1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. 28 Şubat davasında karar yaklaşıyor: Neyin intikamı bu!
28 Şubat davasında karar yaklaşıyor: Neyin intikamı bu!

28 Şubat davasında karar yaklaşıyor: Neyin intikamı bu!

28 Şubat davasında karar yaklaştı. Bu hafta sanıklar savunmalarını yapacak. 60 komutan için müebbet isteniyor. Peki bu davada neyin intikamı alınıyor?

A+A-

28 Şubat davasında duruşma, sanıklar ve avukatlarının esas hakkındaki savunmalarını hazırlamaları için 8-9-10 Ocak 2018'e bırakılmıştı. Bu hafta sanıklar ve avukatları savunmalarını yapacak.

Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinde "28 Şubat" dönemine ilişkin 103 sanıklı davada esas hakkındaki görüşünü açıklayan cumhuriyet savcısı, dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı ile dönemin Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir'in de arasında bulunduğu 60 kişinin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istemişti.

HAKİMİ DE SAVCISI DA FETÖ'CÜ!

Sanık avukatlarından Atilla Bingöl, iddianameyi hazırlayan eski savcı Mustafa Bilgili'nin ifadesinin getirilmesinin zorunlu olduğunu savunarak, "Mustafa Bilgili ile ilgili husus, bu davanın sonucunu etkileyecek bir husustur" demiş ve Yargıtay’da halen FETÖ’den yargılanan Bilgili'nin ifadelerinden bazı bölümler okumuştu.

Sanıklardan Erol Özkasnak'ın avukatı Ömer Çelikkesen de FETÖ/PDY "çatı davası"nın iddianamesinden bazı bölümleri aktararak, "28 Şubat davasının da FETÖ'nün kumpas davalarından biri olduğu açıktır" demişti.

60 SANIK HAKKINDA CEZA İSTEMİ

Savcının ağırlaştırılmış müebbet istediği Atatürkçü sanıkları hatırlatalım: Dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, dönemin Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir, Çetin Doğan, Erol Özkasnak, Muhittin Erdal Şenel, Kenan Deniz, İlhan Kılıç, Yıldırım Türker, Çetin Saner, Kamuran Orhon, Vural Avar, Hayri Bülent Alpkaya, Hikmet Köksal, Ahmet Çörekçi, İdris Koralp, Fevzi Türkeri, Çetin Dizdar, Hakkı Kılınç, Mustafa Bıyık, İbrahim Selman Yazıcı, Abdurrahman Yavuz Gürcüoğlu, Serdar Çelebi, Mustafa Babacan, Orhan Nalcioğlu, İsrafil Aydın, Cevat Temel Özkaynak, Ayhan Cansevgisi, Orhan Yöney, Ersin Yılmaz, Köksal Karabay, Hüsnü Dağ, Oğuz Kalelioğlu, İsmail Ruhsar Sürmer, Şevket Turan, Metin Yaşar Yükselen, Şükrü Sarıışık, Refik Zeytinci, Yücel Özsır, Altaç Atılan, Aydan Erol, Mustafa Hakan Bural, Yahya Kemal Yakışkan, Yahya Cem Özarslan, Ziya Batur, Bahaddin Çelik, Ruşen Bozkurt, Ünal Akbulut, Sezai Kürşat Ökte, Cengiz Çetinkaya, Ahmet Aka, Alican Türk, Osman Atilla Kurtay, Erkan Yaykır, Mehmet Aygüner, Erdal Ceylanoğlu, Ergin Celasin, İzzettin İyigün, Halil Kemal Gürüz, Sedat Arıtürk ve Erdoğan Öznal.

Savcı Yıldırım’in, yargılama sırasında vefat eden sanıklar Teoman Koman, Eser Şahan, Salih Eryiğit ve Tevfik Özkılıç hakkındaki kamu davasının ise düşürülmesi talebinde bulunması ise ne büyük incelikti!

Sahi neydi bu 28 Şubat davası? Eski Kara Harp Okulu Komutanı, emekli Tümgeneral, Balyoz sanığı Ahmet Yavuz’un deyişiyle “bir intikam davası” mıydı 28 Şubat? Hadi bakalım.

50 YILLIK SÜRECİN SONU

28 Şubat’tan kimler ve neden bu kadar nefret ediyorlar? Savcının mütalaasını bir yana bırakalım, o günleri hatırlayalım.

Genelkurmay Başkanlığı, 29 Nisan 1997 günü tarihsel önemde bir açıklama yaparak, Türkiye'nin düşmanını ABD’nin tayin ettiği 50 yıllık sürecin sona erdiğini saptıyordu.

Genelkurmay, Türkiye'nin ulusal çıkarlarını esas alan yeni bir durum tahlili yapıyor, gericilik ve bölücülük olarak belirlenen iç tehdidin dış tehdidin önüne geçtiğini açıklıyordu.

Bölücülük ile gericilik bağlantılı görülüyordu. Bu da ilkti. Gene Genelkurmay, ABD'nin “bir arada yaşamayı” önerdiği şeriatçı güçleri düşman ilan ediyor, MGK'ye ‘Cumhuriyet Devrimi Kanunları uygulansın' önerisini getiriyordu. O günlerde TSK, bu günkü gibi değildi, Kemalist Devrim’in mevzilerini savunmakta kararlıydı!

“PARLAMENTER” YOL

PKK'nin en yoğun eylem döneminde bile iç tehdit dış tehdidin önüne alınmamıştı. Gericiliğin yükselişi ise farklıydı. Genelkurmay, şeriatçı partinin (o zamanlar Refah Partisi) "parlamenter" denen yoldan cumhuriyeti yıkma ve kendi rejimini kurma hedefine varmakta olduğunu daha o günlerde büyük bir öngörüyle saptamıştı.

BATI ÇALIŞMA GRUBU

Tehdit sıralamasında gericiliği öne çıkaran Genelkurmay, şeriatla mücadele için “özel bir birim” oluşturuyor ve bu birime “Batı Çalışma Grubu” adını veriyordu. Genelkurmay'ın programı, gericiliğe izin vermeyen bir siyasal rejim öneriyor, son elli yıllık gidişten farklı bir yönelişin işaretlerini veriyordu. Genelkurmay, gerici faaliyete “izin verilmesinin” cumhuriyet için "intihar" anlamına geldiğini 21 yıl önce söylüyor, Kemalist Devrim döneminde olduğu gibi “gericiliği yok edelim” diyordu. O günlerde TSK’nın sözcüleri “Bölücü ve irticai faaliyetlere izin verilmesi devletin intiharı demektir. Devletin intiharına izin verilemez” diyordu.

İşte bugün 28 Şubat davasında yargı konusu olan bu programdır. İstenen müebbetler Cumhuriyet içindir! Ahmet Yavuz haklıdır. Bir “intikam davası”dır 28 Şubat.

Bugün 28 Şubat davası için istenen müebbetler, FETÖ’nün ve BOP Eşbaşkanlığı’nın siparişidir! (Kaynak: Aydınlık - Hikmet Çiçek)

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT