara giren şey; ‘dönemin Başbakan’ı.’ Düşünebiliyor musunuz? Belgelerin içinde çıktı bunlar. Daha ilerisini söylüyorum; benim uluslar arası yaptığım telefon görüşmelerimi adamlar dinliyor. Yanımdaki danışmanım, aynı zamanda tercümanım o diyelim ki Ortadoğu ile yaptığımız görüşmeleri dinliyorlar. Bunların şirazesi kaçmış.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Editörün Seçtikleri
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 - 2016 Detail Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 (531) 319 88 97 | Faks : 0 (342) 231 00 28 | Haber Yazılımı: CM Bilişim